Pekâlâ.
Bu dünyada uzun zamandır bir şeyler besleyip tanıdığınız insanlar genelde bir kutunun içinde hapistir, yani çoğunlukla öyledir, değil mi?
Basitinden, yakın arkadaşlarınız.
Hepimiz yanımızda olandansa çok uzakta olanı isteriz genelde, yani ben öyleydim. Taehyung ile arkadaş olduğum 2 yıl boyunca, o her anımda yanımda olsun istediğim tek arkadaşımdı ama dünya düzeni, o hariç herkese sahiptim ve bunun nedenidir diğer kişilere nazaran en çok taehyung'a değer verip ona bir şeyler anlatmam çünkü insanlar yakındansa uzakta olanı sever.
Şimdi biz sevgiliydik ve ona dokunmadan, birkaç mesaj ile bir şeyleri halletmek çok zordu. Ben zaten hiçbir zaman birkaç mesajla ilişki yürütmeyi savunan tiplerden olmamıştım ama gelin görün ki şimdi delirtecek türde bir sanal ilişkiye sahiptim.
Ne yapmalıydım?
Kapı sadece bir kere çalmış ve ben okuduğum mesaj sonrası şoka girerek, yataktan fırlamış, ileri-geri stresli adımlarımı atmaya başlamıştım.
Arada bir ayağım boşluğa düşüyor gibi oluyor, tökezliyordum. Alt dudağım dişlerimin arasında, bir elim ise göğsümde, yerinden çıkacak gibi duran kalbimi sakinleştirmeye çalışıyordu.
İnanmıyordum.
Taehyung'un şu anda kapımda olduğuna, hiçbir şekilde inanmıyordum çünkü bunun imkanı yoktu, habersiz gelecek bir tip değildi ve böyle bir şey yapmazdı. Bu düşünceyi ilmek ilmek tüm zihnime işlemiş, verdiğim derin rahat bir nefes ile, eski jungkook olarak kapıya ilerlemiştim.
Rahat olacaktım çünkü gelen o değildi, emindim.
Tamam, hadi biraz geri saralım, derin bir nefes vermeden önce ki hallerime...Kalbim resmen götümde atmaya tekrardan başlamış, göz altlarıma kadar ter içinde kalmıştım. bu kasılma ve heyecan yemin ederim bir insan olsa ve konuşabilse bana diyeceği tek şey, 'seni gerizekalı, kim taehyung orada!' olurdu.
İnanmıyorum demiştim değil mi? Siktir edin.
Ne ara vardığımı bilmediğim kapıya avuç içlerimi ve bedenimi yapıştırmış nefesimi tuta tuta, parmak uçlarımda yükselerek sağ gözümü deliğe yaklaştırmıştım. Göz bebeğimi delecek şekilde kapı deliğine attı bakış sonrası, "orada olduğunu biliyorum," diye seslendi ve ben geriye sendeleyip duvara yapıştım.
Hassiktir.
Ne denir, ne yapılır, ne hissedilir, hiçbir şey bilmiyor, kulaklarımda atan kalbim ve nefes nefese kalmış bedenim ile kararan gözlerim yüzünden, solunum cihazına bağlı olduğu halde fişi çekilmiş bir insan gibi yaşamaya çalışıyordum ama nasıl becerilir bilmiyordum.
"Açmayacak mısın?"
Sesi neden bu kadar net ve toktu? Neden sesini tam beynimin içinde hissedebiliyordum? Aramızda koskocaman çelik bir kapı varken bu nasıl olabiliyordu?
"Yemem seni, hadi aç şunu. Sadece sarılmak istiyorum, kocaman.."
Ve en başa saralım.
Uzakta ki ulaşılmaz olduğunu düşündüğünüz bir insana kavuştuğunuzu varsayın. Tüm çekimleri, hisleri yaşamış, zirvede bırakmışsınız, peki ya sonrasını hiç düşünür müsünüz?
Küçük bir jungkook notu, eğer karşınızdaki insan kim taehyung ise ona asla güvenmeyin.
Yumuşadığım ve özlemden kavrulan bedenim ile duyduğum cümle sonrası kapıyı aralamış, boynuna uzanmak için kaldırdığım kollarımla saniyelik olarak, saçımı kavrayarak arkaya atan, aynı saniye içinde dudaklarıma tüm dişlerimiz kırılacakmış gibi yapışan adam ve duvara çarpan sırtımla, şok içinde kalmıştım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fucking Game ✓
FanfictionKimtae: sana söylediğim ve senin yapmadığın her bir eylem için o deliğini becereceğim, Jeon. -- /2019
