İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

13. bölüm

497 26 10
                                        

Selamm bebekleriim.

Okullar kapandı naptınız bakalımm.

Verdiğim sınır dolmasa da bölüm atmaya karar verdim.

Bölüme geçeliim.

^^^^^^
Darenin işi çıktığında gitmişti bende evi temizleyerek kendime kahve yapıp salonda oturmaya başladım.

Telefonum çalınca kimin aradığına baktım.

"Efendim görkem"
"Selam güzelim naber"
"İyii senden"
"İyi bende akşam poyrazın evindeyiz vakit geçirecez sende gel"
Dediğinde birkaç saniye düşündüm reddetmeyi seçerek
"Siz takılın pek havamda değilim ben"
Dediğimde
"İtiraz kabul etmiyorum akşam 6 gibi seni alırım" diyerek yüzüme kapattığında oflayarak telefonu masaya bıraktım.

Nedense pek gidesim yoktu.
Film izlemeye karar vererek televizyondan doğruluk mu cesaret mi diye bir film açarak izlemeye başladım.

Film bittiğinde tek olmamdan kaynaklı tırsmış olsam da saat 6'ya geldiği için hazırlanmaya odama çıktım.

Altıma paraşüt pantolon üstüme beyaz crop geçirerek saçımı taradım. Makyajı es geçerek aşağıya indim.

(Crop pek hoşuma gitmedi siz istediğiniz gibi hayal edin)

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

(Crop pek hoşuma gitmedi siz istediğiniz gibi hayal edin)

Görkem arayarak geldiğini söylediğinde dışarı çıkıp arabaya bindim sohbet ederken darene yazarak durumu söyledim.

Daren gitmemi istemese de artık çok geçti. Vardığımızda herkes gelmişti içeriye girdiğimizde sıla ayağa kalkara üstüme atladı. "Özledik be kızım" dediğinde gülerek "bende bende" diye konuştum.

Hepsiyle sarıldıktan sonra poyraza dönerek el uzattım. "Merhaba"dediğimde
"Merhaba" diyerek karşılık verdi.

Arda kenardaki içkiden uzattığında ona dönerek ne olduğuna baktım. Elindeki votka şişesini görünce yüzümü ekşiterek "hayır saol" dediğimde güldü.

"Ya ardaa ver şu telefonuu" diyerek çığıran doğaya dönerek "sende de ne ses varmış be kızım" dediğimde kuzey devreye girerek telefonu alıp doğaya geri verdi.

Poyraz alkol şişesine uzanarak saymayı bıraktığım bardağına alkol koydu.

Saate baktığımda 10 olduğunu görmemle şaşkınlık yaşadım. Her ne kadar zaman hızlı geçmiş olsa da içimdeki sıkıntı geçmemişti.

"Lavabo ne tarafta" diyerek poyraza döndüğümde ağzını yayarak "üst katta sağdan ikinci kapı" dediğinde merdivenlere yöneldim.

İşlerimi hallettikten sonra tam elimi yıkarken kapının açılmasıyla irkilerek o yöne baktım.

İçeriye giren poyraza şaşkınca bakarken "noluyor poyraz" dediğimde hiçbir şey demeden bana yaklaşmaya devam etti.

Ben tam geri adım atacakken belimi kavrayarak kendine doğru çekti. "Poyraz napıyorsun bırak beni" dediğimde yüzüme yaklaşarak "şşş sessiz ol" dediğinde beni tutan ellerinden kurtulamadım.

"Biraz eğlenmek istemez misin güzelim" dediğinde belimden yukarıya çıkan elleriyle gözlerim doldu. "P-poyraz bak kendinde değilsin lütfen bırak" diyerek uzaklaşmaya çalıştım.

Bırakmayacağını anlayınca tam bağırmak için ağzımı açmıştımki eliyle buna engel oldu.

Üstümde gezinmeye başlayan elleriyle çırpınmaya ve ağlamaya başladım. En sonunda boynuma değen dudaklarıyla donakaldım.

Durmamdan dolayı yanılarak ellerine gevşetince bunu fırsat bilerek ellerindem kurtuldum ve aşağıya koşmaya başladım.

"Mahvederim seni gece evine gelirim gel buraya" deyişini umursamadan salona indim

Ağlayarak salona girdiğimde "Kayra noldu sana" diye elifle herkes ayaklandı. Arkamdan "Kayra!" Diye seslenen Poyrazı umursamadan hızlıca telefonumu alarak evden çıktım ve hızlı adımlarla bilmediğim sokaklarda yürümeye başladım.

Çalan telefonuma baktığımda poyraz olduğunu görünce dinmek bilmeyen göz yaşlarım daha da arttı. Telefonumu kapatarak yürümeye devam ettim.

Gözlerim bildiğim bir yol ararken arkamdan gelen tanıdık sesle o tarafa baktım. "Ne işin var burda iyi misin" diyen arasa dolu gözlerimle baktım.

Kafamı hayır dercesine iki yana salladığımda derin bir nefes vererek  "gel hadi bin arabaya" deyip binmem için kapıyı açtı.

Arabaya binerek kemerini taktığımda Aras "ev adresini ver götüreyim" dediğinde poyrazın tehdidi aklıma geldi. Kısık çıkan sesimle "hayır eve gidemem" dediğimde Aras üstelemeden arabayı çalıştırdı.

Bir ebin önünde durduğumuzda arabadan inip kapımı açtı. Bana uzattığı elinden destek alarak kalktım ve eve girdik.

"Duş almak istermisin" diye sorduğunda gözümden akan yaşı silerek kafamı onaylarcasına salladım.

"Gel" dediğinde peşinden yukarıya çıktım. Onun odası olduğunu tahmin ettiğim yere girdiğimizde elime havlu vererek "banyo burası yatağa kıyafet bırakacam ben aşağıdayım" diyerek odadan çıktı.

Kısa bir duş alarak yatağa bıraktığı gri eşofman ve tişörtü giydim. Bana aşırı büyük olsa da idare ederdi. Saçlarımın nemini havluyla alarak aşağıya indim.

"Salona geç otur" diyerek gelen arasın sesine uyarak salona geçtim. Birkaç dakika sonra içeriye gelerek elindeki kahve bardağının birini bana uzatarak karşıma oturdu.

Kısık çıkan sesimle "teşekkür ederim" dediğimde cevap vermedi.
"Anlat bakalım noldu" dediğinde olanlar tekrar gözümde canlanmıştı ve gözlerim yine dolmuştu. Güçsüz durmayı, güçsüz gözükmeyi sevmesemde şuan güçlü durmak benim için epey zordu.

Her zaman tacize uğrayan bir kadın neden susuyor diye düşünmüştüm ama şimdi anlıyorum ki bunu yaşamadan kimse anlayamaz.
Sana bidaha zarar vereceği düşüncesi, adaletsiz bir ülkede yaşamak bunların hepsi büyük bir nedendi.

Belkide bu onca kadının yaşadığı şeylerin yanında bir hiçti ama hissettirdiği şeyler aynıydı.

Gözlerimi arasın gözlerine çevirdiğimde beni dikkatle incelediğini gördüm.

^^^^^^

Bitii.

Kısa bir bölümdü ama devamı gelecek.

Uzun bir ara oldu fakat yazmayı bırakmaya karar vermişken tatlı okurlarım sayesinde devam ettirdim.

O malum ve gıcık soruyu soralım öyleyse.

Daren mi? Aras mı??

Ben Aras karakterini daha çok seviyorum açıkçası.

Oy ve yorum kısmında size güveniyorum.

Bir sonraki bölümde görüşürüzz.

Yeni Okulum Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin