3

61 5 0
                                        

Asena da diğer 7 kardeşi gibi bir koltuğa oturdu ve sessizce beklemeye başladı. İlk soruyu Klaus sordu.

Klaus: Evet şimdi sen bizim yeni kardeşimiz misin?

Asena: Bunu kaç defa söylemem gerekiyor bilmiyorum ama, evet.

Luther: Pekâlâ, adın ne?

Asena: Asena.

Five: Annen baban falan yokmu? Nerden geldin?

Asena: Biraz kaba oldun ama neyse. Nerden geldiğim sizi alakadar etmiyor geldim işte bir yerden.

Five: Ne yani yılan deliğinden falan mı çıktın. Ayrıca hani kardeşimizdin? Kardeşler birbirinden sır saklamaz?

Asena: Adı üstünde, üvey kardeş.

Klaus: Asena? İsminin anlamı ne? Çok güzel bir isim.

Asena-Ben: Dişi kurt.

Klaus: Ben? Sen nerden biliyorsun?

Ben: Okuduğum bir kitapta görmüştüm. Öz Türkçe bir isim miş. Ailen neden böyle bir isim koydu acaba?

Asena: Bilmiyorum.

Diego: Gücün ne peki?

Asena: Aslında birden fazla gücüm var. Suyu kontrol edebiliyorum. Telekinezi yapabiliyorum ve ışınlanma. Sizin şu kısa pantolonda olandan.

Five: Kısa pantolon mu!? Sen kendine bak!

Asena: Ne varmış bende seve seve bakarım.

Five:Bir anda çıkıp ben sizin yeni kardeşinizim diyen aptal bir kızsın. Daha güçlerinin olup olmadığı bile belli değil!

Asena: Kanıtlamamı ister misin? Ha istersen seni boğmaktan zevk duyarım!

Luther: Çocuklar abartmayın!

Five: Bırak Luther, eminim güçleri bile yoktur.

Asena: Benden günah gitti.

Asena elinde bir su kümesi oluşturdu. Ve Five'ın başında bir yuvarlak olacak şekilde sabitledi. Five artık ne kadar istesede kurtulamazdı. Asena'nın niyeti Five'a bir ders vermekti. Nede olsa fazla kibir iyi değildi. Ama diğer kardeşleri buna pek izin vermedi. Ve Asena'yı engelledi. En azından gücü olduğunu kanıtlayabilmişti.

Vanya: Five! İyimisin?!

Five: İyiyim Vanya.

Allison: Five hakettin ama. Sana iyi bir ders oldu.

Klaus: Fazla kibir iyi değildir. İyi bile yaptı kız.

Five: Daha geleli bir gün bile olmayan bir kızı bana mı savunuyorsunuz? Delirdiniz heralde?

Asena: Bence gayet sağlıklılar.

Five: Pekâlâ pekâlâ, ben gidiyorum ne hâliniz varsa görün.

Diego: Sen ona bakma, o hep öyledir.

Asena: Belli oluyor. Eee sorgulamanız bitti mi??

Vanya: Sanırım evet?

Asena: O zaman bende gidiyorum. Size iyi eğlenceler.

Klaus: Çok güzel kız. (Sessizce.)

Asena: Teşekkür ederim Klaus! (Uzaktan bağırdığı için ünlem koydum)

Klaus: Nasıl duylu lan o beni?!

Asena: Ben iyi duyarım Klaus!

Klaus: Bence zihin falan okuyor.

Asena: Hayır okumuyorum!

Klaus: Pekâlâ sustum.

Asena: İyi edersin!

Asena sorgulamadan kurtulabilmişti. Şimdi ise ışınlanma üzerinde alıştırma yapmalıydı. Zamansal sıçramalar da iyiydi fakat, uzaysal sıçrama saniyesini 4,56 dan 2 ye düşürmeliydi.

Zamansal sıçramalara komisyondayken annesinin isteği üzerine çalışmıştı. Göreve giderken yanına bir çanta alır ama kullanmazdı.

Komisyonun ona kattığı tek şey buydu sanırım. Ha birde acı eşiği bayağı yüksekti. Komisyonun ona kattığı bir diğer şey de buydu.

Asena  yaklaşık 2 saat çalıştıktan sonra yorgun düştü ve uyumaya karar verdi. Yarın Pazartesiydi. Kahvaltıdan sonra ders göreceklerdi.

Sabah saat 9.05:

Genç kız uykusundan komodinin üzerinde çalan saati kapatarak uyandı. Erken kalkmayı hiç sevmezdi, uyandırılmayı da.

Zar zor yatağından doğrulan kız sallana sallana banyosuna gitti. Yüzünü yıkayıp kuruladı, ve formasını giymek için geri odasına döndü. Formayı üzerine geçirdi, ama sıra kıravata geldiğinde işler yolunda gitmedi.

Kız kıravat bağlamayı beceremezdi. Dün bir şekilde halletmişti ama bu sefer halledemedi. Yapacak birşey yok diye düşündü ve karavatı yatağına fırlattı. Aslında bunun için büyük bir ceza alabileceğini biliyordu fakat, o zaten ceza almaya alıştıktı.

Asena'nın anlatımından:

Aşağı indiğimde salonda Allison vardı yanına gidip oturdum.

Allison: Asena? Kravatın nerede?

Asena: Bağlayamadığım için takmadım.

Allison: Bunun için ceza alabilirsin!

Asena: Biliyorum.

Allison ben konuştuktan sonra hemen yerinden kalktı. Bir hışımla yukarı çıktı. Yaklaşık 2 dakika sonra da elinde bir kravatla geri döndü.

Allison: Bu seferlik benimkini al daha sonra geri verirsin. (Kravatı bağlıyor.)

Asena: Pekâlâ teşekkür ederim.

Allison: Önemli değil. Hadi masaya geçelim, babam birazdan gelir.

Asena: Olur.

Allison: Bu arada bana All diyebilirsin. Herkes öyle diyor.

Asena: Tamamdır All.

Yazardan:

Allison Asena'yla beraber masaya geçdi, diğer kardeşleri de oradaydı. Beraber babalarını beklemeye başladılar.

Reginald 2 dakika içinde gelip çocuklara yemeğe başlamaları için izin verdi.

Kahvaltı her zaman ki gibi sessiz sedasız geçti....

629 kelime yazmışım şu an için fazla bile. Yazım yanlışım varsa kusura bakmayın. Şu anda yazı stilimi oturtmaya çalışıyorum bu yüzden bölümlerde değişebiliyor. İyi okumalarrrr.

Number 8\The Umbrella Academy Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin