Sabah olunca Ayaz'ı yanımda gördüm. Ama... burun burunaydık. Dudaklarımızın değmesine 1 milim vardı. Hareket etmiyorduk. Öylece kalakalmıştım. Yataktan kalkmaya karar verdim. Tam kalkarken Ayaz beni kolumdan tuttu, kendine çekti, ve... beni dudağımdan öptü... O an donmuştum. Hareket edemiyordum ama... onun dudağından ayrılmak istemiyordum... öpmeye devam ediyordu. Beni kendinden ayırmamıştı. Öylece kala kalmıştık. Ayaz, beni kendine daha çok çekti, bana yaklaştı. Ellerini belime sardı, bacağını bacağımın üstüne attı. Daha çok yaklaştı. Daha çok, daha çok, daha çok ve daha çok... bedenlerimiz birbirine yapıştı resmen. Ben, kendimi durduramadım. Ve kollarımı boynuna sardım. Öptüm... öptüm, öptüm; daha çok, daha fazla; doya doya, daha çok doya doya öptüm. Öptüm onu. Nasıl yaptım bunu?
BEN BUNU NASIL YAPABİLDİM! YAPAMAZDIM! YAPMAK İSTEMİYORDUM! Ellerimde sertçe itip ayrıldım ondan. "AYAZ! BANA BUNU NASIL YAPABİLİRSİN? BİZ ARKADAŞIZ!" "B-Berfin, ben..." "BEN GİDİYORUM!" diye bağırarak sertçe kapattım kapıyı. Eceyle kahvaltı hazırlamaya koştum.
~AYAZ'DAN~
Burun burunaydık? Nasıl? Ama ben, nedense ayrılmak istemiyordum. Berfin kalkmaya başladı. Kolundan tuttum çektim onu. Ve öptüm?! Ne yapıyordum ben? Bırakamıyordum!
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ormanda bir hayat
RomanceBu kitap aşk acısı çekenlere, maceracılara ve doğayı sevenlere gelsin...
