Sırasıyla 2-3-4 bölümlerini yayınladım 3 bölüm yani ona göre okursunuz canlarım keyifli okumalar ♡
BÖLÜM 2
Minho planlandığı gibi arkadaşlarıyla birlikte kafa dağıtmaya gelmişti.
Minho'nun dayısının işletmesi olan bu mekana hep gelirlerdi. Fazla gürültüsü olmazdı. İçince cozutup kavga çıkaran insanlar da olmazdı. Bu yüzden seviyorlardı.
Her zamanki gibi üst kattaki her yere hakim olan masaya oturdular.
"Ben en ağır ne varsa ondan içicem."
"Seungmin alt tarafı bir bütün var abartmasan mı?" Dedi Changbin.
"İlk defa Changbin! Ve ben nasıl böyle bir şey yaptım bilmiyorum."
Hyunjin ona yaklaşarak "Sakin ol sana inanıyorum halledeceksin eminim ki." Dedi sakin bir şekilde.
"Konuştu dört bütlü." Diyerek Seungmin tarafından uzaklaştırımasıyla Hyunjin ellerini çenesine yaslayarak içine derince bir nefes çekip geri verdi.
"Sana da yaranılmıyor." Diye mırıldandı.
"Ne dedin?"
"Yok bir şey. Asıl ben içicem en ağır ne varsa."
Seungmin "Kaldıramıyor miden biliyorsun içmeyeceksin." Dedi sert bir şekilde.
"Tamam içmem." Dedi Hyunjin masadaki elleriyle oynayıp gülümseyerek. "Ne içeyim?"
"Kokteyl al az alkollü."
"Ne içtiğinize karar verdiyseniz çağırıyorum." Dedi Changbin elini havaya kaldırırken.
"Sinirli duruyorsun." Dedi Hyunjin Minho'yu süzerken."Ne oldu?"
"Velilerden biri sıkıntı çıkardı. Daha ne yapabilirim ki! Çalıştırıyorum işte. Çocuklar ilk geldiğim güne göre çok iyi bir ilerleme kaydetti. Yeterince önem vermiyormuşum. Ne yapayım daha anasını satayım." Dedi sinirli bir şekilde.
"Aileleri zengin ve zengin insanları memnun etmek zordur Minho. Genelde burnu havada olurlar." Dedi Changbin sigarasını yakarken. "Ne kadar iyi bir antrenör olsan da laf edecekler. Sen kendini biliyorsun."
"Ben biliyorum ama..." Dedi hüzünle "En sevdiğim şeylerden... En çaba verdigim şeylerden yaralanmaktan bıktım. Hak etmiyorum bu muameleyi."
"Minho yapma." Dedi Seungmin dudaklarını büzerek üzgün bir şekilde. "Lütfen. Biz seni biliyoruz. Çabanın farkındayız. Sen en çok bizi umursarsın. Biz seninle gurur duyuyoruz."
Masaya içecekleri geldi ve içmeye başladılar.
"Zaman geçtikçe.. Diğer insanların düşüncelerinde boğuluyorum."
"Ordan ayrılacaksın yakında zaten." Dedi Hyunjin. "Koçla konuştun mu?"
"Sordum ama belirsiz. Dönem sonuna kadar haber gelirse olur. Oranın antrenörü hala yurt dışına gitme konusunda kararsızmış. Bıraktığı gibi giricem yerine. İnsanlarla uğraşmak çok boktan. En azından yaş aralıkları daha yüksek anası babasıyla muhattap olmam gelir bana anlatır derdini amına koyayım."
"Söz dinletebilecek misin?" Dedi Seungmin. "Senden büyükler de olacak."
"Ben de büyük gösteriyorum ve antrenörleri olacağım sike sike dinleyecekler. Tersimi biliyorsunuz."
Bir anda aşağıdaki bir masadan bağrış ve kahkaha sesleri gelmesiyle oraya doğru döndüler. "Ne oluyor orda?" Diye sordu Changbin.
Minho göz ucuyla bakıp yeniden içkisinden içmeden önce "Bir grup kendini bilmez herhalde." Dedi umursamaz bir şekilde.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
teslim tesellüm | minsung
FanfictionSevgilim Yalan olduk Köz dedik Kömür bulduk Kendine sor biraz Nedir bu içindeki Hiç bitmeyen ayaz Ve kutu içerikleri? Teslim olabilemem sana Bende olmadığın zaman Yanına gelebilemem senin Mesafeler yaman Üzemedi hiçbi' şey beni Senin sırtın gibi Had...
