9

3K 89 361
                                        

Tuna'dan

"Lan anlamıyorum, hadi sen daha ergen bir Genç'sin iki üç bardağa sarhoş oluyosun, lan kazık kadar adam nasıl çabucak sarhoş olabilir? "

Yekta'nın omzuna başımı yaslamış bir şekilde Alaz'ı dinlerken, son dedikleriyle birlikte gözüm tekrar doldu.

Canım dünkü gibi acımıyordu ama ilkimi piç bir mafyaya vermiş olmak zoruma gidiyor du.

Dün taksi deki amca hiç konuşmadan evime getirmiş para dahi almadan beni eve bırakmıştı. Giderken daha çok genç olduğumu illaki hatalar yapabileceğimi söylemişti.

Fakat yine de koyuyordu. "Ulan Alaz tamam. Daha da ağlatıcaksın Tuna'yı. Zaten ağlaya ağlaya helak oldu. Biz buraya onun kafasını dağıtmaya geldik, ağlamasını sağlamaya değil. "

Konuşan Meriç'a dönüp "Ama Meriç ilkimi verdim ben! " Hıçkırarak ağlamaya başlayınca Yekta kendisine çekip sıkıca sarıldı.

"Al işte" Diye bağıran Meriçi duymama rağmen tepki vermedim.

Ne kadar ağladım bilmiyorum ama, evin kapısının açıldığını sonra içeriye "NERDE BENİM KUZUŞUM! " diye bağırarak içeriye giren Asena'yı görüp koşarak sarıldım.

Bana sıkıca sarılıp. "Oy oy benim yavru kuzuşum. Ağlama artık. Bir şey yok, burdasın bizimlesin her zaman bizimle olucaksın. Her şey iyi olucak. O yüzden ağlama artık hm. Aşkım daha çok gençsin, ha vermişsin ilkini ha vermemişsin ne fark eder. Tamam mı o yüzden sakin ol. "

Derin nefesler alıp ona daha sıkı sarıldım. "Ya bir gündür yanındayız, bir türlü susturamadık. Daha geleli beş dakika olmadı susturdu ya. "

Asena, Yekta'ya gülüp "Ne sandın cerraaaam" Dedi. Yekta ile Alaz göz devirirken, Miraç ve ben kahkaha atmıştık.

Bu kızın bahar sevgisi biraz fazla hayatına işlemişti. Asena bana bakıp "ha kuzuşum gel kendine şöyle" Diyince yine kıkırdadım.

Asena Meriç ve Alaz'ın kuzeniydi.

"Hadi artık bu orospunun kafasını dağıtmaya gidelim. " Elime geçen ilk yastığı Meriç'e fırlattım. Piç sırf biriyle yattım diye orospu diyodu bana.

Yastıktan kaçıp sırıtarak bana baktı. "Hadi hadi hazırlanın bara gidelim. " Hepimiz birden "MERİÇ" Diye bağırınca oflayıp kendini yere atıp tepinmeye başladı.

"Ya içmeye değil dans etmeye gidelim. Hem ben bu orospuya güvenmiyorum zaten. Vermeyi alışkanlık yapabilir. "

Bu yastık yerine yerdeki terliğin birini kafasına atıp tutturmamla bu sefer ben sırıttım. O acıyla inlerken Yekta "Eğer hiçbirimiz içmezsek bencede sıkıntı olmaz. Tuna ağrın varmı. "

Kafamı iki yana salladım. "E gidebilir o zaman." Diyerek ayağı kalktı Asena.

Giyinme odamdaki, kendi dolabını açıp bakınmaya başladı. Alaz benide yerden kaldırıp yerde hâlâ drama queen'lik yapan Meriç'ın üzerinden geçirdi.

Arkamızdan "Lan üzerimden geçmeyin kısa kalıcam salaklar! " Diyen Miraça karşınkahkaha attım.

Yanımızda "Sanki çok uzun piç" Diye mırıldanan Yekta ya kahkaha atarken gözlerimde ki yaşları sildim.

Hepsi kendi dolabının önüne geçerken. Tebessümle onları izledim. Hemen moralimi yerine getirmişlerdi. Orta okulda tanışmıştım onlarla. Sonra bu arkadaşlığımız kardeşliğe dönmüştü.

Annem, babam, abim, ablam, kardeşim olmuşlardı. Birbirimize ölümüne bağlıydık ve asla bırakmıycaktık.

Asena bana göz kırpıp "Hadi kuzum hadi giyinsene ya. Bak bunlar beklemez seni haberin olsun. "

NUDE/BxBHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin