"Abla, Anıl'ı hastaneye götürür müsün?"
"Ta- bir dakika sen neredesin Kerem? Onun yanında değil misin?"
"Hayır o.. Abla o beni sevmiyor. Bakmama bile izin vermedi. Benim hiç arkadaşım yoktu. O beni hep güldürdü. Gideceğim ben artık."
"Kerem neredesin?"
"Yanıma gelme! Anıl çok kötü karnı k-kanıyordu. Ona bir şey olmasın Abla, dikkat et. Sonra gelirsin buraya."
"Kerem. Neredesin söyle."
"Ama An-"
"Kerem tamam onu arkadaşım götürecek."
"Ama iyi baksın tamam mı?"
"Tamam. Söyle şimdi neredesin?"
"Bilmiyorum ki."
"Konum atabilir misin?"
"Tamam."
Ablam beni almıştı ve şimdi hastaneye gidiyorduk. Her ne kadar beni istemese de en azından göremeyeceği bir yerden izlerdim. Bunu yapacağımı bilse bana kızar mıydı ki?
"Abla kapıyı açık bıraksan olur mu?"
"Anıl rahatsız olabilir sesten."
"O zaman ben burada bekliyorum sen bana söylersin iyi mi diye."
Bir an önce gitseydi artık merak ediyordum.
"Sen niye gelmiyorsun kuzum?"
"Dedim ya abla istemiyor o beni."
"Emin misin öyle olduğuna bir daha konuş belki yanlış anlamışsındır."
"Ya bana bir daha kızarsa?"
"O zaman ben önce gireyim sorayım, seni çağırırım olur mu?"
Kafamı salladığımda ablam gitmişti. Ellerimle oynamaya başlamıştım.
"Kerem, gel hadi."
Yatakta yatıyordu. Yine kalbime bir şeyler olmuştu. Gelmişken doktora görünseydim. Hem stresli hem heyecanlıydım. İçeri girince küçük ellerimle tişörtümü sıkmaya başlamıştım. Yanında duruyordum. Sırtını yaslamış ayaklarını uzatmıştı.
"Şey.. ben.."
Beni bir anda kendine çekince dengemi sağlayamadım ve üstüne doğru düştüm. Anıl'dan acı dolu bir ses gelince kalkmaya çalışırken daha da batırmıştım. Çünkü elimi yanlışlıkla orasına (ne yazsam bilemedim anladınız işte) bastırmıştım. Hemen kalktım. En sonunda!
"Anıl iyi misin? Özür dilerim. Bilerek yapmadım. Anıl?"
"İyiyim. Ben özür dilerim Kerem. Öyle bağırmak istememiştim sana. Seni bebek gibi ya da utanç verici bulmuyorum. O an sadece bir an karşımda o adam belirdi. O yüzden öyle dedim. Özür dilerim güzelim."
"Çok kötüsün Anıl! Ne kadar korktum ben haberin var mı? Neden söylemedin ki bana?"
"Çünkü sen koşarak gittin. Asıl ben çok üzüldüm. Seni çok kırdım özür dilerim. Ben de diğerleri gibi değilim. Severim seni, korurum herkesten."
Kıkırdadım.
"Bu halinle mi?"
"Of çocuk buna mı takıldın gerçekten?"
"Sensin çocuk. Evet buna takıldım. Neye takılmam gereki-. Sen az önce ağzını oynatmadan konuştun! Bana da öğret! Lütfen! Affettim bile seni!"
"Ne?"
İyi okumalar 🫂
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Atan Alır (bxb)
Fantasy[Tamamlanmıştır (×1)] Top uzaklara doğru giderken herkes izliyordu. "Atan alır dedik Kerem hadi." Apartmandaki en sessiz soğuk insanın balkonuna da girmezsin be top! İyi okumalar,
