3.Bölüm : Genç Kadın

153 23 7
                                    

Henry, banyodaki delikten geçtikten sonra kendini yere attı. Yüz üstü yere düştükten sonra, elini çenesine koyarak yavaşça yerden kalktı. Önüne baktığında kendini yürüyen merdivenlerin hemen önünde buldu. Etrafına bakmadan, sanki gözüne ışık tutulan bir tavşan gibi sadece merdivenlere odaklanmıştı. Birkaç dakika kendine gelememişti. Henry, yürüyen merdivenlere yavaş ve dikkatli adımlarla ilerledi. Merdivenlerin başına geldiğinde elini siyah band'a koydu ve etrafına baktı. İnmeden önce belkide etrafa göz atmalıydı çünkü merdivenlerin aşağı tarafı hiç güvenli görünmüyordu. Etrafı dolaşmadan sadece göz gezdirdi ve kimsenin, hiçbir eşyanın olmadığını, sadece vitrinlerde kıyafetsiz duran mankenleri gördü. Burasının bir zincir mağaza olduğunu düşündü. Çünkü yürüyen merdivenler Silent Hill'de sadece popüler mağazalar'da vardı. Fazla düşünmeden ilk adımını attı ve merdivenler Henry'i yavaşça karanlığa indirmeye başladı.

Merdivenin inmesi öyle uzun sürmüştü ki, sanki bir saattir merdivenler aşağı kat'a iniyor fakat sonu gelmiyordu. Merdivenler'de yorgunluktan oturan Henry'nin artık sabrı taşmak üzereydi. Fakat elinden gelen hiçbir şey yoktu. Merdivenlerden aşağıya baktığında gördüğü şey zifiri karanlıktan başka birşey değildi. "Lanet olası merdivenleri hiç sevmemiştim..". Öyle çok sıkılmıştı ki artık kendi kendine konuşmaya başlamıştı. Belkide hala rüyadaydı ve bu da onun bilinç altında olan birşeydi. Çünkü Henry oldum olası yürüyen merdivenlerden nefret ederdi. Onu yavaşlatacağını düşünür ve her zaman pasif merdivenleri kullanırdı. Başı aşağıda eğik bir şekilde merdivenin demirine bakan Henry'nin dikkatini bir şey çekti. Başını hemen kaldırdı ve kirli beyaz ışığıyla yanan florasan lambasını gördü. Hemen ayağı kalktı ve yürüyen merdivenlerin indirmesini beklemeden aşağıya indi.

Nihayet ayağı düz zemine basmıştı. Fakat zeminde ve duvarlarda bir tuhaflık vardı. Sanki, sert birşeyle yere bastırdığında zemin, içine çökecek gibi yumuşaktı. Yürürkende Henry'nin kundura ayakkabılarının her zaman çıkarttığı o sesi çıkartmıyordu. Henry duvar'a yaklaştı ve elini yukardan aşağıya doğru sürdü. Bu doku ona çok tanıdık geliyordu. Yağlı ve damarlı bir doku. Düşündüğü şeyin olmadığını varsayarak Henry, tırnaklarını duvara geçirdi ve sanki toprağı kazar gibi kazdı. Refleks bir hareketle elini aniden duvardan çekti. Eline baktığında kırmızı bir sıvı bulaştığını farketti. Aynı sıvı duvarda'da vardı. Tıpkı kan kıvamındaydı. Henry'nin eli titremeye ve çok hızlı nefes alıp vermeye başlamıştı. Kafasını iki yana sallayıp "hayır, olamaz" dercesine, önündeki ilk koridora doğru koşmaya başladı.

Önüne bakmadan koşmaya başlayan Henry, koridordaki köşeyi döner dönmez birine çarptı ve ikiside yere düştü. Henry afallamış bir şekilde elini başına koydu ve yerden kalktı. Yere baktığında yerde bir kadın olduğunu gördü. Üstelik giyimi ve makyajıda yerindeydi. Üstüne göğüs dekolteli ince büstiyer, altınada 90'lı yıllardan kalma kahverengi bir etek giymişti. Bunların yanında kolye ve küpe aksesuarı'da vardı. Bunun hayal olduğunu zannederek kadının yanından hızlı adımlarla geçip gidecekti ki ; "Sen de kimsin?" diyerek Henry'nin arkasından seslendi genç kadın.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Feb 13, 2020 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

NO 302 : "Dışarı Çıkma Walter!"Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin