𝙸̇𝚈𝙸̇ 𝙾𝙺𝚄𝙼𝙰𝙻𝙰𝚁
Geno gene boş mekanında oturup bir şeyler düşünüyordu. Bu onun günlük yaptığı tek şeydi.
Yani kısmen- Reaper'ın onu rahatsız etmesi dışında ve şuan o rahatsız etmediği zamandaydı. Bir süredir görmemişti tırpanlı patates torbası kılıklıyı. Geno, işi hakkında pek detaylı bir bilgisi yoktu. Bazen işi esnasında gördüğü ilginç olayları Geno'suna anlatır, Geno da sadece dinlerdi.
Her çiftin bir normali vardı ve bu onların normal vakit geçirişleriydi. Geno'nun fikirlerini duymak ölüm tanrısının hoşuna gidiyor olsa gerek ki Geno konuştuğunda ona ayrı bir özen gösterirdi.
Ölüm tanrısını uzun zamandır tanıdığını düşünüyordu, onunla bir çok şeyi yapmıştı bu boşlukta.
Birçok şeyi
Hiç utanmadan Geno'yla flört edip ona rahatça dokunabilmesi 'sinir bozucuydu'
vücudunun tepkisi daha sinir bozucu
kendi sesi ve arzuları da
ve onu istemesi de
Göğüsünde kesik yarası olan iskelete göre hepsi sinir bozucuydu. Ama yok, kabullenemiyor olmasından dolayıydı bunlar!
Ama kabullenmese de Reağer'ın ona dokunduğu şekilde vücuduna dokunduğu gerçeğini değiştirmezdi buuu.
Biz ölüm tanrısına dönelim en iyisi.
Ölüm tanrısının işini kardeşine devretme zamanı yaklaşmıştı. İşi hiç bir canlının kaldıramayacağı kadar ağır bir yük kaldırıyordu. Canlı olan her şey ondan korkar, onu görmemek için her şeyi yapardı.
Acımasızdı, kimi zaman kurtarıcı kimi zaman kişilerin ve ardında bıraktıkları için en kötü sondu. Ama yine de uzun yıllardır yaptığı tek işiydi.
Herkes ondan korkardı.
Ayy biri hariç. Tahmin ettiniz değil mi? O mekana takılı kalmış Geno. Reaper işi bitince bazen yaşam tanrısının yanında vakit geçirirdi ya da Geno'nun yanında kaytarmaya devam ederdi.
Bazı göt beyinli canlılar yüzünden ölülerin sayısı ani bir artış kazanmıştı, endişelenmeyin dengeyi bozacak kadar değildi ama kaytaramıyordu sadece.
Şu sıralar zaten yoğundu ama kardeşi uzun çalışmasını övmüş ve şu birkaç saatlik işini ona bırakabileceğini söylemişti.
Reaper elinde tırpanıyla Geno'nun bulunduğu ekrana ışınlandı, sevdiceğini göreceği için mutluy--
"MMggh~~" Geno'nun ani inleme sesiyle irkilmişti Reaper. Yanlış koda gelmemişti değil mi? Hayır aynı Geno idi.
Geno'nun onu farketmesi ufak bir kaç saniye sürmüştü ama bacaklarını kapatmak için yeltenirken Reaper yaklaşıp durdurdu onu.
"Bana da hoşgeldin Geno~~" Reaper'ın bir it gibi sırıtışı artmış ve bir tık beklenmedikle karşılaşmıştı.
"Reaper?" Geno'nun sesi kırılmış ve gördüğüne inanamamıştı. Yaklaşan Reaper'a sarılmamış ama onu sıkı sıkı tutmuştu. Geno'nun onu özlediğini söylemesine gerek yoktu,zaten bedeni ölüm tanrısına aşırı dürüsttü.
"Lütfen..." Ölüm tanrısı, sevdiceğinin yalvarışını işitince gülümsemiş ve yavaşça aralarındaki mesafeyi kapatmıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Boştan Seçmeli Sanscest Oneshot'lar
Historia CortaSıkıldıkça veya öylesine bazıları istek aldığım bazen de ilham perimin yüzüme sıçtıklarıyla yazdığım bir oneshot kitabı, büyük ihtimal sanscest dışına çıkmayacağım. Pek bir açıklamaya gerek yok aslında. Ve ayrıca yaşın küçükse sorumlulukların hepsi...
