5. Bölüm: Koyu-Yeşil

91 10 1
                                    

Sessizlik asla iyi değildir... Bunun ne kadar doğru olduğunu benden daha iyi bilemezsiniz. O zaman sessizliğin Hulk onları öldürüldüğü için olduğunu sandık, ama yanılmışız. Sessizlik sadece bir kaç dakika sürdü. Ondan sonra bir anda kapıda birkaç yumruk izi çıktı. Ondan sonraysa iki siyah el kapıyı iki yanından tutup çekti ve bize doğru attı. Neyseki Spiderman onu bana yaklaşmandan yere ağıyla bağladı. Ama asıl korkunç şey atılan değil atan kişiydi. O sembiyotla kaplı bir Hulk'tı. Profesör Parker bana bakarak bağırdı:
- Alex !!!! Kaç burdan!!!! Yarın yokmuş gibi kaç!!!
O an Lace anında kolumla birleşti. Hemen kaçtık binanın tam dışında bir grup polis bana bakıyordu:
- Çabuk elini kaldır. İkisinide.
Tam korkmuştum ki bir anda sırtımda garip bir şey hissettim. Sonra bir anda birşey beni sırtımdan yukarı çekiyormuş gibi uçmaya başladım. Yukarı baktığımda anladım ki beni yukarı çeken Spider-Man'di. Ona hemen sordum:
- Profesör Parker orda ne oldu.
- Sanırım orda o sembiyotlarla yanlız kaldığında hepsi birden onun üstüne atladı ve büyük ihtimalle o bünyeye anca yetmişlerdir. Sen gittikten sonra da onu yenemedim ama en azından onu sanırım yavaşlata bildim. O sayede kaça bildim. Neyse şimdi daha büyük bir sorunumuz var. Acilen bir sığnak bulmalıyız.
Bir süre sessizlikten sonra yüzüne pis bir sırıtış yayıldı.
Birkaç saat sonra Hell's Kitchen adında bir sokağa gelmiştik. Hemen karşımızdaki ilk binaya girip en üstteki eve çıktık ve girdik. Profesör Parker'a bu evin anahtarının neden onda olduğunu sormadım. Çünkü artık bu tür şeylere alışmıştım. Ev küçük ve mütevazı bir evdi. Profesör Parker hem bana hem de Lace'e biraz yemek yaptı. Sonra haberleri izledik. Neredeyse her kanalda aynı şey vardı:
'Hulk a benziyen ve etrafı sembiyotla çevrili olduğu düşünülen bir kişi Avengers Kulesi etrafını yıkmış. Ardında yeniden kulenin içinde saklanmaya devam etmiş.' Bu haberi duyduktan sonra Profesör Parker'la birlikte yarın oraya dönmemiz gerekiyordu. Lace'le ben erken yattık. Sabah kalktığızda Profesör bir laboratuvar masasının üstünde uyuya kalmıştı. Onu uyandırmadan kahvaltılık bir şeyler hazırladım. Uyandığında hiç konuşmadan kahvaltı yaptık. Ardından bana dün gece ne üzerinde çalıştığını anlattı. Profesör Banner eskiden ona herana karşına bir miktar kan örneği vermiş. Ve Profesör Parker'ın dün gece yaptığı çalışmalara göre eğer yaptığı karışımı Hulk a ulaştıra bilirsek karışım sayesinde Hulk DNAsı sembiyota karşı koyarak onu vücudundan kovucakmış. Bende ona bunun neden başka şeylerde denemediğini sordum. Oda ancak Hulk'inki kadar güçlü bir DNAnın sembiyotu bukadar kolay yenebileceğini söyledi. Saat 9 civarı evden çıktık. Beni bazı gizli yollardan geçirerek Avengers Kulesi'ne getirdi. Daha dün geçtiğimiz tüm kapılar yıkılmıştı. En üst kata çıktığımızda Dark-Hulk (bence bu ad ona çok yakıştı) katın sonunda bizi bekliyordu. Hemen üstümüze doğru koşmaya başladı. Bende hemen elimi havaya kaldırdım ve ona bir kaç tane diken attım. Önce sembiyot biraz eridi. Ve o kısım birleşemeden Spider-Man ağının içine o sıvıyı sıkıştırıp attı. Ağ tam benim dikenlerimin olduğu noktaya geldi sonra Hulk'ın üstündeki sembiyot yere aktı ve bir anda Hulk çığlıklar atarak Profesör Banner'a dönüştü. Kalan sembiyot hariketsizdi ama biz yinede her ana karşın Profesör Banner'ı da alıp hemen ordan uzaklaştık. Sonra Hell's Kitchen'daki eve gittik. Profesör Parker kapıyı tam açmıştıki kızıl bir sembiyot üstümüze atladı.
________________________
Evet arkadaşlar umarım beğenirsiniz. Vote ve yorumları unutmayın.
- Kerberos

Skuller:Dünyanın Son Şansı #Wattys2015Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin