Çocuklar sonunda eve varmışlardı, Asena o kadar yorgundu ki yürümeye hali yoktu. Ha birde kolundaki ve bacağındaki yaralar çok acıyordu.
Asena: Klausss.
Klaus: Ne var aşkım?
Asena: Yardım etsene bana yürüyemiyom.
Klaus: Tamam geldim.
Five: Sew misiniz lan siz?
Asena: Ne alaka Five? Klaus benim bestiem.
Five: Aşkım dedi sana.
Klaus: Evet çünkü aşkım yani.
Asena: Klaus yavaş yürü, bacağım acıyo.
Five: Ne garip bi ilişkiniz var.
Asena: Bize diyene bak. Kafein bağımlısı!
Klaus: Didişip durmasanızda yardım etsem artık.
Asena: He tamam.
Çocuklar eve girdi ve odalarına dağıldı. Asena duşa girmeliydi. Daha sonra ise babasına gitmeliydi.
Asena duştayken odasına Ben gelmişti. Asena'yı merak etmişti, ancak onu odasında bulamadığı için geri gitmişti.
Yaklaşık 30 dk sonra Asena duştan çıkmıştı. Yaraları sürekli kanadığı için uzun süre kalmıştı duşta.
Asena: Evett şimdi şu yaraları tekrar iyileştirmeyi deneyelim bakalım.
Asena: Offf yok! Yarım saattir uğraşıyorum tık yok!
Asena: Regi'ye gitmek zorundayım yapcak bişey yok.
Asena Odasından çıkıp babasının odasına doğru yol aldı. Birde mutfağa gitmeliydi, yoksa susuzluktan gebericekti.
Genç kız mutfağa adım attığı anda dona kalmıştı. Vanya kanlar içerisinde yerde yatıyordu, bileklerini kesmişti.
Asena: Vanya! Noldu sana böyle!
Asena: Anne! Nerdesin! Vanya uyan.
Five: Noldu Asena niye bağırıyor-
Asena: Körmüsün Five! Şu kupayı bırak ve bana yardım et! Revire götürelim.
Five: Tamam bekle.
Five hemen Vanya'nın elinden tuttu ve onu revire ışınladı. Ardından geri geldi ve Asena'yı da reviye ışınladı, elinden tutarak!
Asena: *Niye ışınladı bu beni şimdi? Hayır niye elimden tuttu kolum yokmu benim? Aman ne saçmalıyorum ben be!?*
Five: Annemi çağırıcam bekle.
Asena: Hm hm.
Five annesini çağırmaya gitti. Annesini her yerde aramasına rağmen yoktu, en son babasının odasına bakmaya karar verdi.
Five babasının odasına geldiğinde kapıyı tıklattı, gir komutunu aldığında ise içeri girdi, annesi oradaydı.
Five annesine ve babasına olanları anlattı. Babası ona gitmesini söyledi Annesi de arkasından gelecekti.
Five hemen revire ışınlandı. Ancak yerde yatan bir Asena beklemiyordu.
Hemen Asena'nın yanına gitti. İlk işi nabzını kontrol etmek oldu. Asena'nın nabzı çok yavaş atıyordu hemen onu da yatağa kaldırdı.
Şansına annesi tam o sırada gelmişti.
Five bir tane daha açıklama yapmak zorunda kalmıştı. Grace ona revirden çıkmasını söylemişti.
~3 saat sonra~
Grace Vanya'nın bileklerini sarmıştı.
Ama Asena'ya ne olduğunu çözemiyordu. Nabzı normale dönmüştü Asena'nın.
Çocuklar revirin önünde toplanmıştı, herkes kardeşlerinden haber bekliyordu.
Özellikle Klaus meraktan çatlayacaktı.
Grace'in odadan çıkması üzerine herkes soru sormaya başlamıştı bile.
Garce: Çocuklar Vanya iyi ancak Asena'ya ne olduğunu çözemiyorum. Nabzı normale döndü, uyanmasını beklemeliyiz.
Klaus: Onları görebilir miyiz?
Grace: Üzgünüm çocuklar, şu anda olmaz.
Klaus: O zaman onlar uyanana kadar burda kalacağım.
Ben: Klaus ne zaman uyanacakları belli değil.
Klaus: Anne?
Grace: Üzgünüm Tatlım. Siz odalarınıza gidin.
Çocuklar istemesede odalarına dağıldı. Zaten saat geç oluyordu, uyumaları lazımdı.
~Saat 7.17~
Asena yavaşça gözlerini açmıştı. Karşısında annesi duruyordu.
Grace: Sonunda uyandın tatlım.
Asena: Canım çok yanıyor.
Grace: Nedenini bulamıyoruz.
Asena: Ben nedenini biliyorum. Annem beni çağırıyor.
Grace: Nasıl yani?
Asena omzunu açarak annesine gösterdi, o da ne? Asena'nın omuzuna dikili parlayan bir ip vardı. Altın renginde ışık saçıyordu.
Asena: Annem Handler, yani eski annem bunu omzuna dikti. Takip ipi deniliyor. Beni çağırıyor.
Grace: Peki bundan kurtulmanın bir yolu varmı tatlım?
Asena: Bildiğim kadarıyla yok.
Asena Grace ile konuşurken Five olanlara kulak misafiri olmuştu.
Five: Şu Handler nerdeymiş bi öğrenelim bakalım...
Evettt bir bölümün sonuna daha geldik biliyorum fazla aksatiyorum ama yeni bir hikayeye de başlayacağım bu yüzden aksayabilir. Takip ipini hatırlayanlar çıkar mı alcemy of souls tan.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Number 8\The Umbrella Academy
Fanfiction"Asena? ailen neden böyle bir isim koydu acaba?" "Bilmiyorum." "Şu taraftan gidelim ozaman." "Ordan da 3 kere geçtik Klaus." "Noldu lan burda!?" "Five duvara yapıştı Diego" "Dalga geçeçeceğinize yardım edin!"
