"Semih'i falan arayayım ister misin?" Uzun bir sessizlik oluştu.
"Semih...Çocukluk arkadaşım,abim,ilk aşkım." Derin bir nefes aldı.
"Yıllarca sevdim onu.Hiçbir zaman fark etmedi.Ben de söyleyecek cesareti kendimde bulamadım zaten.Her zaman beni fark edeceğine karşı bir umut besledim içimde.Ta ki lisenin ilk yılına kadar." Başını omzuna yasladığında çocuk,koluyla onu sarmadan edemedi.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Bir gün geldi yanıma 'Zeynep ben çok fena aşık oldum' dedi.Kalakaldım.Günlerce kahroldum ama belli bile edemedim.Sırf o üzülmesin,benden uzaklaşmasın diye.Kızın onu üzeceğini biliyordum ama Semih o kadar ısrarcıydı ki kıramadım ve Tuğçe'yi ona ayarladım.Ben ayarladım." Burnunu çekti oğlanın içi parçalanırken.
"İki yıl dayanabildim gözümün önünde o kızı sevmesine.Bıraktım,geldim en sonunda.Unutur gibi oldum da.Fakat şimdi yeniden geldi,beni hala kardeşi olarak görüyor.Eskiyi hatırlayıp üzülmeden edemiyorum." Kısa bir sessizlik oluştuğunda etrafta sadece dalgaların sesi duyuldu.
"Sevmiyorum onu.Aşık değilim yani." Genç adam sevdiği kızın kokusunu solurken huzurluydu.