2.bölüm

28 9 1
                                        

Chun artık burdaki mesleğine alışmak zorundaydı.Avukatlıktan uzak bir iş yapacaktı. Ve onu en çok düşündüren şey ise kaçak bir adalet nasıl sağlanacaktı? Burda ki kariyeri geleceği için önemliydi. Sadece geleceği için de değil,babasına söz vermişti. Artık çalışmalara başlaması gerekiyordu. Bu karargâhtan sadece görev amacıyla çıkılabilirdi. Chun odasından çıktı ve büyük mekana geldi. Yufeng ordaydı onu bekliyordu.Aslında yufeng her ne kadar kafa dengi bir oğlan olsada işini soğukkanlılıkla ve aşkla yapan biriydi.Yeri geldiğinde aşırı ciddi olan bir savaş erkeğidi.Chun ilk geldiğinde bütün her yerini ezberlemişti oğlanın. siyah dalgalı saçlarını, açık kahve gözlerini, ve uzun boyuyla tam bir karizmatik eğitmen gibi gözüküyordu. Chun karargâhta ki hiç bir aleti kullanmayı bilmiyordu. Onun kullanabildiği tek şey silahtı. Babası onu küçük yaşta alıştırmıştı ve düzenli olarak poligonda atışlara giderdi. Bu durumu yufeng'e söylemeye karar verdi:" yufeng ben karargâhta ki hiç bir aleti kullanmayı bilmiyorum." Yufeng ise şu soruyu sordu:"Başka bir şey kullanabiliyor musun?"
Chun heyecanla atladı ve :"sadece silah kullanabiliyorum" dedi.

-"sadece silah mı?"
-"evet.Neden?"
-"Biz ateşli aletler kullanmıyoruz genelde.Burası çin ve burda ulusal aletlerimiz var"
-"silah kullansam olmaz mı?"
-"eğer ustasıysan kullanabilirsin ama bunu kesinlikle babama danışmam gerekiyor."
Dedi ve babasının yanına gitti.Ve döndüğünde ise yufengin elinde bir kutu vardı. Yufeng elinde ki kutuyu Chun'a uzattı: "Babam bunu sana hediye etti. Eski bir emanettir." Kutuyu açtığında ise Chun'un gözleri fal taşı gibi açıldı. Kutunun içinde kızıla kaçan gri bir silah vardı. Chun o kadar mutlu oldu ki kendini tutamadı ve zıplayarak yufeng'e sarıldı. Yufeng olan biteni anlamadı. Ama Chun'un mutlu olması onu da mutlu etmişti. İçerden yankılı bir ses geldi ve yufeng o tarafa doğru gitti. Chun olan biteni anlayamamıştı. Yufeng geri döndü ve "vakamız var hazırmısın?" Dedi. Eğitim almadan nasıl vaka gerçekleştirebilirdi?. Chun kendini bildi bileli her zaman soğukkanlı ve dövüş yapmayı bilen bir kızdı. Annesi onu prenses gibi yetiştirmek istese de her zaman babasının büyüttüğü gibi hırçın ve sert bi kız olmuştu. Chun kendine güvenerek "gidebiliriz" dedi ve silahını beline koydu. Hızlıca arabaya bindiler ve yola çıktılar. Yufeng arabayı sürüyordu ve bir yandan bana vakayı anlatmaya başladı: "Yakalayacağımız kişi bir mafya. Kadın ticareti yapıyor .Genellikle pekinde ki lüx barlarda takılıyor ve kadınları kendi mekanına çekiyor. 2 villası var villalara gidip kasalardaki kanıtları almamız gerekiyor. sana verdiğim elektroşok cihazıyla bir süre etkisiz hale getirebilirsin düşmanları. Ben mekana giriş yaparken sende mekanın arka girişinde olacaksın. Bana ayak uydur bu senin ilk görevin. Bu telsizi al ve tak kimse anlayamayacak." Chun vakayı dinlerken bir yandan silahına susturucu takıyordu. Mekana yaklaştıklarında ise Chun bir ötede indi. Dikkat çekmemesi gerekiyordu. Zhang olan bu mafya bu gece ölmeliydi.

(Chun Hei'nin ağızından)

Bu o kadar kolay bi görev değildi. Benim yapmam gerekenler gerçekten zorlayıcıydı. Telsizden bir ses geldi. Bu yufeng idi:" "içerdeyim"dedi.Bende cevapladım ve "Anlaşıldı" dedim. Hızlı ve sakin hareket etmem gerekiyordu. Mekan da korumalar vardı. Zhang denen mafya içerde V.I.P bölümünde oturuyordu. Ama yufeng oraya nasıl ulaşacaktı. En sonunda yufeng onları ilk kez görüp hayranlıkla üstlerine koştu ve " Aman tanrım bay zhang hayranınım lütfen! Lütfen bir imza atın!" diyerek sarılmaya çalıştı korumalar onu durdurdu. Ona çok yakındı ve bana komut verdi " 2. Villaya git. HEMEN!" neler olduğunu kavramıştım. Yufeng sarılma bahanesiyle içeceğine uyutucu toz koymuştu. İnsanlar yanlış anlayacak ve zehirlendiğini düşünecekti. Bunun üzerine ambulans gelecek ve sadece eve göndereceklerdi. Evde korumalar yokken ise benim eve girişim çok kolay olacaktı. Yufeng gerçekten çok zeki. Onun bu haline bayılıyorum. Villaya girişimi yaptım. Usul adımlarla ilerliyorum ve ambulans gelmeden kasayı bulmaya çalışıyorum. Arkamdan bir ses duydum ve koruma olduğunu anladım hemen dirseğimi boğazına vurup havadan bir tekme atarak yere düşürdüm ve yufengin bana verdiği elektroşok cihazıyla estkisiz hale getirdim. Bir sürü oda vardı hepsine baktım. Tek bir oda kalmıştı orası da kitliydi. Sanırım yapmam gereken şey saçımdaki tel tokayı kullanmaktı. Annem ise evdeyken anahtar kaybolduğunda bana tel tokayla açmasını öğretirdi. Ailemin bana bu konularda yardımcı olabiliceğini hiç düşünmemiştim. Tel tokayı saçımdan aldım ve açmaya çalışdım. Ama başaramadım. Bu çok sinirime dokundu. Evde kimsenin olmadığına emin olmak için evi inceledim ve ansızın bir tekmeyle kapıyı açtım içerde 2 tane kadın vardı. Ağızları bantlı kolları ve ayakları bağlıydı. Burası onun ofisiydi ve koltuğunun arkasında kasa vardı. Cebimdeki küçük kullanışlı bıçak ile kadınların iplerini çözdüm. Ağızlarında ki bantı aldığım zaman da kadınlar çığlık atmasın diye önce onları sakinleştirdim: " kızlar sakin olun ben burdayım kimse size zarar veremez" dediğim anda siyah elbiseli kız "arkana bak!" Diye bağırdı."Baktım ve düşmanlardan olduğunu anladım. İkimizde hareketsiz kaldık ve Ayaktaydık. Acı hissetmiyorum? Ne olduğunu anlamak için eğildim. Kızların ipini çözmek için kullandığım bıçak korumaya saplanmıştı. Koruma yere düştü. Kızlara gitmelerini söyledim. Gittiler ve bende yanlız kaldım. Kasayı açmaya çalışıyordum. Karargâhta kasanın şifresini kırmışlardı bu yüzden beni pek uğraştırmadı. Kasada ki bütün deliller elimdeydi. Kaçak pasaportlar, sahte kimlikler bütün sahte evraklar elimdeydi. Bunları aldım ve çıktım. Yufeng telsizden bana seslendi: " kara kızıl nasıl gidiyor?" Kara kızıl mı?:
-"yufeng hallettim buradan çıkıyorum zhang'ın bütün pislikleri elimde"

-"gayet iyi seni 2. Villaya gönderdiğim iyi oldu zhang'ı diğer villasına almışlar onu indirmemiz gerekiyor buluşalım"

-"sniper var mı?"

-"Ne!"

"Çatıdan vurayım diyorum!"

Diye konuşurken çarpıştık.
Belimden tuttu ve bir süre arayan gözlerle beni süzdü. Fazla yakındık Benim ellerim de onun göğüsüne doğru gidince ikimizde yerimizi kaybettik.İlk cümle benden çıktı:" yufeng ne yapmaya çalışıyorsun?" Diyemeden dudağıma yapıştı. Ve ikimizinde kapüşonunu çekti ben geri çekilmeye çalıştıkça o beni kendine çekiyordu yanımızdan koşturan şahıslar vardı. Şimdi anlamıştım neden böyle bir şey yaptığını. Geri çekildi ve gitmemiz gerektiğini söyledi. Koşarak zhang'ın bulunduğu evin karşısındaki çatıya geçtik. Çatı tam odanın karşısındaydı. Gözükmemek için yere yatmam gerekiyordu.Yufeng bana bir sniper getirdi ve odaklandım. Korumaların da gitmesiyke birlikte 2 saat aralıksız odaklandım. Yufeng oturmuş ateş etmemi bekliyordu. Yufeng'e bütün evrakları onun yanı başına koymasını söyledim. Yufeng yapamayacağını ve daha canlı olduğunu söyledi. Bende ateş ettim ve tam beyninden öldürdüm. Yufeng şaşırdı "Ananı s*keyim!" diyerek küfür etti . Polis sirenleri çoktan duyuluyordu. Tam polisler olay yerine gelirken evrakları çatıdan aşağıya doğru attım. Ve olay yerinden ayrıldık. Karargâha doğru gidiyorduk. Bu öpüşme olayının hesabını Yufeng'e karargâh'ta soracaktım. Lanet olsun bunu yapmak zorunda mıydı!

Gizli SaklıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin