-8-

4.6K 130 9
                                        


-Görev-

Serdar'dan

"daha hızlı sürünün ,toprakla bütünleşin" Alphan komutanın sesiyle biraz daha hızlı sürünmeye çalışıyordum ama bir insan bir elinde silahla en fazla ne kadar hızlı sürünebilirdiki büyük çabayla sürünmeye calişiyordum taki doruğun sesini duyana kadar

"diyorsunuz ki toprağı sikin ha komutanım " doruğun kısık sesle söylediği şeylerle sesis bir kahkaha atarakdan kimse görmeden ayağımla götüne vurarak bakışlarımı üzerinden çektim

"lan yapmasana" doruk feryat eder bir şekilde bana söylenirken gülümseyerek kafamdaki kaskı biraz ileri ittirdiğim gibi Alphan komutanın bakışlarıyla karşılaşmam bir olmuşdu evet bu biraz utanç vericiydi

daha fazla utanmamak adına ucu bucağı görünmeyen sahanın ucuna baktığımda derin bir iç çektim kısa bir an dinlenmek adına birazcık duraksıyarak sürünerek geldiğimiz yere bakındım

"oha lan ben yürümek için bu kadar sürünmedim" kendi kendime mırıldanarak önüme döndüğümde bir adet gözleri dolmuş mertle karşılaşmam bir olmuşdu

"oğlum benim gobuşum çok acıyor yandı zaten birde" Mert'in dedikleriyle iki gün önce yemek hanede olanlar aklıma gelince istemezsizce dudaklarım kıvrılmışdı

"eniştemizle aranız nasıl bakem" doruğun alaycı sesiyle göz devirerekden biraz daha hızlandım ve kendi kendime içimden Allah bu doruğun cenesine düşene yardım etsin diyerek mırıldandım

"sanane doruk" Mert'in bir anda böyle cıkışmasına ben bile şaşırırken dorukda hiçbir cevap vermeden sürünmeye devam etmişdi tabi haklıydı birazda ama susmasıda normal değildi adı üstünde doruk du bu ana bacı sovsen çocuk yine dalga gecmekden vaz geçmezdi

"oğlum sürünmekden ben çok yoruldum" bu seferde doruğun isyanıyla derin bir nefes almak istesem de genzime toz kacmasiyla bir kaç kez öksürdum 36° sıcakda bir stadyum uzunluğunda yer sürünüyorduk ve oldukça zordu çünkü terledikce ,terimiz ve toprak birleşerek elimiz yüzümüz ful çamur olmuşdu

"şey yap toprak yoksay ,farzet ki suyun içinde yüzüyorsun" buğranın doruğa verdiği teselliyi kendi bile yapamaması ayrı bir gülünç du şuanda cünkü en sondan geliyordu

doruk bir kaç dakika olduğu yerde sürünmeyi bırakarakdan buğraya baktı

"sen zaten iyi yaparsın olan birşeyi yok saymayı" doruğun cevabıyla buğra göz devirerekden sürünmeye devam etti

sonunda ucu bucağı görünmeyen sahanın sonunu gördüğümde dünyada cenneti yaşıyormuş gibi hisetmem bir olmuşdu

dakikalardır ki cebelesdiğim sahaya bakarakdan kendimi yere bıraktım bir kaç dakika öylece olduğum yerde dinlendim

"askerr ayağa kalk" sevdiceğimin sesini duymamla zorda olsa ayağa kalkarak dan kahverengimsi gözlerine bakındım

"çift sıra ol" hepimiz rasgele sıraya geçerek alphan komutana süt dökmüş kedi gibi bakınmaya başladık

"rahat , artık serbestsiniz ama" ama ney ama ney be adam yorgunluktan ölüyoruz hepimiz

bütün herkes Alphan komutanın dudaklarının arasından çıkacağı cümleleri bekliyordu bizim bütün hayatımız bu adamın dudaklarınının arasındaydı

"iki gün sonra başka bir timle operasyona gideceksiniz ,daha antiraman yapmıyacaksınız iki gün bol bol dinlenin" duyduğum şeyle ufak bir şok geçirdim

KOMUTANIM BXBHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin