𝙏𝙚𝙭𝙩𝙞𝙣𝙜^^
Chanyeol'un, çiğnediği sakızı yere atması sonucunda telefonuna bir mesaj gelir. Chanyeol nereden bilebilirdi ki sakızın kurbanı olarak kendini tanıtan adamın dünyanın en ünlü şarkıcılarından birisi olacağını?
Chanbaek
Kaisoo
Woosan
Chanyeol elinde içtiği gazoz kutusu ile televizyonun yanındaki pencereden aşağıya bakıyordu. Gelen geçen bu yüksek apartman dairesinde onu göremediği için rahattı, gerçi insanlar onu görse de bir şey olmayacaktı. Sadece Chanyeol bu aralar fazlasıyla paranoyak olmuştu, markete bile gidemeyecek kadar.
Jongin onu arayıp topluca eve geleceklerini söylediğinden dolayı dudağını endişeyle ısırıp duruyordu, zaten az önce dudağının üstünü içtiği gazozun teneke kapağına kaptırmıştı ve morarmasına yol açmıştı. Şimdi de dudağını farklı yerlerden kanattığından diğerlerinin gözünde dışarıya çıkabilseydi kesinlikle birisiyle delicesine öpüşmüş gibi görünecekti. Bu düşünce otuz iki diş sırıtmasına yol açtı ardından pencereden ayrılıp koltuğa uzandı. Beklemekten başka bir seçeneği yoktu. Bilgisayarla bile oynayamayacak kadar telaş içindeydi.
Ya bir şey olduysa, ya Wooyoung denen piç benim adıma onları tehdit ettiyse? O zaman hayatımın anası sikilir. Gerçekler, gerçekler...
Çevik bir hareketle telefonunu cebinden çıkarttı ve rehbere girip Jongin'in ismini bulup arama başlattı. Ona kızacağından emindi çünkü böyle stresli zamanlarda aramaları Jongin hiç sevmezdi, ama başka seçeneği yoktu.
"Chanyeol çok konuşma kapıyı aç, asansöre bineceğiz şimdi" dedi Jongin telefonu açar açmaz. Chanyeol elindeki kutuyu kafasına dikti ve telefonu koltuğa fırlatıp elindeki boş tenekeyi çöpe atmak için mutfaka koştu.
"Orada mısın?" diye sordu Jongin bir anda. Hoparlörden dolayı sesini duyan Chanyeol geri salona koştu.
"Tamam, açıyorum" dedi Chanyeol ve aramayı sonlandırıp kapıya ilerledi. Tam açmak için yeltendiğinde kapı çok sert bir şekilde vuruldu. Refleks olarak geriye doğru adım attı ve birkaç saniye sessizce bekledi.
"Chanyeol, açsana kapıyı!" diye bağırdı dışarıdaki tanıdık ses. Bu ses Baekhyun'a aitti.
"Baekhyun!" dedi Chanyeol şaşkınlıkla. Ardından heyecanladı ve avuç içlerinin terlediğini hissetti.
"Bedenimin nesi var böyle?" diye sordu kendi kendine elini üstündeki kıyafete silerken. Ardından istemsizce ellerini saçına götürdü ve iyi göründüğünden emin olmak istedi yan tarafındaki yansımasına bakarak.
"Chanyeol!" diye bağırdı Baekhyun. Kapıya geçenki seferden daha güçlü bir şekilde vurmuştu ve kendine şekil düzen veren adamı yerinden sıçratmıştı.
Chanyeol tekrar kapının koluna uzandı ve bu sefer hiçbir aksilik olmadan kapıyı açtı. Açar açmaz ise kapının önündeki adam onun üstüne atladı ve sımsıkı bir şekilde kollarını bedenine sardı. Garip bir şekilde dostlar arasında sıkça olan normal hareket içini oldukça ısıtmıştı, karşılık olarak o da kendi kollarını Baekhyun'a sardı ve kafasını onun omzuna gömdü ve geçen seferde burnuna dolan o hoş süt kokusunu istemsizce içine çekti. Bu hareketinden dolayı kollarındaki küçük adam aniden sarılmayı bırakıp onu içeriye doğru ittirdi ve kendisi de içeriye girip hiçbir şey demeden koltuğa yöneldi.
"Çok mu özledin beni?" diye sordu Chanyeol gülümseyerek. Az önceki hareketi onu da şaşırtmıştı ama hoşuna da gitmişti. Baekhyun'un da hoşuna gittiğinden emindi çünkü yanakları çok hoş bir şekilde kızarmıştı.
"Ya ne demezsin, öl öl bittim" diye yanıtladı Baekhyun gözlerini devirerek. İçi kıpır kıpır olsa da bunu belli etmek istemiyordu.
"Bende özlemediğim kişilere hep sarılırım zaten" dedi Chanyeol ve koltuğun arkasına geçip oturan Baekhyun'un yüzüne doğru eğildi.
BURAYI ANLAMAYANLAR İÇİN NASIL OLDUĞUNU ÇİZDİM EĞİLMİŞ ŞEKİLDE HAYAL EDİN
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.