35.BÖLÜM

13.8K 554 58
                                        

Bugün gözlerimi hummalı bir sabaha açmıştım. Annem tarafından -yine- yatağımdan alelacele çıkarılmış ve işlerin bir ucundan tutmaya yönlendirilmiştim. Dün akşam işten geldikten sonra geç olmadan uyumuştum ama yine de gözlerim hâlâ uykuya ihtiyaç duyuyordu. Fakat bunun bir önemi yoktu, annem günü başlatmış ve uyku hayallerimi sonlandırmıştı.

"Bir şey unutmayalım Defne,"diye telaşla dolaşan annemi her şeyi aldığımıza ikna edemiyordum. Hem bana kontrol et diyor hem de emin olmak için arkamdan kendisi kontrol ediyordu.

"Unutmadık anne." Piknik için alacağımız her şeyi babama vermiştim ve çoktan arabaya yerleştirmişti bile.

"İyi hadi çıkalım o zaman,"diyerek kapıya yönelen annemi gördüğümde derin bir oh çektim. Evden bir çıksak gerisi daha rahat geçecekmiş gibi hissediyordum.

Piknik kadromuz fazlasıyla genişti. Biz ve Neriman teyzelerin dışında Cerenler ve Azra ablayla annesi Hafize teyze de geliyordu. Kalabalık ve eğlenceli bir piknik olacaktı. En azından öyle umut ediyordum.

Kapıdan çıktığımda bizimkiler evin önünde arabalara yerleşiyorlardı. Bizim arabaya doğru yaklaşırken Hafize teyzelerin bizim arabaya geçtiğini görünce duraksadım. Bana yer kalmamıştı. Ben nereye geçeceğimi düşünürken koşar adımlarla yanıma gelen Pelin kolumdan tuttu. "Bizim arabaya gelsene, sana yer ayırdım."

Kararsız kalarak anneme yaklaştım. Annem benim bir şey söylememe gerek kalmadan durumu anladı. "Sen Pelinlerle gel kızım,"dedi. Sevindiğimi belli etmeden usul usul başımı salladım. Pelin'le birlikte onların arabasına doğru ilerledik. Murat Amca şoför koltuğunun yanındaki yerde oturuyordu. Neriman Teyze de hemen onun arkasına geçmişti. Pelin ortaya geçerek bana cam kenarını bıraktığında ben de arabaya binip yerime oturdum.

Neriman Teyze tebessüm ederek beni selamladığında ben de ona gülümseyip bakışlarımı önüme çevirdim. Yanımda oturan Pelin kulağıma doğru eğilerek fısıldadı. "Abimin senin bizimle geleceğinden haberi yok, bakalım görünce ne tepki verecek."

Söylediklerini duyunca uyarır şekilde kolunu dürttüm. "Sussana Pelin!" Kısık sesle ona kızmaya çalışırken pek başarılı sayılmazdım. "Biri duyacak şimdi!" Hadi Neriman Teyze biliyordu bir yere kadar idare edebilirdim ama Murat amcanın öğrenmesine hiç hazır değildim.

"Tamam tamam, sustum!" Kollarını göğsünde bağlayıp sahte bir küskünlükle geriye yaslandı Pelin. Ben de bakışlarımı camdan dışarıya çevirdim. Gözlerimin Poyraz'ı aradığını inkar edemezdim. Herkes etraftaydı ama bir tek o yoktu sanki. Benim görmek istediğimse sadece oydu.

"Yanlış tarafa bakıyorsun Defne,"diyerek beni dürten Pelin'e döndüm. "Seninki bu tarafta." Başıyla benim baktığım yönün tersini gösterdiğinde Poyraz'ın arabaya doğru yürüdüğünü fark ettim.

"Hani susmuştun sen? Bir de seninki diyorsun!" Kaşlarımı çatmış Pelin'e bakarken umursamazca omzunu silkti. Bu kız niye bu kadar rahattı?

Camdan dışarıya başımı çevirerek gözlerimin aradığını bulmasını sağladım. Poyraz hızlı ve büyük adımlarla arabanın yanına gelip kapıyı açarak sürücü koltuğuna yerleşti. Bu esnada hiç arabada kim var kim yok diye bakınmamıştı. Sadece kendi ailesinin olduğunu düşünüyor olmalıydı.

Direksiyona geçtiğinde fısıltıyla besmele çektiğini duydum. Ardından emniyet kemerine uzandı. Kemeri bir miktar çektikten sonra aniden durdu. Başını hafif cama doğru çevirip derin bir nefes aldı. Saniyeler içinde arkasına döndüğünde benimle göz göze geldi. Tuttuğu emniyet kemeri elinden kaymıştı. Bakışlarına yerleşen şaşkınlık gülümsememe sebep oldu. Her hali çok tatlıydı.

PAMUK ŞEKER (Mahalle Kurgusu)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin