-Sair ve Şiir-
Araf'dan
bizim çocukların her biri bir tarafdaydı bende kendime zaman vermek adına elimdeki kitap ile kantine inerekden kitap okumak istedim boş zamanlarımda kitap okumayı seven biri olduğum için
keşke daha çok boş zamanım olabilseydi
elimdeki kitabı koltuğumun altına alarakdan içerdeki kişiye seslendim
"tertip bana bir kahve"
oda olumlu anlamda mırıldanarak biraz beklememi söylemişdi askeriyede olduğum sürece kahve alıp bahçede bir ağacın gölgesinde sesizce kitap okumak favorim haline gelmişdi
tezgaha yaslanmış gelen geçeni izlerken savaşı görmemle gülümsedim
"kerem bana bir kahve kardeşim" elindeki defteri aynı benim gibi koltuğunun altına koyarakdan bana bakındı
"ee ne yapıyorsun" anlamsızca ilk konuya giren savaş olduğunda yüzümdeki gülümseme dahada genişledi
"kahve alamaya geldim ,daha sonrada bahçeye çıkacağım,istersen sende gel" yüzündeki tatlı gülümseme dahada çok yaygınlaşırken olumlu anlamda başını salladı
"beyler kahveler" yaslandığım yerden kalkarak bardağın kulpundan tutum
y
avaş adımlarla kantinin kapısına doğru ilerledim
savaşi beni takip ettiğini adımlarından anlayarak yürüyüşümü yavaşlattım ve yavaş yavaş birlikde bahçeye çıktık
"nereye gidiyoruz" gülümseyerek eğitim sahasının arkasında kalan ormanlık alanı gösterdim oda bana hiç itiraz etmeden merdivenlerden inmeye başladı ne garip bir çocukdu
bende yavaş adımlarla arkadasından inerekden yavaş yavaş her zamanki oturduğum ağacın oraya doğru ilerledik
"ne okuyorsun" kahvesini dudaklarına götürerek den dolgun ama ince dudaklarıyla kahveden bir yudum aldı daha yeni fark ediyordum ne kadar pürüzsüz bir cildi vardı
manyak gibi yüzünün her bir bölümünü keşfe cıkmışken bir anda siyahımsı gözlerini benim kahverengi gözlerime değdiğinde hızla bakışlarımı üzerinden çektim
ayakkabımın ucuna gelen taşa vurarakdan gülümsedim şimdi cocuk beni deli sanacaktı kendine gel Araf
"şair ve şiir" bende elimdeki kahveden bir yudum alarakdan dudaklarımdan geri çektim bardaği
"nasıl yani " kafasını kaldırararak bana baktığında aramızdaki boy farkı daha çok belli oluyordu muhtemelen aramızda on cm filan vardı cünkü kafasını kaldırarak bakıyordu sevimliliği adeta içimi ısıtmışdı bebek gibi yüzü vardı
"söyleki şiir kitapları hoşuma giddiyor bazen ben yazıyorum bazen ise aklıma gelen güzel cümleleri not alıyorum o yüzden kitabın adı o" kaşları birden bir havalanırken bu halinin bile sevimli olduğunu biri savaşa acilen söylemeliydi
"peki sen" hala koltuğunun altında tuttuğu defteri işaret ederek konuştum
"ha omu , şey bazen bende aklıma gelen şeyler yazıyorum hoşuma giddiyor hobi gibi bir şey" gülümseyerek kahveden bir yudum daha olarak ağaci elimle işaret ettim
"bak işde o ağac" gülümseyerek etrafa bakınmaya başladı
"bu ağaç neden diğer ağaçların hepsinden daha büyük" dudak bükerek omuz silktim
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KOMUTANIM BXB
Aléatoire"soyun" bir anda beynim algılama gücünü kaybetti tamam dürüst olacağım en son soyunma odasında olanlardan sonra açıkçası karşısında soyunmak istemiyorum bir anda karşımda dikilen vücut ile kendimi bir adım geriye ittim "iyi misin ? " olumlu anlamd...
