26

3.2K 314 132
                                        

bölüm smut içeriyor, rahatsız olanlar okumadan geçebilir❣️

___

birkaç gündür düzgün uyuyamayan jeongin şu an chan'ın kollarında huzurlu bir şekilde soluk alıp veriyordu. uyurken birisine veya bir şeye sarılmaktan nefret ederdi. nefret ettiği her şeyde chan'a taviz vermesi de ayrı bir ironiydi. 

yanaştıkça vücuduna yayılan sıcaklık sayesinde chan'a daha çok sokuluyordu; en son başını boyun girintisine sokmuş, kolu ve bacağını ise onun üstüne atmış vaziyette tamamen sarmıştı bedeni. yüzünde hissettiği sıcak dudaklar her bir yerine buselerini konduruyordu.

"sarhoşluktan jeongin'imi görüyorum, iyice kafayı yedim." sessiz mırıldanışı olduğu yeri ve anı sorgular nitelikteydi. beline sarılmış olan kolun sahibi, yumruk yaptığı elini çıplak tenine hafifçe geçirdi. "jeongin?"

"bir susmadın uyuyayım." kolunu tekrar sıcak bedene dolayacakken chan geri çekildi. jeongin ise bu hareketine anlam veremeyip gözlerini araladığında şaşkınlıkla kendisine bakan yüzü gördü. açıkçası şu an ayrı olmaları umurunda değildi, onu özlemişti.

"ben nasıl buraya geldim? hadi geldim ama sen beni nasıl içeri aldın?" geceye dair hiçbir şey hatırlamaması jeongin'in işine geliyordu.

"çok ağladığın için almak zorunda kaldım içeri." parmak uçlarıyla gözünün önüne düşen saçları geriye itti. bu sırada chan'da kaşları çatılı şekilde bir şeyleri hatırlamaya çalışıyor gibi görünüyordu.

"affettin mi ki beni?" sağında duran jeongin'e umutla bakarken kalbi deli gibi çarpıyordu.

"sen affedebildin mi yaptığın şeyi?"

"affetmedim." yaptığı şeyden çok jeongin'i üzdüğü için affetmemişti kendisini. o sırada yalan atmış olması anlaşılabilir bir şey olabilirdi lakin kendi sözünden dönmüş ve güvenini kırmıştı.

jeongin yatakta chan'a doğru dönüp yüzünü inceledi. kendisini ne kadar sevdiğini biliyordu, zaten sevgisinden hiçbir zaman şüphe etmemişti. aynı şey kendisi için de geçerliydi, onu çok seviyordu, bu yüzden ayrılsalar bile kötü bir şekilde ayrılmak istememişti. güzel anılarını bu şekilde yok etmek istememişti.

"sen kendini affetmediysen ben ediyorum, içimizden birinin olayı unutmaması gerekiyor ve bunu unutmayacak kişi ben olmadığım için mutluyum."

chan hışımla doğrulurken sevinçle jeongin'e sardı kollarını. ikisi de mutlulukla kıkırdarken jeongin, "bu arada yalan attım, kapımda ağlamadın." dedi.

"bu ilişkide yalan atan tek kişi ben değilmişim." dedi. sıkıca birbirlerine sarılırken chan saçlarını öpüp kokusunu içine çekti. "seni çok özledim." jeongin'in tabiriyle kemiklerini kıracak kadar sıkı sarılıyordu.

"ben de çok özledim." elinin altındaki çıplak teni okşuyor, izlerini bırakmayı çok sevdiği omuza öpücüklerini bırakıyordu.

chan geri çekilip yüz yüze gelmelerini sağladığında sırıttı, "giderelim mi özlemimizi, hm?" dudağına doğru uzandığında jeongin'de gülümseyip aceleci olan öpüşüne karşılık verdi. chan'ın yan duran bedeni kendisine doğru eğildi. yüzünü avucu içine almış şekilde yanağından tutuyor, dudağını ise sertçe öpüyordu. hızını alamayıp üstüne çıkınca jeongin hızla gözlerini araladı. şişliğinin üstüne değen uzvu yüzünden sabırsızca kendisini hareket ettirdi. zor durumda olduğunu chan görse bile umursamayıp dudaklarına uzandı tekrar.

dudağını sertçe emip ıslak öpüşme başlattığında elini jeongin'in tişörtünden içeri soktu. yumuşacık bedeni altındayken öyle güzel görünüyordu ki sabırsızlıkla dudaklarından ayrıldı ve bir çırpıda tişörtünü çıkartıp bir köşeye fırlattı. çıplak kalan üst gövdesini alıcı gözüyle süzdükten sonra boynuna yönelip bir süre orada oyalandı. öpüyor, emiyor, ardından tekrar öpüp ısırıklarını bırakıyordu. karın kaslarına kadar izlerle dolmuş olan vücuduna daha fazla iz bırakmak istese de artık bunların yeterli olmayacağı kadar sabırsızlanmış durumdaydı.

elleri pijamanın ucunu kavrayıp indirdiğinde gördüğü şişkinlikle arsızca gülümsedi. "bu kadar çabuk erekte olduğunu ilk kez görüyorum." elini şişkinliğe atıp okşadığında jeongin kısık inlemesini saldı odaya.

birbirlerini doyumsuzca severken jeongin başını geriye yatırıp gözlerini huzurla kapadı.

"yoruldun mu bebeğim?" chan yanaklarına öpücüklerini sıraladığında gülümsemiş ve "bir turun asla yeterli olmayacağını bilmiyor musun?" diye sormuştu. chan ise aldığı cevapla sırıtmış ve pozisyonlarını değiştirirken aynı zamanda dudaklarına yapışmıştı...

___

şu aghm kısmına o kadar güldüm ki HADHJSDHSH utançtan yerin dibine girdim bir süre çıkamayacağım bb

*GÜNCELLEME* SİLDİM UTANÇLI YERLERİ  *GÜNCELLEME BİTTİ*

*GÜNCELLEME* SİLDİM UTANÇLI YERLERİ  *GÜNCELLEME BİTTİ*

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
unawares, jeongchan ✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin