"Gidip eşyalarımızı alalım kantine çıkalım yiyecek bir şeyler bulup en köşelerdeki sınıflardan birinde kalalım bence e yani bence diyorsam hadi demektir."Uzay sıkıntılı bir nefes verirken gözlerim ona kaydı.Yüzünü inceledim.Saç rengi ile göz renginin uyumunu bir barbie bebek de bulamazsınız desem anlatabilmiş olurum sanırım.Eğer biraz daha yakın olsaydık belki isminin hikayesini sorardım ya da neden her gün siyah giyindiğini.Aslında siyah bana bu kadar yakışsa ben de her gün siyah giyerdim.
Ben her gün siyah giyiyorum ki.
Tabii ben bana yakıştığı için değil rengin güzelliğinden dolayı giyiyorum.Biz Uzay'a dönelim.
Bakışları yerdeydi bu yüzden onu dilediğim gibi inceledim.Bunu ilk defa fark etmeme kendim de şaşırsam da hem Ateş hem de Uzay bizden daha büyük gözüküyorlardı.Bunu sadece boylarına bakarak söylemiyorum.Uzay,o çok farklı...
Bakışları,tepkileri,cümleleri.Her şeyiyle çok farklı.Mesela her cümlesiyle beni tersliyor bakışlarıyla benden nefret ettiğini de açık açık belli ediyor.Bu dünya da her şey karşılıklı ;)
"Deniz'in beni izlemesi bittiyse gidebiliriz."
"Ne?!"
"Tabii ben de senin yerinde olsam beni izlerdim."Göz kırptı.Kahretsin.Yanlış anladı.Hem yere bakıyordu nasıl gördü beni?!
"Seni izlemiyordum!"Ateş ile Azra utanmasalar gülmekten yere yatacaklar ya!
"İnandım.Neyse seninle uğraşamam.Gidelim."Bakışlarımı Azra'ya çevirdim yada bakışlarımla mavinin yeşille buluştuğu gözlerinde deprem etkisi yaratmış olacağım ki "Deniz ve erkek izlemek?"dedi."Gidelim."Onaylamak için başımı salladığım an yürümeye başladı.
Okulun ışıkları bizim de açabileceğimiz yerlerde olduğu için ışıkları açarak önden ilerledi Uzay,onun arkasından ben,benim arkamdan Azra ve Ateş.
"Ateş sen kapıyı tut bir şey görürsen haber ver.Deniz Azra sizde çantalarınızı ve montlarınızı alın."
Dediğini yaptık çantamı alıp tek kolunu hafifçe sırtıma takıp askılılara yöneldim.İster istemez elim ceplerimi yokladı.Herhangi bir şeyin olmadığına emin olunca ceketimi aldım.
"Gidebiliriz."Azra Uzay'a mı benzemeye başladı?
Uzay Ateş'in çantası ona fırlattı ve çanta Ateş'in yüzüne geldi!
"Sen beni öldürmek mi istiyorsun?!İnsan acır bana!Yakışıklıyım,akıllıyım mazallah ben göçüp gidersem bu dünyadan böyle zeki yakışıklı erkeklerin soyu tükenir."Kendimi tutamayıp gülmeye başladığımda Azra da bana eşlik edince Ateş'in cevabı da gecikmedi tabii.
"Komik değil ama yani!"
"Ateş ölmediğinin ya da yaralanmadığının farkında mısın?"Ateş soruya gülerek cevap verip yürümeye başlayınca hepimiz ölüm sessizliğine büründük taki Uzay"ben olsam ben de beni izlerdim."diye fısıldayıcaya kadar.Tam cevap verecekken adımlarını hızlandırıp "Kantine çıkalım çantamıza yiyecek dolduralım sonra o sınıfa döneriz."dedi ve ben de olduğum yer de kalakaldım.Ne sanıyor kendini?Ciddi anlamda sinirimi bozmaya başladı.
"Acıkmıştım."
"Bende!"
Gülmekle yetindim.
"Hu huuu Deniz burada mısın?"
"Arkadaş biraz heyecanlandı."Sen kaşındın Uzaycık.Şimdi susuyorum ki fırtına önceki sessizliğin tadını çıkar.Azra kaşlarını çatıp anlam vermeye çalışarak ikimize de bakınca ben de bilmiyorum anlamında ellerimi kaldırdım.
Savaş istiyorsa,
Savaşalım o zaman.Savaşı bir kenara bırakıp peşinlerine takıldım.Aklımda Uzay çok daha önemli şeyler vardı.Bizimle oyun oynan o adam.Hani içinize bir anda bir his kaplar ya her şeyin kötü olacağını hissedersiniz,işte tam olarak öyle hissediyorum.Korkuyorum.Yanımda değer verdiğim insanlar var çünkü.Hepinizin aklına Uzay geldi,biliyorum.Ama az önce yaptıklarını düşünün.Üzgünüm ama ona da değer veriyorum,belki çok çabuk güveniyorum ama elimde değil.Nefret etmiyor musun derseniz? Hala ediyorum onda bir bozulma yok.Ama olaylar git gide ciddiye biniyor.Korkuyorum,çok korkuyorum...
Şuradan çökünce her şeyin bitmeyeceğine dair hisler var içimde.Okula silahla dalmak için ciddi bir sebebiniz olması lazım.Ya da tüm görevlileri okuldan gönderebilecek gücünüzün olması lazım.Onun olduğu gibi...O adam,sesi acımasızca 'vur gitsin' deyişi.Aklıma geldiği her anda içim ürperiyor.Ama bu şu an iyi olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor.Çok kötü şeyler olacak olabilir.En dine batacak olabiliriz.
Ama kim bilir,belki daha fazla dibe batamayacak kadar karanlıktır ruhumuz.Kim bilir...Aklımdakiler yüzünden kantine kadar sessizliğimi korudum.Azra ya da Ateş bile espri falan yapmadı.Durumumuzu düşünebiliyor musunuz?
"Şimdi burayı silahla tararlarsa hepimiz ölüyormuşuz falan."
"Ateş konuşmuyorken içinden bu düşünceler mi geçiyordu?"
"Biliyorum Deniz düşüncelerime hayransınız."
"Tabii tabii ne demezsin." Bir yandan çantalarımıza bulduğumuz her şeyi koyup diğer yandan da Ateş'in saçma fikirlerini dinliyorduk.O kadar çok şey söyledi ki ben buraya yazmayayım.
"Ateş sus,yeter beynim şişti!"Azra'nın sesiyle Ateş aniden susunca ben gülmeye başladım.Ama o sırada aklımdan geçen şeyler farklıydı.İşimiz biter bitmez Uzay'ın olduğu tarafa yönelip "Ben olsam ben de benimle uğraşırdım."dememle yüzünün şok ifadesini alması saniyeler sürdü.Biz de öğrendik bir şeyler!Öğrendiğim başka bir şey de cevabı beklememek olduğu için hızlıca Azra'nın arkasına takılıp merdivenlerden inmeye başladık.Henüz bir iki basamak inmişken Uzay da benim peşime takıldı.Fakat ne o ne ben hiç bir şey söylemedik.Taki Ateş sınıfın kapısında aniden durana kadar.
"Ateş ne oluyor?"
"Buraya savaş başladı yazmışlar?"
________________Veee bir bölümün daha sonuna geldikkk🖤Yeni bölümü nasıl buldunuz?
Deniz'in ve Uzay'ın atışmalarına ne demeli?Şahsen ben yazarken çok eğleniyorum dsöxqwğ
Bölüm hakkındaki yorumlarınızı yazmayı unutmayın, sizi seviyorum ;)🖤

ŞİMDİ OKUDUĞUN
henüz bir ismi yok
Novela JuvenilBirbirini henüz yakından tanımayan 5 arkadaş bir anda kendilerini bir kaosun içinde bulurlar olaylar ilk başlarda onlar için basit olmuş olsada işler giderek çığırından çıkmaya başlar.