Minho bir süre sustu derin bir sessizlik oldu sessizliği bozan bir kurşun ve çığlık sesiydi.
Minho: NARA!
Jeongin'den bir kahkaha sesi geldi. Kurşun Nara'nın ayağının dibine gelmiş ama yaralanmamıştı.
Jeongin: Tam bir bebeksin Lee Know bu kadar korkak olma kardeşimi öldürürken bu kadar korkak değildin
Nara bağlı olduğu sandalyede kıpırdanıyordu. Anlık aklına gelen fikirle cebindeki küçük bıçağı çıkardı. Bu bıçak birisi ona zarar vermesin diye Minho vermişti. İlk başta bu bıçağı vediğinde Nara saçma bulmuştu ama şimdi işe yarıyordu. Bıçakla yavaş yavaş kesmeye başladı. Minho ipin kesildiğini görmüştü.
Minho: Foxin ister misin kardeşinin yanına gitmek
Jeongin: Ben pek zannetmiyorum benim kardeşim cennette gitti ama ben cehenneme gidicem kardeşim ve ben denk değiliz o bir melek ben ise senin yüzünden olmuş bir canavar!
Minho: Benim yüzümden ha! benim yüzümden!... Kendi çevirdiğin işlerin sorumlusu neden ben ölüyorum Jeongin?
Jeongin: Bana adımla hitap etme Lee Know o kişi çoktan öldü sadece Foxin yaşıyor Jeongin yok BİTTİ O ÖLDÜ ANLADIN MI?
Nara ipin tamamını neredeyse kesmişti. Hızlı hareketlerle ayağa kalktı ve Jeongin'in başına sandalyeyi geçirerek bayılttı. Gerisi kendisi için de karanlıktı. Gözlerini kendi odasında yatağında açtı. Başı çok ama çok ağrıyordu.
Nara: Minho ben neredeyim?
Minho içeri elinde bir tepsi ile geldi.
Minho: Evindesin güzelim
Sungill: Hyung ablam uyandı mı?
Minho: Evet uyandı
Nara şaşkın gözlerle bakıyordu.
Nara: Bana ne oldu en son eve geliyordum sonra biri beni bayılttı ve kaçırdı
Minho: Hayır öyle bir şey olmadı... Sen ek mesaj yapmaya restoranta gittin bende seni merak edip restoranta gittim gittiğimde sen yorgunluktan bayılmıştın bende seni eve getirdim
Nara: Bir rüya gördüm herhalde
Aslında hiçbiri rüya falan değildi sadece Minho Nara'yı kandırıyordu. Nara ise daha anın şokunda olduğu için inanı vermişti. Çok geçmeden Minho'nun telefonu çalmaya başladı.
Minho: Efendim Hyunjin
Hyunjin: Nara ne oldu uyandı mı?
Minho: Evet uyandı
Hyunjin: Şükürler olsun dikkat et ona
Minho: Demesende dikkat ederim ona
~1 Yıl Sonra~
Nara şu anda lise son sınıf idi. Artık çalışmıyordu Hyunjin ve Chan ile beraber yaşıyordu. Derslerine çok ama çok yoğunluk vermişti. İstediği meslek her ne kadar yüksek puanlı olmasada yüksek puanından dolayı belki daha iyi bir üniversite de tamamlar eğitimini. Bu da ona gelecekte bir avantaj sağlardı. Sungill şu anda lise 3. Sınıf idi. Minho ise bir yandan okuyup öbür yandan ise kiralık katildi. Jeongin'i çoktan öldürmüştü ya da öyle düşünüyordu.
Nara: Oppa yine mi sen hazırladın kahvaltıyı
Chan: Evet ben hazırladım sen bu sene derslerine odaklanmalısın... Bu arada sana bir süprizim var
Nara: Nedir?
Chan: Annemler gelecekmiş
Nara: Gerçekten mi çok özledim teyzemleri Hannah'da gelecek mi? Lütfen gelsin
Chan: Merak etme gelecek başımın belası bak baştan uyarıyorum geçen seferki gibi yaparsanız bozuşuruz
Nara: Geçen sefer ne yapmıştık ki
~3 Yıl Önce~
Nara ve Hannah ikisi beraber bir kek yapmışlardı. Herkes keki çok beğenmişti tabi Chan hariç çünkü Chan'ın kekinin için çiğ yumurta ve acı sos dökmüşlerdi. Hızlarını alamayıp Chan'ın kafasına un dökmüşlerdi bunlarda yetmeyip uyur iken saçlarını kesmişti.
~Günümüz~
Nara: Hah şimdi hatırladım ama çok eğelenceliydi
Chan: Ben sizin oyuncağınız mıyım ya!?