Ali : Hadi seni eve bırakalım.
Tülin : Teşekkür ederim ben kendim giderim.
Ali : Peki ısrar etmiyorum. O zaman pazartesi günü görüşürüz.
Tülin : Görüşürüüz.
&
Gitti. Ama nereye gitmiştiki? Ardından baka kalmıştım. Beni güzelliğinin etkisi altına alıp bırakmıştı. Bu nasıl bir andı böyle? Daha önce hiç böyle hissetmemiştimki aklım takılmıştı adeta. Bu kadar güzel tanımışken bu kadar çabuk gitmesi, Allahım bu nasıl bir duyguydu böyle? Onu tanıdığım için çok mutluydum fakat yanımdan bu kadar erken ayrılması beni bi tuhaf etmişti. Beni çaba sarf etmeden güldürmüştü. Ben neden seni eve bırakalım demiştimki? Vaktin varmı desem nolurduki? Eee şimdi napacaktım? Tüm gün yalnızım. Hayatımda ilk defa yalnızlıktan şikayet eder olmuştum. Yapacak bişey de yoktu. Numarasını da almamıştım arayamazdımki.
Derken aklıma güçlerimin olduğu geldi. En iyisi uçmaktı. Uzaya çıkmalıydım. Beni bu durumda ancak orası patlardı.
Bu sefer hızlı değildim yavaş yavaş uçmak istemiştim. Tadını çıkarta çıkarta. Hafif bi rüzgar değiyordu cılız bedenime. Ne kadar da rahatlatıcıydı öyle. 10 dakikalık yükselmenin ardından uzaya varmıştım. Dünya parlak mavi ışığıyla ayaklarımın altında duruyordu. Uzay soğuk ve karanlıktı. Zayıf bedenim bu soğuk havayı sevmiş ve gevşemişti. Kendimi uzayın sürükleyici boşluğuna bıraktım. Geçen seferkinin aksine korkmuyordum içimi tarif edilemez bi huzur kaplamıştı. Gözlerimi kapattım uzayın sesini dinlemeye çalıştım fakat çok sessizdi. Yada ben duyamıyordum. Gözlerimi açtığımda Galaksimizin bi kısmını görmüştüm. İçimden oraya doğru gitme isteği uyanmıştı. Ama cesaret edememiştim. Kaybolma korkusu vardı nede olsa. Gözlerimle etrafı iyice bi süzdüm gözüm Güneşe takılmıştı. Oraya gitmeliydim cesaretimin yettiği kadar gitmeliydim. Gözde gittikçe büyüyen ve yaklaşan bir Güneş ne kadar normal olabilirdiki? Benimki de soru artık hiçbir şey normal değildiki. Avına kitlenmiş bir kaplan gibi kitlenmiştim Güneşe. İyice yaklaşmıştım, sanki elimi uzatsam dokunucaktım. Ne kadar da aydınlık ve büyüktü. Sıcaktı hemde çok sıcak hissediyordum fakat etkilenmiyor çıplak gözle bakabiliyordum. O kadar yaklaşmıştım ki aramızda yarım metre vardı. Elimi uzatıp yüzeyine dokunmak istedim fakat tamamiyle akışkandı. Belli bi atmosferi yoktu. Adeta dev bir lav okyanusuydu. Her ne kadar içine girmek istesem de buna cesaretim yoktu. Kaybolmaya niyetim yoktu.
Ali : Nasıl buldunuz bayım hoşunuza gittimi?
Ali ' nin İçindeki Deli : Bayıldııım beni buraya getirdiğin için teşekkür ederim. Ne olur biraz daha kalalım.
Ali : Olmaz hem acıktım hem de yoruldum. Bizimkiside bi can sonuçta.
Artık dönme vaktiydi. Her ne kadar kalmak istesem de evimi özlemiştim. Tam atmosfere giriş yapıcakken minicik bi Asteroid gözüme takılmıştı. Hızımı ve gücümü onun üstünde denemeliydim boyutu ancak bi kamyon kadardı.
Bir sağdan, bir soldan, bir aşağıdan, bir yukarıdan, birde çaprazlamasına defalarca Asteroide yumruklar ve tekmeler indirmiştim. 1 saniye gibi bi süre içerisinde Asteroid un ufak olmuştu. Allahım bu nasıl bir güçtü nasıl bir hızdı böyle.
Tatlı hülyalara daldıktan sonra kendime geldim. Artık karaya ayak basma zamanıydı. Fakat aklıma bişey takılmıştı hızımı ölçmeliydim. Hemen normal hıza geçtim cebimden telefonumu çıkarıp kronometreye girdim. Aklımdaki kronometreyi başlatıp karaya olabildiğince hızlı adım atmaktı. Kronometrenin başlat tuşuna basar basmaz süper hızıma geçtim. Fakat saniseler bile kıpırdamıyordu. Karaya ayak bastığımda telefonumu çıkardım fakat hala saniseler kıpırdamamıştı. Sıfırda takılmıştı. Sanırım ışık hızına bile fark atmıştım. Gerçekten de bu hız benim hayal gücüme bağlıydı. Evime doğru yol aldım. Yolda gözüme bi gaspçıyla yaşlı bi teyze takılmıştı. Herifin derdi kadının parasıydı Ona yardım etmeliydim. Herifin elinde bıçak vardı boyu 1.90 izbandut gibi bi adamdı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
UZAKLARDAN GELEN GÜÇ [ DÜZENLEMEDE Bİ SÜRE ARA VERİLDİ ]
Fantasy#süperhız #süpergüç Çocukluğu zor geçen sürekli alay konusu olan haksız yere dövülen büyüdüğünde de deli dolu etrafına neşe saçan ama içinde derin acıları olan çalışanlarına arada sırada esneklik sağlayan dağınık yaşayan TÜRKİYE' nin sayılı mimarlar...