KARŞILAŞMA

127 6 2
                                        

Selaamm askolarr nasilsinizzz

Kitabımı çizgi studioda da yayınlıyorum sizi oraya da davet ediyorummm.

&

Annemin bana seslenmesiyle kendime geldim, "Yaz dizilerinde ki kızlar gibi ne dalıyorsun,misafir getireceksin kızım!"

Bu evde cidden rahat yoktu,"zaten sizin yüzünüzden bir wattpad kızları gibi olamıyorum salın beni salın"

Bunu demem üzerine,"Sen mi wattpad kızı olacaksın abla hah! Gülelim de boşa gitmesin, doğru düzgün arkadaş ortamın bile yok" dedi Berra,

Nereden vuracağını biliyordu ama herkesle arkadaş olmak varoşluktur.

Berra'yı umursamayıp babama döndüm,"baba okullar tatil oldu bir süre falan ceydalarda mı kalsam hem stresimi atarım he"

Babam bu durumlarda biraz katıdır ama ceydayı tanıyordu bu yüzden şansımı denemek istedim,

"O bir süre nasıl bir süreymiş kızım?" Babamın bunu demesiyle şirin bir şekilde gülümseyip daha doğrusu çabalayıp,

"1 ay babacım" dedim ama demez olaydım babam bana öyle bir şekilde baktı ki 1 saniyelik süre de kafamda bir sürü senaryo kurdum.

Babam biraz sinirli ve düşünceli şekilde baktı,

Hemen anneme dönüp hareketler daha doğrusu annemin gözünde özürlü gibi hareketler yapıp yalvardım sessizce tabi canım annem bu 'şirin mi şirin' hareketlerine dayanamayıp araya girdi.

"Ay murat nolucak bırak kız stresini atsın hem kaç aydır evde çıkmadı doğru düzgün belki kendine gelir de bir damat getirir bize"

Ah anne ah o son cümleyi söylemeseydin iyiydi, "iyi tamam kızım ama aradığımda açıyorsun ve akşam 11 den sonra dışarı çıkmayın dikkatli olun"

Sevinç çığlığı 'bozayı gibi anırıp', " Tamam babacım zaten biliyorsun sevmiyorum bende akşam çıkmayı hem akşam çıkmak ne ya bilmiyorum öyle şeyleri be-" babam sözümü kesip,

"Tamam kızım ben anladım ben fikrimi değiştirmeden sus lütfen" dedikten sonra susup anneme yardım ettim kahvaltıyı hazırlaması için,

"kız ceydanın evine gideceğinize ceydayı da al bizim dağ evine gitsenize, duydum ki oraya ev falan kurmuşlar küçük kasaba gibi bir yer olmuş belki koca bulursunuz"

annem sırıtıp bunları söylerken düşündüm de koca kısmı hariç güzel fikir, koşup ceydayı aradım ona anlatırken bir yandan da sofrayı kurduk.

"Kızım ilk kez tek başımıza ev ve kafe dışında bir yere gidiyoruz çok heyecanlıyımmm" yerinde duramayan Ceydaya göz devirdim.

Bavulumu son kez kontrol ettikten sonra kalan bir kaç şeyi de yerleştirdim.

"Ceydacım gidiyoruz iyi, hoş tamam da ikimizde yemek yapmayı bilmiyoruz,ben aç mı kalacağım? En büyük sorun bu şuan da"

Ceyda benim vizyonsuzluğuma tepkisiz kalamayarak,

"kızım orada yemek alabileceğimiz bir sürü yer var sen onu bunu boşver de hazırlan bende uyuyorum yarın için dinç olmalıyım yarın büyük gün yarın namu-"

İçim şişti en iyisi uyuması yoksa patlıcam şimdi patlıcan gibi ehe:D bu şakayı yapmasam olmazdı.

"Tamam ceyda sus ve uyu lütfen daha fazla bu güzel kulaklarım senin o cırtlak sesini kaldıramayacak"

Ceyda tripli şekilde bana bakıp sonunda uyumaya gitti, bende eksik olup olmadığına baktıktan sonra yatağıma geçtim.

Hala o rüyanın etkisindeydim, abarttığımı düşünüyor olabilirsiniz ama size rüyamı düzgünce anlatayım.

~

Sınıfta Ertaş ile kol kola sarılmış şekilde oturuyorduk.

Yan sırada da bir kız vardı ve sürekli Ertaşa bakıyordu, sanki Ertaş ile aralarında birşey varmış gibiydi.

Rüyada olduğumu anlamıştım ama kendimi kontrol edemiyordum, o sırada annemi kapının önünde gördüm bana geç kalmamam ve bir an önce engel olmamı söyleyip elini uzatıyordu.

Ben hiçbir şey yapamadan bir anda uyandım. Uyanmadan önce gördüğüm tek şey ise annemin arkasındaki siyah kürklü, kırmızı gözlü kurttu..

~

Evet bir kurt gördüm, aslında kurtlarla alakalı çok kitap okurdum belki de bilinç altımda kalmıştı diye düşündüm ama o gözler varya o gözler hiç normal değildi..

Yorgun olduğum için daha fazla düşünmeden uyudum ama uyumaz olaydım...


Ormanda kalabalık bir ortamla birlikte ateşin etrafında oturmuştuk, herkes kendi arasında sohbet ediyordu.

Etrafta gözümü gezdirirken önce ki rüyamda gördüğüm kız ve Ertaşı gülüşerek konuşurken gördüm.

İçimde dolan garip bir kıskançlıkla onlara doğru yürüdüm," onun yanında ne yapıyorsun Ertaş birde gülerek sohbet ediyorsun onunla!!"

İçimde saf bir öfke vardı,"Bundan sanane hangi hakla karışıyorsun bana!" aynı sinirle bana karşılık veren Ertaş üzerine bağırıp," ne diyorsun sen o kızla olamazsın Ertaş!"

O sırada gözüm arkaya takıldı.. o kurt yine oradaydı ama bu sefer onun sesini duydum..

"Gittikçe geç kalıyorsun güzel eşim, geç kalmadan gel artık"

Onun hırıltılı sesi korkutucu olduğu kadar güven vericiydi ve bu güven..

Çok saçmaydı,ben daha onun sözlerini kavrayamamışken Ertaş konuşmaya devam etti.

"Sen geç kaldın o yüzden beni ve mühürlümü yalnız bırak!" Yalnız kalmak istiyor ha! Ne güzel- bir dakika mühürlüm mü dedi?! Ne oluyor lan burada..?

Mühürlüm mü...

Sıçrayarak uyandım ve o son sözü tekrarladım..

"Mühürlüm mü..??!!"

Delirdim galiba neler oluyor böyle?!!

&

Sıçtık Cafer bez getir hahshshdhdhf

Kocan elden gidiyii Elaaa uyan kızım uyann.

Biraz merakta bırakıyorum sizi ama uykum geldi ve şuan ilham alacak gücüm bitti boş bulduğum anlarda bölüm atmaya devam edeceğim.

Dikkat edinn üstünüze örtmeden yatmayın yoksa Ela gibi delirirsiniz hahshshshdhdh

Buraya da kurdumuzu salıyorum hahshdhdh kötü esprilerim için özür dilerimm bu arada OY VERMEYİ UNUTMAYINN

ERTAŞWhere stories live. Discover now