5-Ses

44 3 2
                                    

-Hatırlatma-

Baktığımda ise yerde yatan bir silüet. İşte şimdi cidden bitmiştim...

Hemen yanına oturdum ve nabzını kontrol etmeye başladım.

Boynuna baktığımda duyduğum kalp atışları derin bir oh çekmemi sağladı.

Öyle korkmuştumki korkudan onu incelemeye bile fırsatım olmamıştı. Aslında bu zamana kadar hiçbir erkeği doğru düzgün incelememiştim.

Şimdiyse karşımda kumral saçları kaza sonucu alnına düşmüş ve yüzünün yarısını kapatır biçimdeydi.
Kusursuz yaratılmış gibiydi.

Hafif çıkmaya başlayan sakalları onu daha da mükemmelleştiriyordu. Alnına sinmiş terler gece ay ışığında bir ışık gibi parlıyorlardı.

Kumral saçlarını hafifçe sıyırıp yüzüne dahada yakından bakma fırsatı yakalamıştım.

Gerçekten kusursuz bir cildi vardı.

Bizim bile yaptığımız onca bakımla olan yüzümüz onunkinin yanında koca bir hiç kalırdı.

Gözleri kapalı olduğu için gözlerinin rengini görememiştim.

Ama böyle güzel bir yüze hangi renk olursa olsun son derece müthiş duracağından hiç şüphem yoktu.

Ona dalıp gitmişken beni kendime getiren onun bir şeyler sayıklamasıydı.

Dediklerini pek anlamıyordum. Sanırım bu geçirdiği kaza sonucu oluşan bir sayıklamaydı.

Bunu nerden bildiğimi sorarsanız önceden babam beni bir sağlık kursuna yazdırmıştı.

Her türlü tehlikeye karşı hazırlıklı olabileyim diye. İşte burdaki derslerden birinde giren hoca anlatmıştı.

Travma sonrası sayıklanması normalmiş ve bu uyandığını değil sadece şokta olduğunu gösteriyormuş.

Ben düşüncelerimle boğuşurken onun böyle daha fazla burda tutmamam gerektiğini anladım. İyide ne yapacaktım ?

Onu hastaneye götüremezdim. Çünkü araba kullanırken ehliyetim olmadığı anlaşılır ve tutuklanırdım.

Bu yüzden onuda yanımda götürmeliydim.

Bunun için onu arabaya taşımam gerekiyordu.

İyide ben onu nasıl taşıyacaktım arabaya kadar ? Aklıma gelen fikirle Deniz'i uyandırmaya karar verdim.

Onlar arabada kalmışlardı.
Kaza anında sağa sola kırdığım için Deniz kafasını bir yere çarpmıştı sanırım.

Yanına gittiğimde yavaşça tokatladım.
Hafif hafif gözlerini aralamaya başladığında
-İyi misin Deniz ?

-Noldu burada ?

-Şey ımm ufak bir kaza geçirmiş olabiliriz ve birine çarpmış.

-Sen ciddi misin ?

Öyle deyince gözlerimi onaylarmış gibi oynattım.

-Sen ciddisin. Defne sana arabayı sürme dedim dimi ? Nolucak şimdi ne yapıcaz onu hastaneye götürmemiz gerek.

-Hastane olmaz Deniz. Benim ehliyetim yoktu ve gidersek tutuklanabilirim.

-Peki bok kafalı ne yapmayı düşünüyorsun acaba ?!

-Onuda yanımızda götürücez.

-Ne ?! Sen delirdin mi ? Uyandığında ne olucak ? Ya ona bir şey olursa?

-Bir şey olmayacak. Uyandığında ne kadar isterse veririz parayı o da bizden şikayetçi olmaz.

-Cidden çok mantıklıymış (!).

-Başka mükemmel ötesi bir fikrin varsa söyle o zaman Deniz.

Bana baktı ve çaresiz gözlerle,
-İyi senin dediğin gibi olsun o zaman, dedi.

-Hadi o zaman onu arabaya taşımama yardım et.

-Bir şey daha sorucam. Onlara bunu nasıl açıklayacaksın Defne ?

-Sen orasını bana bırak deyip göz kırptım.

O ise sadece gözlerini devirmekle yetinmişti.
Onu kaldırmaya çalıştığımızda ilkinde kaldıramamıştık. İkinci komutumda Deniz ile tüm güç yüklenmiş ve sonunda onu arabaya getirebilmiştik.

Mecburen ben yine sürecektim arabayı.
Çünkü daha uyanmamışlardı Yankılar.

Bizimkiler uyanınca onlara nasıl bir cevap vereceğimi düşünüyordum.

Deniz'in seslenmesiyle aklımdaki soru işaretleri gidip Deniz'e odaklanmıştım.

-Hadi artık sürde uzaklaşalım bir an önce buradan. Bende iç çekip

-Tamam hadi binelim bizde deyip sürücü koltuğuna geçtim.

Babamlar benim şuanda böyle bir şey yaptığımı bilseler sanırım beni öldürürlerdi.

Asıl Yankılar uyanınca ne cevap vericektim. Kafamdaki sorular beni yemeye devam ederken arabayı çalıştırdım.

Bir daha kaza yapmamak için daha dikkatli sürüyordum.

Sonum ne olacak bilmiyorum. Birine çarptım ve ona napıcaktık?

Kimdi o ? Birden neden karşıma çıkmıştı öyle?

Bu sorulara cevap ararken arabanın hafifçe sallanarak durduğunu hissettim.

Sanırım yakıt bitmişti. Durduğumuz yerin bir otel yanı olduğunu farkettim.

Deniz'i dürtükledim ve uyanmasını sağladım.

-Ne oldu?

-Benzin bitti.

-Al işte bir bu eksikti.

-Tamam Deniz sakin ol bir çaresine bakıcam ben. Hem yoruldum baya. Burada bir otel var. Orada dinlenelim. Yankılar uyandığında yola çıkarız , dedim.

Deniz ise sadece kafasını sallamakla yetindi.

Arabadan inecekken duyduğum ses beni durdurdu.

Sanırım felaket şimdi başlıyordu...


Eveet :)) Merhaba arkadaşlar merhaba güzel okuyucularım :)) Bölüm biraz geç geldi biliyorum ama sınav haftam ve ben bu bölümü bile zor yazabildim. Okuduğunuz için çok teşekkür ederim :)) sizi gerçekten seviyorum :)) ama okuma sayısı düştü ve hikayeyi silme olasılığım bile olabilir :) Lütfen okuyorsanız sizde yorum yapın ve vote verin. Bende hikayemin nasıl olduğunu sizlerin yorumlarının nasıl olduğunu bileyim. Evet şimdilik hoşçakalın sizi seviyorum... -Kübra

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Apr 07, 2015 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

GÖKYÜZÜMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin