⚠️🔞°Kustard°🔞⚠️

66 6 35
                                        

    𝙸̇𝚈𝙸̇   𝙾𝙺𝚄𝙼𝙰𝙻𝙰𝚁   

Gene beraber takıldıkları bir günün öğlen saatleriydi. Tek sıkıntı evreninin hem kodu bozulmuş hem de resmen bir silgiyle silinmiş gibi duran kısımları vardı.

Fell kısmen yıkılmış evrenine sanki çok uzaklara bakıyormuşcasına bakıyordu. Evreninin içine sıçılmıştı ve ağzından bir laf çıkmıyordu. Bizim orijinal Sans de onun sessizlik seansına katıldı.

Aralarındaki sessizliği bozmadılar, Fell büyük ihtimalle kafasındaki düşüncelerle boğuşuyordu.

İnk'in zamanında 'Unutmayın resetler korkutucu olabiliyor, oyuncular korkutucudur ama yaratıcılar daha beterdir. Bir silgiyle her şeyi silip kafalarına göre takılıp her şeyi yapma güçlerine sahipler, farkında olmadan onların istediklerini bile yapıyor olabiliriz hem-- Ne diyodum en son?' lafları zihninde canlandı.

Haklıydı. Fell' in evreni bozulmuş ve bunu kim bilir hangi hikayenin amacı için yapmışlardı? Tek bozulan şey evreni değil sinirleriydi de aynı zamanda. Yaratıcılar iğrenç diye düşündü Sans. O bunları düşünürken Fell kardeşiyle yaşadığı evin önüne gelmişlerdi ama evleri depremdeki enkazlara benziyordu. Bazı yerleri silik bazı yerleri bozuk...

Fell yerdeki bir taşa tekmesini geçirip

"Bunu yapan sikik orospu çocuğunu bulduğumda geberteceğim onu! İnsan nerede?! EN GEREKLİ OLDUĞU ANDA-"

"Hey kemik kafa, bunları yapan belki hala yakınlardadır. Çok bağırman kemiklerine yararlı değil bilirsin."

"KES SESİNİ! Ne bok yiyeceğim ben şimdi?!"

"Şu Ink denen iskelet bize yardımcı olur, ha ne dersin?"

"Sikeyim SİKEYİM BÖYLE İŞİ"

sinirle başka bir tekme sallayıp sonra Sans'e döndü.

"Yolu göster götü kemikli."

Fell'in lafı üstüne Ink'in olabileceğini düşündükleri yerleri gezmiş en sonunda Dream'e rastlamışlardı.

Dream hafif gülümseyip

"Şuan Lust evreninde olduğunu varsayıyorum. Ben olsam biraz beklerdim. Bir süre benle kalıp bir şeyler iç--"

"İşimiz var. O ruhsuz herifi bulabilmek için kaç dakikadır uğraşıyorum! Şu siktiğimin evrenine götür bizi."

sinirli sesi Dream'in sesini keskin bir kemik gibi kesmişti.

"Çayı Ink'in yanından geldikten sonra onun kemiklerini sakinleştirmek için içebiliriz."

diye sırıttı Sans, o derken yanındaki sinirli kırmızı iskeletten bahsettiği belliydi.

Dream onları istediği evrene bırakmış tam olarak nereye gitmeliler diye detaylı bir şekilde anlatmıştı, her ne kadar Fell sabırsızlansa da.

Pozitiflik Prensi yanlarından ayrılınca dedikleri şekilde bara yönelmişlerdi. Evrenin nasıl bir bok çukuru olduğunu içeri girince anlamışlardı.

Etraf ağır bir kokuyla doluydu sanki uzun süre solursan anında sarhoş olabilirmişsin gibi derdim ama Fell bunları takacak biri değildi. Kapıyı zaten kırarcasına açmıştı.

Boştan Seçmeli Sanscest Oneshot'larBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin