"hava soğukmuş" Jimin kollarını kendine doladı, esen rüzgarla.
Şuan okulun çatı katındaydı. Yıldızlar şehrin ışıklarına inat parlıyor, kendilerini belli ediyordu. Çok soğuk değildi, ama esen rüzgar insan vücudu buz kestirirdi.
Diğerlerini bekliyordu çatıda. Bu havada, burada olmak kimin fikriydi? Namjoon'dan başkası değildi...
"hey ben senin Hyung... Şair ruhunu başka yerlerde, başka zamanlarda göstersene..." ısınmak için yerinde durmuyor, dolaşıyordu. Bir yamdanda sitemlerini dile getirmeyi eksik etmiyordu.
"yok neymiş yıldızlar güzeldir şimdi orda... Gitsin manitasını getirsin. Ben napayım seninle yıldızlı geceyi." Jimin yinede başını kaldırmış ve geldiğinden beri ilk kez yıldızları görmüştü.
Bakmak ve görmek aynı şey değildi sonuçta... Ve jimin şu an, bu iki yakın ama bir o kadar zıt kelimlerin farkını tam anlamıyla kavrayabilmişti. Namjoon hyungu haklıydı. Bu yıldızlar mütişti. Sanki müzede sergilenen bir esermişçesine güzeldi.
Sahi ya, ne zamandan beri bu kadar güzeldi bu yıldızlar? Yoksa hep mi böyleydiler. Jimin bunu düşünmekten alıkoyamadı kendini.
Çatının köşesine geldi ve korkuluklara tutundu. Dikkatlice izliyordu yıldızları,
"Hey Jimin!" Jimin gelen sesle afallasada, ani bir harekette bulunmamıştı. Fakat yinede yüreği ağzına gelmişti.
"Yoongi hyung... Neden korkutuyorsun ki beni. Ya birşey olsaydı." Yoongi, Jimin'in yanına gelmiş ve oda gözlerini yıldızlara çıkarmıştı.
"Namjoon haklıymış. Baya güzelller..."
"evet öyleler" Yoongi bu sefer kafasını aşağıya indirmiş ve bakınmıştı.
"bir kız burdan düşüp ölmüştü. Galiba intihar ama inanmayanlarda var. Ama bence intihardı..." Yoongi elindeki sigaranın küllerini aşağıya atmıştı. Jimin ise o küllere dalmıştı.
"zavallı kız... Duyduğuma göre kız baya güzelmiş, dik başlıymış hatta. Yazık olmuş" Jimin gözlerini yıldızlara çıkardı ve hyungunu onayladı,
"cidden yazık olmuş..."
"Heyy ne ara geldin- Yoongi hyung! Sana kaç kere dieyevğim şu illeti içme diye!" Hoseok sitemle çatıya çıktığında, Yoongi panikle sigarayı söndürüp çatıdan aşağıya atmıştı.
"Ne sigarası? Yok öyle bir şey."
"yalan söyleme, gördüm" Yoongi Jimin'in yanından ayrılmış ve Hoseok ile olan konuşmasına başlamıştı.
Jimin ise hala göğe bakmaktaydı, büyülenmişçesine. Taki bildirim sesine kadar,
Bilinmeyen numara
-Park Jimin -benimle bir oyun oynamaya var mısın?
-hah? -Kook sen misin? Bak bu senin olayına benziyor
-Kook sence böyle bir giriş mi yapardı? Her neyse -soruma cevap ver sen
-ne oyunu?
-sırların Jimin. Bir bir ortaya çıkmıyorlar mı sencede? Bu sırlarını gizleyebilirim. Oyunumun bir parçası olursan tabi
Jimin kafasını kaldırıp yeni yeni gelen hyunglarına baktı bir süre.
-nasıl birşey bilemiyorum, ama varım
-bence en iyisini yaptın -çünkü senden daha dipte olan biri daha görmedim
-?
-sana yazmamı bekle
Jimin ilk aşağıya bakmış, ardındansa göğe.
"anlaşılan bu yıldızlar güzelleşmiş..."
Aradığı sorunun cevabını bulmuştu
][][][][][][][][][][][
Ve bitti. Normal bölümler başlayacak bundan sonra...
Yoongi: kabul etti Taehyung: kabul etti Kook: daha karar vermedi Wonpil: reddetti Namjoon: daha karar vermedi Hoseok: kabul etti Seokjin: kabul etti Jimin: kabul etti
Diğer bölümlerde görüşmek üzere :)
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.