4 Bedel

2 0 0
                                        

Şu an öğlen vaktiydi. Babam, beni 'geleceğin şefi' olacağım için bana yeni şeyler öğretmek adına beni bir yere götürüyordu.

"Eğitime devam edeceksin Krista."

Tamam bu fazla ani olmuştu.

"Anlamadım?" O daha hızlı yürümeye başlayınca ona ayak uydurdum.

"Dediğimi duydun."

"Ragnar'a olanlardan sonra bile mi?"

"Evet Krista, o gün olan artık her neyse onu kontrol etmelisin."

"Ben yapabilir miyim, bilmiyorum. Birinin canını daha bilmeyerek yakmak istemiyorum."

"Biliyor musun, aslında başta sana Ragnar'ı eğitmen olarak sunmamalıydım. Çünkü o sıpa sana yumuşak davrandı." dediğinde adımlarını durdurdu ve devam etti. "Sana gereken acımasız bir eğitmen." Gözleri arenaya döndüğünde bende aynı yere baktım.

"Magnus mu?!"

"Ta kendisi." dedi babam gururla.

Ağzım açık kalmıştı. Hoşlandığım adama kılıç ve çekiçle hunharca saldırmamı bekliyordu benden!

"Neden o olmak zorunda?"

Omuzlarını kaldırdı. "Seninle başa çıkabilen biri gerekiyordu." dedi ve gitti. Gitti! Ağzım açık bir şekilde kalakaldım.

"Gelmeyi düşünmüyorsun sanırım?"

Yavaşça arenaya girdim.

"Eğitmenim sensin yani?"

Kaşlarını kaldırdı, "Evet senin de gördüğün gibi."

"Baya, baya sensin?"

Kollarını önünde birleştirdi ve öne doğru hafifçe eğildi. "Çok mu üzüldün?"

"Mutlu olmam mı gerekiyordu? Hem senin katılacağın seferler falan yok mu? Onlara gitsene sen."

"Emir büyük yerden olunca, sana bile eğitim vermek zor değil. Ben sadece verilen emri uyguluyorum. Büyütme yani." Bunu söylerken suratında tek bir ifade bile yoktu. Kendini bu şekilde kontrol edebilmesi korkunçtu. Ayrıca ne demişti o. Büyütme yani mi?

"Büyüttüğümü nereden çıkardın? Ne yani meraklı mıyım sana ben? Hah! İstemiyorum ben seninle eğitim yapmak falan odaklanamıyorum bile bak konuşup duruyorsun!" Saçmaladım. Evet , büyük saçmaladım.

"Odak probleminin çok konuşmamla alakası olduğunu düşünmüyorum," dedi yüzüme doğru eğilirken. Titriyordum resmen. Kahrolası hormonlar! "Yanılıyor muyum?" Dedi ve dudağının kenarı kıvrıldı gibi oldu. Güldü mü o?

Biri beni çimdiklesin.

Kararlıydım, bu sefer soğukkanlılığımı - umarım- koruyacaktım. Bu sefer ben ona yaklaştım. Gülümsemesi yavaş yavaş dinerken, "Yanılıyorsun, Magnus. Ah yoksa her fırsatta bana yaklaşarak sana karşı olduğunu sandığın duygularımı mı kullanıyordun? Bu çok alçakça olurdu. Eğer öyle bir şey olsaydı tabi." Bu sefer gülen bendim.

Tamamen geri çekilerek bana bir balta fırlattı. Evet lanet olası adam, BUNU YAPTI! 

Eğer anlık refleksle kafamı sağa yatırmamış olsaydım, kafam yerine koca bir boşluk olurdu.

Kendime geldiğim anda, "Ne yaptığını sanıyorsun sen!?" dedim ses tonum fazlasıyla yüksekti. Üzerine doğru yürüyerek ona yumruk attım. Yani attığımı sandım. Kolumu tutup sırtım göğsüne yapışacak şekilde çevirdiğinde sinirden çıldırmak üzereydim.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Aug 04, 2025 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

ANKAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin