10-Özel Bölüm

312 36 31
                                        


***

(7 yıl sonra)

Marinette,hafifçe kapıyı çaldı.Ama içerden ses gelmemişti.Bu sırada kendisi kapıyı yavaşça açmayı ve kocasının ne yaptığını görmeyi planlarken,yanındaki küçük sarışın kız beklemeye dayanamayarak kapıyı ittirdi.

Ikisinin de o an gördüğü manzara gerçekten ilginçti;Çalışma masasının başındaki sarışın adam,elindeki kalemi tutarak uyuya  kalmıştı.Açıkçası Marinette,ilk defa Adrien'ın çalışırken uyuya kaldığını görüyordu.Galiba çok yorulmuş olmalıydı.

Bu sırada küçük sarışın kız,annesinin elini bıraktı ve sessizce babasının yanına doğru yürümeye başladı.Marinette de onun ne yapacağını anladığından "Emma!Yapma,babanı korkutacaksın."Ama Emma çoktan babasının  babasının  sandalyesinin yanına gelmiş ve Marinette'in beklediğinin aksine-bağırarak ondan yeni çıkan Lego setini istediğini söylemesini bekliyordu- Emma babasının yanaklarını öpmeye başladı.

Adrien yavaş yavaş kendisine gelmeye başladığında,ona doğru bakan iki çift okyanus mavisi gözle karşılaştı.Kucağındaki kızı onun yanaklarını öpüyor ve onu uyandırmaya çalışıyor,ileride elinde çantasıyla bekleyen karısı ise onlara gülümseyerek bakıyordu.

Adrien hafifçe gülümsedi ve kızının öpücüklerine onu gıdıklayarak karşılık vermeye başladı,bu sırada da kız kahkaha atmaya başlamıştı.Aniden aralarına Marinette de katıldı ve ikisini de birden gıdıklamaya başladı.Adrien ikisinede karşılık vermeye çalışırken,Emma ve Marinette sanki sözleşmişler gibi "İyi ki Doğdun"diye bağırmaya başladılar.Adrien bir anda bugün onun doğum günü olduğunu hatırladı,gerçekten de işlerinin yoğunluğundan dolayı kendi doğum gününü unutmuştu.

***

Marinette hafifçe öksürdü ve Emma'ya bakmaya başladı.Emma da aniden annesinin neyden bahsettiğini anlamış olacak ki,"Ah,galiba evde unuttum.Özür dilerim anne.Ama babama hediyesini evde versek sorun olmaz galiba,değil mi babacığım?".

Adrien da kızının yavru köpek bakışlarına gülümseyerek karşılık verdi.Sonra da kızını kucağına aldı ve "Önemli değil Marinette.Haydi dışarı çıkalım".Diyerek karısının yanağına küçük bir öpücük kondurdu ve elini tuttu.Birlikte Adrien'ın odasından çıkıp asansöre doğru yürümeye başladılar.Emma önlerinde koşarak asansörün yanına gitti ve düğmesine hızlısın basmaya başladı.Bu sırada da  anne ve babasının onu gülümseyerek zlediğinden haberi yoktu.

Marinette sarışın kıza bakarak konuşmaya başladı:"Hiç bana çekmemiş.her zaman ve her yerde kendine eğlence bulabiliyor.Aynı babası."Adrien kıkırdayarak konuştu:"Haklısın.aynı ben.Ama güzellik konusunda  aynı annesi."

***

Marinette beraber asansöre bindiklerinde kızının ve eşinin kendi aralarında yeni çıkan Lego setleri hakkında konuştuklarını gördü ve gülümsedi. Adrien gerçekten iyi bir babaydı.Bu sırada da aklına  7 yıl önce yaptıkları 'Paris'ten Kaçış' gelmişti-yani Adrien böyle söylüyordu:

     O gün,resmen kimseye haber vermeden Paris'ten çıkmışlardı-Marinette in arabasıyla ve evet,arabayı Marinette sürüyordu.Kendilerince şehirleri dolaşmışlar,sonunda da Los Angeles'a  gelmişlerdi.İlerleyen zamanlarda da,Adrien kendine bir şirket kurmuş ve zamanla bir Holding haline getirmişti.Marinette de onun şirketinde tasarımcılık yapıyordu,ama sonra hamile olduğunu öğrenince Adrien onun evde dinlenmesini söylemiş ve evden de çalışabileceğini belirtmişti-Hatta Marinette gelmekte ısrar edince,evin bodrum katına resmen tasarım atölyesi yaptırmıştı.Daha sonra da kızları Emma doğmuş ve Marinette de evde onunla vakit geçirmeye başlamıştı.Bu süreçte de ailelerinden  pek haber alamamışlar,sadece Adrien'ın  babasının eskisi kadar şirkette aktif olmadığını öğrenmişlerdi...

  Adrien,Emma kendisine heyecanlı bir şekilde oyuncakları anlatırken,Marinette'in düşüncelere dalmış olduğunu fark etti ve karısının elini tutu.Marinette de sanki kendine yeni gelmiş gibi ona gülümsedi ve Adrien;"Bu akşam dışarı çıkmaya ne dersiniz hanımlar?".Emma tereddütle "Ama baba,hediyen ne olacak?Senin için onu yaparken makasla elimi kestim".dedi ve Babasına üzerinde Babie desenleri olan yara bandına sarılmış serçe parmağını gösterdi.Adrien da onun parmağını öptü ve ona fısıldayarak "Istersen biz alışveriş merkezine gidene kadar telefonumdan oyuncaklara bakabilirsin.Gittiğimizde de onu alırız".Emma aniden bağırdı ve babasından telefonu alarak koşmaya başladı.Adrien da onu uyararak"Ama telefonun kilidini nereden biliyorsun Emma?".Emma da buna cevap olarak kıkırdadı ve telefona bakmaya başladı.

Marinette kızına baktı Adrien'a "Onu sen şımartıyorsun Adrien" diye söylendi.Ama Adrien kelte üzerine alınmadan konuştu:"Sana bir sürprizim var tatlım.Çok seveceksin".Marinette ilk başta onu pek onaylamasada,Adrien ona üstü koyu kahverengi kurdeleye bağlanmış bir kutu verince  ne düşündüğünü unuttu.

"Bu bir hediye mi Adrien?Bu arada bugün senin doğum günün,benim ya da Emma'nın değil."Kadın daha çok konuşacaktı ama koşası hafifçe "Sadece kutuyu aç,Marinette".Marinette kutuyu açarken ve şoka uğrarken,çoktan asansörden inmiş ve otaparka gelmişlerdi.

Marinette hafifçe başını kaldırdı ve Adrien'a baktı." Bu şaka mı?Rüya mı görüyorum?"Adrien başını hayır anlamında salladı ve "Haydi,arabanı bul".Marinette aniden kutudan arabanın anahtarını çıkarttı ve havaya doğru tutarak tuşuna bastı.

Adrien da mırıldanarak,"Ama çok kolay oldu,ben tek tek bakacağını düşünmüştüm".Bu sırada da Emma yanına geldi ve istediği oyuncağı göstererek telefonu verdi.Babasına telefonunu geri verirkende,kırmızı topuklularıyla bir yere doğru koşan annesini fark etti."Annem ne yapıyor Baba?".Adrien gülerek cevap verdi "Bende bilmiyorum kızım"..

  Arabaya binerken -Marinette'in yeni arabası-,Marinette heyecanla konuştu:"Adrien bugün senin doğum günün değil mi?Neden bize böyle sürprizler yapıyorsun?".

Sarı saçlı adam gülümsedi ve "Sen bana en güzel hediyeyi verdin Karıcığım.Sen bana kızımızı verdin".

***

Adrien kızına oyuncakları gösterirken yanında beklemekten sıkılan ve telefonunda İnstagram'a bakan karısına baktı.Resmen 1 saattir Emma'nın oyuncak seçmesini bekliyorlardı ve kız hala aradığı oyuncak setini bulamamıştı-Hatta görevli kişi bile artık onlara yardımcı olmayı bırakmışlardı.En sonunda Adrien artık pes edecekken,Emma çıklık atarak ''Baba! Buldum!'' Adrien,kızının gösterdiği oyuncağa baktı ve aniden şokla kaşlarını çattı.Kızı kendisine Barbie istediğini söylemişti ama şimdi elinde tuttuğu oyuncak kocaman bir Lego setiydi.Adrien kasaya elindeki oyuncak ile giderken kaşları çatık bir biçimde başını salladı,bu kız çocuklarını asla anlayamayacaktı..

Marinette başını yemeğinden kaldırdı ve ona değişik bir biçimde bakan Adrien'ı fark etti ve ''Ne oldu?''.Adrien bakışlarını değiştirmeden''Yoruldun mu,Marinette?''.Marinette düşünmeden cevap verdi ''Evet.Bu akşam Emma ile sen ilgilenirsin artık''dedi ve tam anlamıyla oyuncağına gömülmüş olan kızına baktı. Adrien da ağzını şaşkınca açarak ''Nasıl!?İki saattir Emma ile oyuncak seçiyordum,Hatta oradaki görevli bile pes ederek yanımızdan ayrıldı.Sonunda da benim canım kızım Emma,bana söylediğinden tamamen farklı bir oyuncağı beğendiğini söyledi.Peki şimdi canım karıcığım,bugün yoruldun mu?''.Marinette de kıkırdayarak aynı cevabı verdi,''Evet kocacığım,bugün çok yoruldum''.

Adrien elinde olmadan gülümsedi,bu sırada da garsonu yanlarına çağırarak hesabı getirmesini söyledi.Her şeye rağmen karısı ve kızını çok seviyordu,ve elbette bunun intikamını alacaktı..

***

Sonunda Bitirdim!

Öncelikle hepinize bu hikayeyi okuduğunuz için teşekkür ederim,hepinizi çok seviyorum.Bu arada şu önceki bölümde bahsettiğim sorular şeyini bugün yayımlamayacağım-özelden bayağı bi soru var ama ben okumaya üşeniyorum.Belki daha sonra yayımlayabilirim.

Bu arada bazen böyle özel bölümler atabilirim,yani istiyorsanız ve bunu beğendiyseniz tabii.(Bu arada medya oturdukları ev)

Kendinize iyi bakın ve yorumları unutmayın lütfenn!

~River

Blue Star~AdrienetteBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin