22-23-24-25 art arda attım atlamayın canlarım keyifli okumalar 💗
BÖLÜM 24
Gece on ikiye gelirken partideki insanlar yavaş yavaş gidiyordu.
Hyunjin ayıldığında Seungmin'i baş ucunda gördügü için şaşırmıştı. Seungmin ona durumu derinine inmeden "Kız senden hoşlanıyordu erkeklerden hoşlandığın gerçeği onu üzer diye oyalamak istedim." Diyerek ufak yalanlarla izah etmişti.
Bu açıklama onu biraz olsun mutlu ederken rahatlamıştı.
Artık gitmeye karar verdiklerinde etrafta fellik fellik Minho ve Jisung'u ararlarken Seungmin sonunda onları mutfakta bulmuştu.
Lakin ikili pek müsait değildi. Sanki savaştan çıkmışlar gibi ve neredeyse bi ön sevişmenin ortasında onları yakaladığında ağzından bir "Yok artık!" çıkmasına engel olamamış ve ikisinin dikkatini çekmişti.
Jisung zaten hafif sarhoştu ve Seungmin'in partinin başında da onların yakınlaşmasını bozduğu için ve şimdi de yine bozduğu için haklı sinirle ayakkabısına uzanıp çıkardı ve Seungmin'e fırlattı.
"Rahat bırak artık bizi!"
Seungmin kafasına yediği ayakkabıyla koşarak mutfaktan çıktı.
Hyunjin'in yanına gittiğinde "E hani nerdeler? Ben bulamadım" Diye sordu Hyunjin.
"Mutfaktalar." Dediğinde Hyunjin gidecekti ki Seungmin onu durdurdu. "Bence gitme."
"Neden?"
"Azmışlar. Birbirilerini ayak üstü götürüyorlar."
Hyunjin "Neeeee?" Dedi şok içinde.
"Jisung kafama ayakkabısını attı onları böldüğüm için o derece yani. Kudurmuşlar." Dediğinde kahkaha attı.
"Tamam dur şimdi ben halledeceğim çünkü gitmemiz lazım artık. Kimse kalmadı."
Minho Jisung'un belini saran ipleri koparmak ister gibi çektiğinde Jisung inleyip delicesine dudaklarına kapandı.
Bilmem kaçıncı öpüşmelerinin başlangıcıydı bilmiyorlardı ama yetmiyordu.
İkisi de delirmiş gibiydi.
Sanırım birbirlerinin yüzünde ve boynunda öpmedikleri yerlerini bırakmamışlardı.
İkisi de çoktan utanma veya çekinme kavramlarını lügatlarından kaldırmışlardı birbirlerinin tadına vardıklarında.
"Minho daha fazla..." Dedi Jisung mırıldanarak. "Fazlası için çıldırıyorum." Dedi ve Minho'nun ucunu pantolonuna sıkıştırdığı gömleğini çekerek pantolonun içinden çıkarttı ve ellerini gömlekten içiriye soktu.
Vücudunda gezen ellerle "Jisung!" Diye inledi Minho kafasını geriye atarak.
"Karnım.. ağrıyor." Diye mırıldandı Jisung.
"Neden bilmiyorum ama benim de."
"Ben biliyorum." Dedi Jisung onun dudaklarına doğru "Uzun süredir bunları yapıyoruz."
Minho sırıtarak "Neyi?" Diye sordu.
"Yedin beni." Dedi Jisung yanakları allaşırken. "Bir saati geçti."
"Bebeğim.." Minho onun artık emilmekten ve öpülmekten hassaslaşmış boynunu yine ele geçirdiğinde Jisung sızlandı kıpırdanarak.
Gözleri aşağıya inip ikisinin de pantolunundaki çıkıntıları gördüğünde yutkundu. Bir an bile düşünmeden elini Minho'nun erkekliğine götürdüğünde Minho tüm hareketlerini kesti. "Jisung?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
teslim tesellüm | minsung
FanfictionSevgilim Yalan olduk Köz dedik Kömür bulduk Kendine sor biraz Nedir bu içindeki Hiç bitmeyen ayaz Ve kutu içerikleri? Teslim olabilemem sana Bende olmadığın zaman Yanına gelebilemem senin Mesafeler yaman Üzemedi hiçbi' şey beni Senin sırtın gibi Had...
