Canım edebiyatçım

21 2 0
                                    

Dişarıya çıktığımda hala sinirliydim. Yüzümü yıkamak için wc ye doğru yürümeye başladım. Ders başlamıştı ve koridorlar bomboştu. O koridor çoğu zaman bana zulüm gibi gelirdi. Ama şu an çok saf bir çocuk gibi bakıyordu bana. O anda orayı kötü gösterenin bizden başkası olmadığını analadım. Bir hışımla tovalete girdim. Ama kimsenin burda olacağımı tahmin bile edemeyeceği yere Virgin. Erkek tuvaletine. Kolozetin kapağını kapatıp üstüne oturdum. Wc nin diş kapısı açıldı. Ayak seslerini duyuyordum. Sonra bir erkek sesi

-Hakan burdamısın? dedi sesimi en kalın hali ile

-Hayır! dedim.

-Elzem, senmisin? Ben Erkan.

Hemen kapıyı açtım.

-Hoca da seni sordu. Çabuk sınıfa gitmelisin.

Teşekkür bile etmeden sınıfa yöneldim. Kel Edebiyatçının dersiydi. Her okulda olduğu gibi bu edebiyatçıda aşırı gıcık bir o kadar yaratıcı bir kişilikti. Sınıfa girince bunu size kanıtlayacağıma yemin edebilirim. Sınıfın kapısına geldiğimde içerde olacaklara kendimi hazırlamaya çalıştım. Arkamdan

-Girsene kirpi. diyen Can'la irkilip yere düşmem bir oldu. Kirpi demesinin sebebi benim çok küçükken annemin benim saçlarımı sürekli sıfıra vurmasıydı. Üzücü. Can beni yerden kaldırırken

-Niye sesiz sessiz geliyosun ya? Ödüm koptu.

Kıkırdadı. Bende Can'ın sırtına çıkıp saçlarını bozmaya başladım ve zaten günüm çok güzel geçmiş gibi ikinci azarımı yeme üzere (sanırım ayarlanmış) edebiyatçı sınıfın kapısını açtı. Elinde telefondaki kişiye bişeyler diyordu. Beni zavallı Can'a zulüm ederken görünce telefondaki kişiye

-Bir dakika , ben sana dönücem, dedi. Şehadet getirmeye başladım. Can'a baktım çok cool duruyordu. Ama tırnaklarını ellerini batırıyodu. Görünüşünden asla taviz vermeyen kozalağım.

-Ne oluyor burda!! Demek saç bozmayı seviyorsunuz. Peki . deyip ikimizinde saçlarımızı bozmaya başladı. Sonra saçımdaki lastiklerden birini alıp Can ve benim saçlarımızı birbirine bağladı. Can

-Hocam yapmayın tüm karizmayı çizdiniz ya. Can bunu deyince haca daha çok kızıp kafasına vurdu. Dolayı olarak benimde kafam acıdı.

-Az önce Elzem saçını yolarken o karizmanın mesaisi mi yoktu. Şimdi bu şekilde sınıfa gireceksiniz.

-Yaa hocam hayır.

-Hocam yapmayın kırıntısı bile kalmamış karizmasını mahfetmeyin Can'ın. dedim. Can bana bakarak tısladı. Benim ve Can'ın saçları birbirine bağlanmış şekilde sınıfa attı. Sınıftaki bazı sinekler gülmeye başladı. İrem Yeşim gülenler kükremeye başladılar. Cem Zülal ve İlkay uyuyorlardı. Zeynep bizim fotoğrafınızı çekmeye çalışınca Yeşimden bir kükremede o yedi.

-Cenk gelsene yardım et. Beyfendi sevgilisiyle yazışıyodu. Büyük ihtimalle bizim halimizi görmedi bile. Can'ın küfrüyle olayın farkına vardı.

-Lan bak senin telefonunu alır önce sana sonra tekrara sana sonra tekrar sana yine sana...

-Tamam. Tamam yine bana ihtiyacınız var. Ben olmasam siz iki güne ölürdünüz.

-Lan gelsene. dedim.

-Tamam tamam.

-Kanka hoca yine kafanızda sanatsal bir çalışma uygulamaş.

-Hah. Çok komik. Dedim. Zeynep kanka sende yardım et. Bu kuru pizza dilimi beceremiyor.

-Ok tatlım. Çantasından bir siprey çıkarıp saçınıza sıkmatya başladı.

-Ne sıkıyon kafama?

-Saç yumuşatıcı bişi deyil.

-Kanka bu şey gibi kokuyor... Lan bu kadınların saçları bozulmasın diye sıktığı şey değil mi? Yapma sıkma Zeynep!!!

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Jun 12, 2020 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Kalbimdeki Yükte Neyin Nesi?Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin