"lütfen gidelim"

32.3K 3.5K 5K
                                        

"En son kiminle öpüştün?"

Jungkook alayla gülmüş ve bakışlarını gerilen Mingyu'a çevirmişti. Ne üzücü, aşık olduğu Taehyung hyungu onunla öpüştüğünü kesin bir şekilde öğrenecekti. Taehyung'un gözlerinin içine baktı. Bu cevap onu Mingyu'dan soğuturdu belki. Kendisinden soğutma ihtimalini yok saydı o an için.

"Mingyu."

Yuvarlaktaki çoğu kişi şaşırırken Mingyu utanmış bir şekilde başını eğmişti. Taehyung ensesindeki ağrının daha da arttığını hissederken birden vücudunu saran sinirle dişlerini sıktı. Minicik bir ihtimal yalan diye düşündüğü olay doğruydu demek.

Gözleri birkaç saniyeliğine kapanıp temaslarını keserken damarları belli olan eliyle şişeyi tutmuş ve hızla çevirmişti. Şişe başka bir ikili arasında durduğunda Taehyung olduğu yere sığamıyor gibiydi.

Mingyu'a sinirli miydi? Bilmiyordu. Jungkook'a? Kesinlikle. Aslında Mingyu'ya da sinirliydi. İkili oynuyordu. Kendisiyle flört edip Jungkook'u mu öpmüştü? Bu gerçeklik kafasını geriye atmasına sebep olduğunda Mingyu göz ucuyla kendisine bakmıştı.

O da Taehyung öğrendiği için gerilmişti. Sarhoşken bir anda olmuştu ama Taehyung bunu bilmediği için ne düşünüyordu acaba? Jungkook karşısındaki manzarayla bir an ortamdan kopup afalladı. Yeni yeni fark ediyor gibiydi.

Taehyung sinirlendiğinde ya da gerildiğinde yaptığı gibi kafasını geriye atmış boş gözlerle tavanı izlerken Mingyu telaşla ona bakıyordu. Bu Jungkook'a... Karşısında kavga eden bir çift gibi hissettirdi. Çift gibi...

Jungkook ise üçüncü kişiydi sanki.

Aniden midesi çalkalanırken kaşlarını çattı ve bulanıklaşan bakışlarını kucağına eğdi. Yutkundu zorla. Her yere saldırmak istedi bir an. Yakıp yıkmak, belki o zaman rahatlardı.

"Ah, hayır."

Namjoon kardeşinin öptüğü San'la birlikte yüzünü buruştururken Soyeon kızarmış, San gizlice gülmüştü. Şişe bir kez daha çevrildi, Taehyung ve Mingyu'nun arkadaşı arasında durdu. Arkadaşı soruyordu.

"Taehyung sunbaenim, doğruluk mu cesaret mi?"

"Doğruluk."

Taehyung boğuklaşan sesiyle konuştuğunda çocuk Mingyu ile göz göze gelmiş ve dudaklarını birbirine bastırmıştı. Tabii ki arkadaşı için önceden konuştukları bir soruyu soracaktı.

"Daha önce birini sevdin mi, sevdiysen ne oldu?"

Bu oyunu oynamak hataydı belki de. Taehyung kısılan gözleri çatılan kaşlarıyla yavaşça sallanan şişeye gözlerini diktiğinde gerçekten hiçbir yere sığamadığını hissetti. Bu sorunun da bilerek sorulduğunu anladı, kalkıp kimseye bakmadan gitmek istedi.

Jungkook soruyu duyduğu gibi heyecanlanırken yutkunmuş, Taehyung'u izlemeye başlamıştı. Çok geçmeden göz göze geldiklerinde midesi heyecandan kasılıp duruyordu.

"Çok sevdim, o sevmedi, yalan oldu."

Taehyung'un kırgın sesinin yansıdığı gözleriyle verdiği cevap kalbinin aniden sıkışmasını sağlarken Jungkook'un bir kez daha bakışları buğulandı.

Jungkook koca bir yalandı artık Taehyung'a göre.

Mingyu bu cevapla ne hissedeceğini bilemezken titrek bir nefes aldı. Ne anlama geliyordu şimdi bu? Unutamadığı biri mi vardı yoksa çoktan silip atmış mıydı? Şişe çevrilip kendisinde durduğunda ortama döndü.

Taehyung bakışlarını Jungkook'a tüm suç sende der gibi bir bakışla diktiğinde etrafı unutmuşlardı bir an.

Tüm suç senin, bizi yok ettin, bizi bu iğrenç duruma düşürdün.

who is he |taekookBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin