15.Bölüm

112 9 20
                                    


Yb geldi yb geldiiiiiiğğğ ağağağağğağağğ

Aklımda bir bok yok ama yapcaz birşeyler

Yerime geçer geçmez bana seslenildi kim diye baktığımda eunwoo ydu.

*Jimin benimle gelsene bi.*

Gitsem en fazla ne olabilirdi ki? Sikcek hali yokya.

Yoksa öylemiydi?

Kafamla onaylayıp çocuklara birazdan geliceğimi söyleyip ayağa kalktım.

O önden ben arkadan gidiyordum, yani kolumdan çekiştiriyor desek iyi olurdu. Nereye götürdüğüne baktığımda çadırların ordan uzak bir yere gidiyorduk, yaktıkları ateş bile burdan uzaktı, acaba nereye götürüyor du.

Biraz gerilmedim değil yani sizde olsa sizde gerilirsiniz çünkü lisenin başlarında sizden hoşlanan sonra o hoşlantısı takıntıya dönse, sürekli size çıkma teklifi etse sizde rahatsız olursunuz dimi?

Tam ona nereye gidiyoruz diyecektim ki durduk, nerdeyiz diye baktığımda küçük bir ev gibi - kulübe desek daha iyi olur- bir yere getirmişti. Evin(?) dışı böyleyse içerisi nasıldır acaba.

Bana dönüp gülümsedi ama bu gülümseme biraz garipti, aldırış etmedim bende ona güldüm. Kapıyı açıp içeri girdik. Çok güzel ve sade bir yerdi, duvarları beyaz ve kahverenginin karışık olduğu bir renkti, eşyalar gri ve beyazdı , mutfak salonla birleşik önünde küçük bir masa vardı (nasıl açıklıyacağımı bilemedim aw) Biraz daha ilerleyip incelemeye devam ettim.

Evi (?) incelemeyi bitirip arkamı döndüm. Eunwoo ya baktığımda elinde kadeh ile bana yaklaşıyordu. Anlamaz bakışlarla ona baktım, ne demek istediğimi anlayınca boğazını temizleyip konuşmaya başladı.

"Şey aslında bu nasıl desem şimdi bilemedim. Sadece senle biraz vakit geçirmek istedim o yüzden buraya getirdim seni."

Yalan... hepsi yalandı, hepsi aynı hepsi...

Kafamı sallayıp elindeki kadehi alıp salona ilerledim. Koltuğa oturup biraz daha etrafa bakındım, ona dönüp baktığımda oda bana bakıyordu. Tamam bu biraz rahatsız edici birşey.
Ona gülümseyip bir yudum aldım ve konuşmaya başladık.

...

Kaç saattir burdayım bilmiyorum. Bildiğim tek şey eunwoonun benim üstümde olması ve benim hiç birşey yapamamamdı. Nasılmı oldu bu şerefsiz beni buraya sikmek için getirmiş, o içtiğim şeyede artık ne koyduysa haraket edemiyor vücudum yanıyordu.

Beni koltuğa itip üstüme çıkmıştı direk boynuma yönelip öpmeye başlamıştı. Hem öpüyor hem ısırıyordu. Bu işlemi biraz daha sürdürdükten sonra kafasını boynumdan kaldırıp bana bakmıştı. Ben ise ona iğrenir bakışlarımı yolluyordum, şuan bile kendimi pis hissediyordum.

Keşke diyorum keşke onla gelmeseydim ama salaklık bende sana takıntılı olan biriyle niye gidiyorsun ki salak kafam salak.

Yavaş yavaş beni soymaya başlamıştı , üstümda ağırlık varmış gibi kıpırdayamıyordum. Altımda boxerımla kalmıştım. Kafasını tekrar boynuma gömüp öpmeye ve yalamaya başladı, yavaş yavaşta boynumdan aşağı göğsüme doğru ilerledi. Göğüs ucumda durup emmeye başlamıştı. Ben napıyormuyum? Çaresizce ağlıyorum ve bağırıyordum ama malesef ki sesimi duyan yoktu ama bir umut bir umut bağırıyordum. En sonunda bağırmaktan sesim kesilmişti.

...

Kendimi okadar pis hissediyorum ki ne kadar banyo yapsam bu pislik gitmeyecekti üstümden ama bir umut yoongiyi beklemiştim belki beni merak edip gelir diye ama gelmedi. Ama ben bekledim 1 saat 2 saat 3 saat... Bekledim gelmedi. İçime kaç kez boşaldı bilmiyorum, en sonunda içimden çıkıp koltuktan kalktı ama ben değil.

Tekerlekli sandalye | Yoonmin | ✓TAMAMLANDIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin