III

55 8 96
                                    

•

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Elime Beomgyu tarafından tutuşturulan kaleme bakıyordum eve geldiğimden beri. Bu kalemin bana nereden ve nasıl geldiğini kendi içimde çözmeye çalışıyordum. Böyle bir kaleme sahip değildim bunu biliyordum. Ama bir kalemin rüyamdan fırlayıp gelmesi de saçma geliyordu. Böyle bir şey nasıl mümkün olabilirdi ki?

Kaleme daha fazla bakmayarak masamın üstüne bıraktım. Sanırım biraz hava alsam iyi olacaktı. "Anne ben markete gideceğim, bir şey istiyor musun?" İçeriden ses gelmeyince salona doğru adımladım. "Anne?" Ses gelmemesi beni gererken koltukta oturan annemin yanına yanaştım. "Anne?"  Annem gözleri kapalı, ağzı açık kalmış, kafasını koltuğa yaslamış bir şekilde uyuyakalmıştı. Anlaşılan televizyon izlerken yorgunluktan bitkin düşmüştü. Annemin elindeki kumandayı alıp sehpanın üstüne koydum. Sonra annemi uyandırmayacak şekilde yavaş hareketlerle koltuğa yatırıp üstünü örttüm. Evin anahtarını, kulaklığımı, telefonumu ve cüzdanımı aldım ve ayağıma terliklerimi geçirerek dışarı çıktım.

Rastgele playlistlerimden bir tanesini açarak karanlık ve sessiz yolda yürümeye başladım. Gördüğüm rüya bir an olsun aklımdan çıkmazken üstüne bir de bu kalemi bulmam beni çıkmaz düşüncelere sokuyordu. Bu rüya ve gördüğüm şeyler ne anlama geliyordu?

Düşüncelere dalmış bir şekilde markete girdim. Atıştırmalık birkaç şey aldıktan sonra marketten çıktım. Elimdeki poşeti sallaya sallaya yürüyordum. Kulağımdaki müzik ve elimde salladığım poşet biraz da olsa düşencelerimi zihnimden uzaklaştırırken kulaklığımdan bile duyduğum tiz sesle birlikte yürüdüğüm yolda duraksadım. Müziği durdururken etrafıma bakınmaya başladım. Gözlerim ilerideki az katlı binanın tepesindeki karaltıya ilişince gözlerimi kısarak karaltıyı odaklamaya çalıştım. Karaltı yavaş yavaş kendini belli etmeye başlayınca gözlerimi büyüttüm. Sabah otobüste rüyamın etkisiyle gördüğümü düşündüğüm yaratık binanın hemen üstünde durup bana bakıyordu.

Yavaş adımlarla geriye doğru adımlarken yaratık kanatlarını açtı ve tekrardan etrafa kulağımı sağır edecek cinsten tiz bir ses çıkardı. Ellerim refleks olarak kulaklarıma gittiğinde binanın üstündeki yaratık süzülerek üzerime doğru uçmaya başladı. Panik halinde geriye kaçacağım diye ayaklarım birbirine dolandı ve yere düştüm.

Yaratık üstümden uçarken bana bir şey olacak korkusuyla kollarımı kendime siper ettim. Gerçekten korkuyordum. Gördüğüm bu halüsinasyon fazla gerçekçiydi.

Gözlerim üstümden geçip giden yaratığı aramaya başladı. Havada asılı kalmış gibi dururken hâlâ bana bakıyordu. Etrafta yardım edecek insan bulunmaması beni daha da çaresiz hissettiriyordu. "Ah, sikeyim gerçekten." Kendi kendime fısıldarken yaratık terar üstüme doğru süzülmeye başladı. "Hayır, hayır, hayır. Gelme lütfen." Kollarımı bedenime tekrar siper edip gözlerimi sıkıca kapattım. Sanki gözlerimi kapatırsam her şey geçecekti.

Aesthete :YeongyuHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin