uyandığımda evdeydim
derin bir iç çektim yataktan kalkıp bilgisayarın başına geçtim bilgisayardan "noah Cyrus" dan "july" şarkısını açtım dertlerimi yenmek için ne yapmalı amcamın odaya girmesi ile müziği kapattım
-wynne..
belime sarılıp beni kucağına aldı
-amca istemiyorum yeni uyandım
-ne zaman istedin ki
beni yatağa yatırdı ve belimdeki yaraya bastırdı devamını hatırlamıyorum bayıldım galiba
(4 yıl sonra)
bu gün debut yapacaktim yani çıkış yapicam artık stajım bitecek MS şirketinin bizim için hazırladığı yurtta kalacağız hayat daha farklı olacak artık zorbalanmayacagim taciz edilmeyeceğim bedenimdeki tüm sargıları çıkardım ve aynaya yansıyan goruntume baktım bandaj olmadan çok farklı duruyordum
merdivenden hızlı adımlarla indim. tam evden çıkacaktım ki amcamın seslenmesi ile amcamın yanına gittim.
-wynne.. çok büyük adam oldun artık..
beni görmeyi unutma sakın tamam mı?
belime sarılmaya kalkınca onu ittim.
-asla seni özlemiycem. senden hep nefret ettim. yüzünü görmek bile bana bir işkence.
amcam gülümsedi
-biliyorum.
-neden..
-ha?
-neden onca sene bana işkence yaptın..
ağlamaya başlayınca amcam yaklaşıp göz yaşlarımı sildi.
-babanla annenin neden seni hiç merak etmediğini düşündün mü?
-onlara ne olduğunu hatırlıyorum
-haah? demek hafizani yavaş yavaş geri kazanıyorsun.
-kazanmadım. anlattı.
-KİM?
(1 hafta önce)
odamda resim çiziyordum. elimdeki fırçayı su kabına bandirdim elimi geri çektiğimde annem ve babamın birlikte olduğu o fotoğrafı yere düşürdüm.
-olamaz... hayır..
ekranı kırılmıştı çerçeve param parça olmuştu.
ortalığı temizleyip resmi elime aldım.
-baba.. anne.. keşke burda olsaydınız. beni kurtarsaydiniz.
resmin arkasında yazılar olduğunu fark ettim.
anlamadığım bir dilde yazılmıştı. okumaya başladım.
-hortos lemas porta
el muhki el asa
ben bunları söylerken etrafta kırmızı bir ışık yayılmaya başladı
-imma korno lena
İMMA PATRO NESAA
son sözle birlikte ortalık sanki bir patlama olmuş gibi parladı. yüksek oranda parlayan ışık ile gözlerimi kapattım. gözümü tekrar açtığımda karşımda siyah bir ejderha vardı.
-hizmetinizdeyim küçük bey
-k-k-ko.. KONUŞAN EJDERHA?!
-ssshhhh!! amcan duyacak
-onu nereden tanıyorsun?
çok garipti bir ejderha ile konuşmak
-ister inan ister inanma ben babanın guclerinin kaynagiyim.
babam en güçlü büyücüydü dünyadaki en havalı insandı bu yüzden o burda olsaydı amcamı öldürürdü.
-burda olma nedenin okudugum sözler mi?
-evet efendim
-bunu babam mi yazdı
-evet efendim
-sey.. benim annem ile babam.. onlar nerede?
-haberiniz yok mu efendim?
-neyi bilmem gerekiyor?
-anneniz ve babanız öldü.
-tahmin etmiştim.. peki nasıl olduğunu gosterir misin?
-evet efendim
birden bire etraf bembeyaz oldu bir kapıya doğru uçuyordum kapı açılınca içeri girdim.
annem ile babamı gördüm. bu hissiyatı anlatamam. keşke onlara sarila bilsem
ben daha bebekmişim.
-simon wynne sana emanet ben yarışa gidicem biliyorsun. ona iyi bak. yemeğini eksik etme suyunu ver altını değiş ve en önemlisi sakin ona istemediği birşey yapma.
-tammaam beeeh. bilmiyoruz sanki. amma uzattin. sahi bu çocuk senin için gerçekten önemli mi?
-tabii ki de o benim oğlum.
-baba bende geleceğim!
abim. çok tatlı bir çocuk.
-tamam gel ama arabaya binmeyeceksin çok hızlı gidiyorum çünkü.
-tamamdır babacığım!
amcam; babam, abim ve annem evden çıkarken seslendi
-yuri!
babam arkasını döndü
-efendim?
-ben arabayı hazırlarım sen bebeğin altını değiş.
-tamam da sen de yapabilirsin bunu
-ama hemen altını görmek istemiyorum yeni yemek yedim. anlarsın ya.
-tamam hadi git hazırla arabayı.
babam simon'un omzuna elini atar.
-sana güveniyorum.
abim üzerine dondurma düşürmüş lekesi de annemin gözüne batıyordu
-hazir gitmeyecekken senin de üzerini değiştirelim ###
-tamam anne
annemin sesi.. melek gibi..
amcam hemen garaja gitti ve oradaki kullanacağı arabanın frenini kesti
-hepinizi.. hemde hepinizi mezara gomecegim.
ejderha burada devreye girdi
-devamını izlemek ister misin?
-neden freni kesti bunu neden yaptı?!
-cunku annene o da aşıktı ama annen abisini seçti.
-izlemek istiyorum.
annem ile babam aynı araçta ilerliyorlardi abim seyircilerin orda bekliyordu araba hızla ilerlerken annem ile babam birincilik ile yarışı bitirdiler.
ilerlemeyi durduramiyorlardı korku babamı sarıyordu annem ağlıyordu.olayi çoktan anlamışlardı.
-ogullarimi bırakmak istemiyorum. seni bırakmak istemiyorum yuri.
babam direksiyonyu bırakıp anneme sarıldı
-seni seviyorum Bella.
-bende sen-
araba ters takla attı annem o esnada kafasını çarpıp öldü.
araba sürüklenerek durdu
-wynne.. daha küçücüktü..
ejderi çıkıp ona soru sordu
-efendim oluyorsunuz beni başka bir bedene vermeniz gerek bu kişi kimdir?
-wynne..
-son dileğiniz benim için bir onurdur.
ejder gitmeden önce
-tanidigim en iyi baba sizdiniz.
ejder uzaklaşınca araba patladı ve babam da annemin peşinden gitti..
(günümüz)
-iste böyle amca..
-peki bana kızgın mısın?
-hemde çok.. keşke ölen sen olsaydin. abimi de benden aldın. onu bulacağım merak etme.
-biliyorum. bulacaksın.
-ben gidiyorum.
yanağımdan öptü
-gidebilirsin.
hemen MS şirketine doğru yola koyuldum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ParadoX
Teen Fiction⚠️ dikkat ⚠️ psikolojik sorunları tetikleyebilir hikaye tamamen kurgudur gerçek insanlarla hiç bir alakası yoktur iyi okumalar
