Merhaba bu kitabı çok okuyan yok ama tatlı bir okuyucum bölüm atmamı istediği için yazdımm. Bölüm 9 ve 10'u arka arkaya atıyorum sırasıyla okursunuz keyifli okumalar ♥️
BÖLÜM 9
Minho servisten indiğinde karşıda neredeyse okul kapısından içeriye girecek olan Jisung'u gördüğünde adımlarını hızlandırdı. Yanına vardığında Jisung tüm ilgisini elindeki küçük notları okumaya verdiğinden Minho'yu fark edememişti.
Minho hala yanında yürürken "Günaydın." Demesiyle Jisung bir anda gelen sesle irkilip bakışlarını ona döndürdü. "Günaydın." Dedi o da ve yeniden notlarına döndü.
"Yolda okumasana takılıp düşeceksin bir yere."
Jisung hala notlara bakarken sinir bozucu bir sesle "Dikkat ediyorum ona hiç düşmedim." Demesiyle Minho gözlerini devirdi.
Revirde Jisung'a triplenip gitmesinin üstünden üç gün geçmişti ve sanki o günden beri trip atan Minho değil de Jisung gibiydi.
Jisung baya nazlıydı Minho'ya.
Üç gün içinde Hyunjin sayesinde onlarla biraz kaynaşmıştı Jisung. Öğle araları beraber yemekhanede yemek yiyiyorlardı. Jisung masada kendine en çok Hyunjin'i yakın gördüğü için onun yanına oturup onunla iletişim kuruyordu ve tabii Seungmin ve Changbin ile de konuşuyordu ama Minho ortamda sanki hiç yokmuş gibi davranıyordu. Sohbete katıldığında susuyordu.
Minho da buna fazlasıyla sinirleniyordu. Masada Jisung'un gözleri herkesin üzerinde gezerken kendine hiç değmemesi hoşuna gitmiyordu. Nedeninin farkındaydı tabii. Orda Jisung'a gereksiz çıkışı belli ki onu sinirlendirmişti ya da kırmıştı. Ama Jisung'un resmen varlığını görmezden gelmesiyle konuyla alakalı bir şey yapması hakkında olan cesaretini kırıyordu.
İnsanların karşısında bu kadar kasmazdı ama Jisung'un bu tavrı karşısında genel sistemi gerçekten eror vermişti üç günde.
Yani gerçekten varlığı yok sayacak kadar büyük bir hata mıydı bu yaptığı? Sırtının nasıl olduğunu da merak edeyordu ama onu da soramıyordu.
Jisung hiçte olayı büyüttüğünü düşünmüyordu bu arada.
Minho ile güzel başlayabilme potansiyeline sahip olabilecek arkadaşlıkları Minho'nun anlamadan dinlemeden sinirlenip revirden kendisinin konuşmasına izin vermeden çıkmasıyla gözünde sıfıra inmişti. Bir de sonrasında Jae'den aldığı tatsız mesajlar onu iyice hassaslaşırmıştı. Zaten başta da geldiği liseden dolayı etiketi yapıştırmıştı Minho ona.
Ortama bir zararının olduğunu düşünmüyordu zaten sadece söğle arası takılıyorlardı. İlk çağıran da onlardı zaten. Changbin revir olayından sonraki gün Jisung'un yemekhaneye indiğini gördüğünde kendileriyle yemesini teklif etmişti. Hyunjin de hemen kolunu atmıştı ona. Seungmin de sırtı için geçmiş olsun demişti.
Hoş bir samimiyet hissediyordu. Onları sevmişti. Hyunjin komikti ve Changbin ile birleştiğindeyse daha da komik oluyorlardı. Seungmin'in de hazır cevap hali baya iyiydi. Jisung'ta onları kazanmak istiyordu.
Girdiği yanlış ortamdan ve insanlarla arkadaşlık kurduğunu sanıp yanıldığını çok acı bir şekilde öğrendikten sonra böyle insanları seve seve hayatına dahil etmek istiyordu ve Minho kendisinden haz etmiyorsa da onunla iletişime geçmeyerek durumu domine ettiğini düşünüyordu Minho'nun ona sinirlendiğini bilmeden.
Minho'nun masada yaptığı esprilere gülmemek için de zor tutuyordu kendini. Deli gibi dudaklarını birbirine bastırıyordu ve başka şeyler düşünmeye çalışıyordu yoksa bin saat gülerdi ona.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
teslim tesellüm | minsung
FanfictionSevgilim Yalan olduk Köz dedik Kömür bulduk Kendine sor biraz Nedir bu içindeki Hiç bitmeyen ayaz Ve kutu içerikleri? Teslim olabilemem sana Bende olmadığın zaman Yanına gelebilemem senin Mesafeler yaman Üzemedi hiçbi' şey beni Senin sırtın gibi Had...
