14

1.8K 57 26
                                        

Tuna'dan

Bazen kendimi kaybolmuş  hissediyorum. Ama nereye kayboluyorum bilmiyorum. Yalnız değildim, ama çok yalnız hissediyorum. Mutsuz değilim ama çok mutsu hissediyorum.

Neden böyle hissediyorum? Bilmiyorum..

Yekta, Alaz,Meriç, Asena... Hepsi benim kaybolmalarımı biliyordu. Ve defalarca psikolojik destek almam gerektiğini söylüyorlardı.

Haklılardı ama değillerdi. Şuan da kaybolmuş durumdayım. Ama bu kaybolmamın diğer kaybolmalarımdan bir farkı vardı.

Arkadaşlarım Kaybolduğumu fark etmemişler ve anlamamışlardı.

Ve ben bu sefer neden kaybolduğumu anlamıştım.

Yutkundum. Karşımdaki sarışın adam gözlerimin içine hiç utanmadan veya herhangi bir çekinme tepkisi göstermeden bakıyordu.

Karşılık vermekte oldukça zorlanıyordum.

Çünkü onun yüzünden kaybolmuştum.

Ve bu sefer...bu kaybolmayı sevmiştim?

Beni buraya çağırdığında şaşırmıştım, çelişkide kalmıştım, gerilmiştim ve heyecanlanmıştım.

İlk kez kaybolmayı sevmiştim.. Bu tehlikeli miydi. Büyük ihtimalle evet.

Herneyse.. Önümdeki anlaşma ile yutkundum.

Onun tek amacı Tuğçe olmadiğını anlamıştım. Sırf Tuğçe için bir anlaşma yapması garip olurdu.. Ve komik?

Anlaşma bütün imkanlarımı, haklarımı, geleceğimi, geçmişimi, bedenimi, benliğimi, beni onun ellerine bırakıyordu.

Bu imzayı attığım taktirde Tuğçe ile istediğimiz şekilde konuşabilecektik.

Ama o da, ben de bu anlaşmada Tuğçe'nin sadece ortadaki yem olduğunu biliyorduk.

Anlaşmanın Tuğçe ile alakası yoktu.

Ve ben bunu bile bile kendimi bu herife vermeyi, bu kağıt parçasını imzalamak istiyordum.

Bu herif her yanıma geldiğinde muthaç bir çocuğa dönüyordum.

Kendimi yalnız, kimsesiz, evsiz bir çocuk gibi hissediyordum.

Düşüncelerim beni boğuyordu. Kimsenin bakışını umursamayan ben, onun gözlerine dahi bakamıyordum.

Bakarsam kayboluyor, güçten düşüyor,muhtaç gibi hissediyordum.

Bunu kendime yapmayı sevmemiştim.

İstersem imzalamayı red edebilirdim. Ve Tuğçe ile konuşmaya devam edebilirdik.

Ama içimden bir parça... -Belkide kaybolduğumda kendimi bulduğum yer?- Beni imzalamam için dürtüyor, soğuk terler boşaltmamı sağlıyordu.

İtiraf etmem gerekirse... O gün onunla yattığımda zevk aldığımı biliyorum.. Ağladığım şeyin bakireliğimi kaybetmemden dolayı olmadığını da biliyordum.

Eğer kabul edersem... Aynı duyguları yaşabilir miyim? İlk kez bir acı bana zevk verebilir mi?

Ellerim ile yüzümü kapattım derin bir nefes aldım

"Zamanın tükeniyor, imzayı at veya atma. Önünde iki seçenek var. Karar vermek bu kadar zor olmamalı."

Göz devirdim. O kadar kolay sanki amcık. Götünü veren sen olmuycaksın.

"Bir şartım var"

"Şart koymak için fazla alt bir konumda değil misin? "

Dişlerimi sıktım. "Bu anlaşmayı Tuğçe'yi bahane ederek yaptığının  ikimizde farkındayız! Yani o yüzden,Şart koymak benim de hakkım. "

Yutkunup konuşmaya devam ettim."Herkes.. Tuğçe dahil, bizi sevgili sanacak. "

Kahkaha attı. "Neden böyle bir şey yapayım? " "Çünkü o zaman imzalamam gerizekalı! "

Elini sertçe masaya vurdu. "TUNA! "

Sikik... Gene başladı...

"Ben imzalayıp sana bedenimi sunayım sen hiçbir şey yapma! Oh ne alâ! "

Yarramın başı, tamam ufaktan sana bağlandık diye de mal değiliz!

Yani... Sanırım?

Öhöm.. Neyse devam Tuna. "Sadece bunu istiyorum ya! Sadece sevgili zannedicekler bizi. Bu kadar"

Sigara dumanını yüzüme üfledi. Yüzüm buruştu ama bir şey demedim.

"Tamam."

Amk. Yarım saat düşünüp bunu mu dedin? Tm en havalı sensin Barlas.

Yarrak ya.

Kalemi elime aldım. Ananı.. Harbi imzalıyorum..

Aha harbi imzaladım. Sakin ol... Sakin ol... Ee şimdi napçaz.. Göt git ya elden lâ.

Kafamı kaldırıp ona baktım. Kağıdı aldı dosyanın içine koydu. Ayağa kalktı.

"Artık tamamen benim malımsın"

Göz devirdim.. Tamamen değilimdir ya.. Yok yok.. Değilim.

Birde kolumdan tutup kendine çekti. Kendi masasına oturtup sertçe dudağımı ısırmaya başladı.

Ağzımdan yüksek bir inleme kaçtı. Siktir... Dudaklarımı parçalıyordu.

Dudaklarımı öpmek yerine ısırmaya devam ederken ellerim omuzlarını sıktı.

Nefesimin kesilmesi ile kafamı geri çektim. Ama eliyle yanaklarımı tutup geri kendine çekti. Dilini ağzıma sokup talan etmeye başladı

Ciddi, ciddi nefessizlikten gözüm kararınca omzuna vurdum. Ama umursamadı.

Kalçam bir masada yükselip geri iniyor, ellerim gömleğinin üzerinden tırnaklarını omuzlarına batırıyordu.

En sonunda çekilmesi ile öksürdüm. Ağzım kapanamadı.

Dudaklarımız arasında oluşan salya köprüsünü dudağımı yalayıp kopardı.

Hafif kızarmış yüzüm ile ona baktım. Simli glosum onun dudaklarına bulaşmış, her yerine yayılmıştı.

Dudağımı yaladım.

"Eşyalarını topla. Benim evime taşınıyorsun.. "

--------------------------------
Ve müzik başladığında... Her şey ortaya çıkar..
Müzik biterse rolüne devam edebilirsin...
--------------------------------

Bölüm sonu

Biraz uzun sürdü atmam biliyorum ama ilham gelmedi. Aklımda üç gidişat vardı. Ama saçma olur diye böyle bir bölüm yazdım.

Karışık bir şey bölüm oldu gibi ama zaten amacım bu. İlerleyen bölümlerde her bir 'ne alaka, çok saçma' cümlesinin cevabı gelecek.

Yani ölmezsem inşallah.

9. Bölüm 10. Bölümün önünde değil mi?

Ve lütfen oy atın ve yorum yapın.
Eğer gerçekten okunma çok oy-yorum az olursa sınır koymak zorunda kalacağım.

Yorumlarınız yazma hevesimi arttırıyor. İlham geliyor valla bak. Aşöamsmdldş
Her neyse yeter bu kadar dilencilik.

Keyifli okumalarrrr

----------------------
|Aaaannnyyyyrrr sundu!|
----------------------

NUDE/BxBHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin