UYANIŞ

123 7 0
                                        

HİKAYENİN " " İÇERİSİNDEKİ KISMI Siyahsevengokkusagi ' NA AİTTİR. KENDİSİNE SONSUZ MİNNET VE TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM.



"Yeni bir güne daha gözlerini açmıştı insanlıktan emekli adam.Gözlerine çarpan güneşin ışığı büyük rahatsızlık hissettirmişti.Karanlığın bir parçasıydı çünkü o, sevmiyordu aydınlığı. Usulca doğruldu yatağında ve ayaklarını aşağı sarkıtıp bir süre kendine gelmeyi bekledi. Ardından kalkıp gece kadar siyah perdesini kapattı. Odası artık ürpertici karanlığına geri dönmüştü, burada huzur buluyordu, o karanlıkta doğmuş, karanlıkta büyümüş, karanlığı benimsemişti. Sade , geceden kalma bozulmuş bir yatak ve içinde en sevdiği şeyi yaparken kullandığı materyallerin olduğu ufak bir dolabı vardı, koyu duvarlı karanlık odasında.


Gözünün bir an küçük dolaba kaymasıyla dün geceki kurbanı girdi kirli aklına. Parmaklarını kurbanın boynuna bastırırken aldığı haz, kurbanının verdiği tepki soluk mavi gözlerinin koyulaşmasına sebep olmuştu. Çaresizlik, acı, korku... Bu hisleri yaşayan insanları gördüğünde öldürmekten aldığı hazzın nirvanasına ulaşıyordu. Sanki akıttığı kan ona saf enerji veren bir sıvı, duyduğu çığlıklar ise keyfini yerine getiren hoş bir melodiydi.


Bu düşüncelerin içerisinde kaybolmuşken içinde canlanan , bedenini kavuran o öldürme açlığı tekrar göstermişti kendini. Sanki serbest bıraktığı her ruh bedeninde toplanıyor, onu daha güçlü ve acımasız kılıyordu."


Dün geceki yorgunluğunu vücudundan attıktan sonra saçlarını taramak için elini kaldırdığında , parmaklarında ve avcundan dirseklerine kadar süzülmüş kuru kanı gördü. Hala temizlenmemişti, bunu pek umursamasa da dışarı çıktığında insanlar ete kemiğe bürünmüş bir azrail, katil değilde, kendilerine benzeyen normal bir insan görmeyi yeğlerlerdi. Kendisine ulaşmanın tek yolu olan eski, milattan öncesinden kalma telefonu cızırtı ile çaldı. Adam küçük dolabına yöneldi, kapağını açıp telefonu kulağına koydu. Yaklaşık bir buçuk saniye süren kısa görüşmeden sonra telefonu heyecandan kapatmaya bile gereksinim duymadan dolabın içine fırlattı, yatağının yanında duran insan boyundaki dar çantasını omzuna yerleştirdi ve odasından dışarı fırladı.

Yeni bir gün, yeni bir emir. Yine eğlenebilirdi. Bu gün de " Özgürdü."


Kapının önünde duran siyah camlı mercedes'ten 4 iri cüsseli, siyah takım elbiseli insan azmanı indi. Bu olay artık ritüelleşmişti ve epey canını sıkıyordu. Adamlardan biri ona yaklaştı ve elinde duran çuvalı onun kafasına geçirmeden hemen önce, bir an duraksadı, dizlerinin üzerine çöktü ve yaşadığı şokun etkisiyle, boğazına götürdüğü parmaklarının ucundaki sıcak sıvıyı görmesine rağmen ağzından sadece ufak hırıltılı bir ses çıkarabilmişti, ne yazık ki onunla göz göze gelmişti.Muhtemelen acemiydi. " O " bu günkü ilk kurbanının elinde tuttuğu çuvalı eğilip aldı, elinde duran devasa orağın ne zaman ortaya çıktığını kimse farkedememişti bile.Herkes şok içerisinde, ağızları beş karış açık, şaşkınlıktan bellerindeki silahın bile güvenlik kilidini açamayı akıl edemeyecek kadar afallamıştı. Orağını tekrar kutusuna koyup omzuna astı, çuvalını başına kendisi geçirip, ellerini kaldırdı. Adamlar sonunda akıl edip silahlarının güvenlik kilidini açtıktan sonra ona yavaşça yaklaştılar, kollarını arkasında birleştirip Arabaya soktular.


Nihayet yeni bir iş günü gelmişti, dilediğince eğlenebilecekti, tabi bundan önce kuru kanın üzerine sıçramış taze sıcak sıvıyı da silmesi gerekiyordu. İnsan azmanlarından biri arabanın sürücü koltuğuna geçti diğer ikisi ise adamın ellerini arkasında sabitleyip, sağ ve soluna oturmuşlardı.Görevlerini hemen yerine getirmek istiyorlardı, şöför var gücüyle gaza bastı,yanındakilerden hiç biri bu adamla aynı arabada olmayı istemiyordu, aynı gezegenin oksijenini soluyor olmak bile hepsinin tüylerini diken diken yapmaya yetiyordu.


Ate.Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin