Üç bölüm attım 11-12-13 atlamadan okuyun.
Bölümü yazarken çok eğlendim
Midenizde bolca kelebek uçuşur inş keyifli okumalar 💗
BÖLÜM 13
Bugün dörtlüden hiçbir ses çıkmamıştı.
Normalde hiç susmayan dörtlü bugün Jisung ile bir kez bile iletişimde bulunmamışlardı ve Jisung onların varlığına o kadar alışmıştı ki eksik hissediyordu.
Öğle yemeği klasiğini gerçekleştirmek için yemekhaneye inmişti. Etrafa onlardan bir iz görme umuduyla bakınıyordu ama hiçbir iz yoktu dörtlüden.
Yüzü düşerken sıraya girdi öğle yemeği alabilmek için. Bunu takmamaya çalışıyordu ama üzüldüğünü göz ardı edemiyordu Jisung.
"Sanırım özel işleri var ya da başka planları."
Sıra yavaş yavaş ilerlerken telefonundan mesaj geldiğine dair bir titreşim hissettiğinde hemen telefonu eline aldı fakat bankadan gelen mesajı gördüğünde telefonu nasıl bir hevesle eline aldıysa o kadar hayal kırıklığı ile cebine geri koymuştu.
Evet şu an Jisung için kafasında bir şeylere inanmak çok basitti. Aralarına girebildiğini düşünmüştü fakat şimdi öyle düşünmüyordu ve dörtlünün nerede olduğunu ne yaptıklarını merak ediyordu.
Onları aramayı düşündü lakin sonra vaz geçti.
Onları sıkmak istemiyordu.
Bu başına ilk defa geliyor değildi ya.
O sırada dörtlü son dersten hocadan yalvararak 15 dakika kadar önce çıkmayı başarabilmiş ve kütüphaneyi olabildiği kadarıyla doğum günü partisi için uygun hale getirmeye çalışıyorlardı.
"Şimdiye kadar bizim yemekhanede olmadığımızı fark etmiş olması gerekmiyor muydu?" Diye sordu Changbin.
Bu arada Minho tüm dikkatini önündeki pastaya mum dikmeye vermişti.
"Aynen ya araması gerekirdi şimdiye kadar. Ben siz olmasanız bin kez arardım şimdiye kadar nerde ne bok yiyiyosunuz diye." Dedi Hyunjin.
"Bekleyelim biraz daha arar belki." Dedi Seungmin ve nerdeyse sonuna gelmiş oldukları hazırlığın son dokunuşlarına devam ettiler.
Zaman geçiyordu ortam hazırlanmıştı ama Jisung'tan arama yoktu.
"Ben arayayım." Dedi Hyunjin ve hepsi onayladı.
Changbin ise sırıtarak heyecandan neredeyse duvarı kemirecek olan Minho'ya bakıyordu.
Arkadaşlıkları başlayalı dört yıl olacaktı ve ilk defa Minho'yu böyle görüyordu. Yanına gitti "Sakin olsana hazırladık işte her şeyi." Dedi sırtını sıvazlayarak.
"Hoşuna gider değil mi?" Diye sordu Minho.
"Gider tabii. Jisung'un karşısına küçük bir kekin üstüne koyulmuş tek mumla bile çıksan mutlu olur bence. Küçük şeylerle bile mutlu olabilecek birine benziyor."
"Sanırım." Dedi Minho gülümseyerek.
"Seni böyle görmek şaşırtıyor beni ama mutluyum senin için."
"Ben hala alışamıyorum yaşadığım şeylere. Harbi çok acayip bir şeymiş... bunlar."
Telefonun açılmasıyla herkes oraya odaklandı.
"Jisung nerdesin?" Diye sordu Hyunjin sırıtarak.
"Yemekhanedeyim. Siz?" dedi Jisung ve hoparlörde olduğu için herkes dinliyordu. Minho bugün ilk defa Jisung'un sesini duymuştu ve kalbi teklemişti duyduğu sesle.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
teslim tesellüm | minsung
FanfictionSevgilim Yalan olduk Köz dedik Kömür bulduk Kendine sor biraz Nedir bu içindeki Hiç bitmeyen ayaz Ve kutu içerikleri? Teslim olabilemem sana Bende olmadığın zaman Yanına gelebilemem senin Mesafeler yaman Üzemedi hiçbi' şey beni Senin sırtın gibi Had...
