Diğer bölümü okuduğunuzda emin olun okumalar dengesiz 🥺👈
Nasılsınız bakalım?
Umarım gidişatı beğeniyorsunuzdur, toparlamak için bu bölümü yazdım.
İyi okumalar ❤️🥺👉👈7
Karnıma yediğim derbeler ile ıssız sokağa inlememi bıraktım. Acımıyorlardı, o kadar karnıma darbe yemiştim ki hissiz kalmıştı artık sanki, okulda pek sevilen biri değildim, annemin ölmesi, babamın hapse girmesi üzerine 4 ay geçmişti. Sınıfımdaki herkes bana katilmişim gibi bakıyordu.
Neden peki?, annemi ben öldürmemiştim, babam öldürmüştü. Katilin oğlu olduğum için miydi bunca hırpalanışım?, bunun için miydi ezilişim?. Benim suçum yoktu ki, ben sadece 16 yaşında olan bir geçtim, bu yaşta bu kadar ezilmek, bu yaşta omzuma taşıyamayacağım yükler almak reva mıydı bana?.
Tekmelerin kesilmesi ile yavaşça oturur vaziyete geldim ve karnımı tutarak duvara yaslandım. Bugün benim doğum günümdü, saat 00: 34 olmuştu, ben doğum günüme kötü bir şekilde girmiştim. Güldüm, hiç bu kadar çaresiz hissetmemiştim. Gülmeye devam ettim ama gülmelerin ağlamaya dönüşmüştü.
Ben yalnız kalmıştım, jimin benimle konuşuyordu, peki benim şuç'um neydi?, ben böyle olsun ister iyim?, hayır, asla istemezdim. Ama neden tanrı beni cezalandırıyordu, neden gülemiyordum?, neden mutlu olamıyordum?, hayla oturduğum yerde ağlayıp bunları düşünüyordum.
Ayağa kalktım, duvara turuna turuna yürümeye başladım. Sınıf arkadaşlarım çalıştığım restoranta gelip çıkmamı beklemişti ve beni ıssız sokağa getirip dövmüşlerdi. Ne drama ama değil mi?, masum bir çocuğu, babası katil diye dövüp, onu hor görüp azarlıyorlar.
Peki o insanlar hiç o çocuğun acı çektiğini bilmiyorlar mıydı?, ya da "o çocuk 16 yaşında, annesini kaybetmiş, babası hapiste, iyi mi acaba?" neden demiyorlardı?, neden ezip o kişileri daha çok incitiyorlardı?, hayat çok acımasız değil mi?, defa fazla ayakta dayanamayıp tekrar kendimi yere attım.
Karnındaki yaraların yeri sızlamadı ile gözümden yaş süzüldü ve bağırmaya başladım." tanrım neden?, neden bana bunu yaşatıyorsun, bu kadar acı yetmiyor mu bana?, benden annemi aldın, bu aciz kulunu daha ne kadar yaraliyacaksın?" diye bağırdım ağlamama yağmur eşlik etmeye başlamıştı.
Annem derdi ki eğer ben yok olursam beni bulmak için en parlak yıldızı bulun, bana ihtiyacınız olduğunu anlayıp, sizin için parlıyacağım derdi derdi, peki şimdi neden yıldız yok," yalancı, sana ihtiyacım var ama parlamıyorsun." dedim bağırarak.
( jungkookun ilk zamanlarını yazmak istedim, çok duygusal dokunsanız ağlarım neyse devam kk)
Jungkook'un ağzından
Taehyung'un beni elimden tutup sürüklemesi ile onu takip etmeye çalışıyordum, çünkü hızla beni sürüklüyor arkasından, adının Jackson olduğunu öğrendiğim adama jungkook benim "sevgilim" demişti.
Beni ilk defa sahiplenen birisi vardı, gözümden yaş süzülmüştü, taehyung bana bakmış ve yavaşlamıştı. Ben ise çocuk gibi içli-içli ağlamaya başlamıştım. Taehyung elini yanaklarımı koydu ve endişe ile konuşmaya başladı. " Bebeğim neden ağlıyorsun?, bir yerin imi incittim?." dedi.
Ben ise hızla ona sarıldım, tombul yanaklarımı göğüsüne yasladım. Taehyung ise hayla şaşkındı, şaşkınlığını üzerinden atmış olacak ki, oda ellerini belime sardı. Ağlamam biraz olsun durduğunda, çenemi göğüsüne yasladım ve aşağıdan taehyung'a baktım, Oda bana baktı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Doctor/TAEKOOK
Hayran KurguHemşireye durdurdum ve " ne bu karmaşa? " dedim. Hemşire gülümsedi ve konuşmaya başladı "Bay kim'in oğlu kim Taehyung geliyor America'dan kendisi beyin cerrahı, Bay kim hoş geldin partisi düzenliyor konferans salonunda, bütün herkes davetli" dedi ve...