Derya ve Gökçe hatunlara sarayı gezdirmişdi. Saray pek şatafatlı ve mükemmeldi. Hatunlar en güzel yerin bahçe olduğunu düşünmüştü. Bahçe pek bi genişti. Esas bahçe de sultan ve ailesi için oturaklar ve istirahet mekanı vardı. Yandada konuklar için kısım vardı. Büyük bahçede mükemmel bi küçük nehir vardı. Ve bir sürü farklı çeşit bitki. Hatunlar bu bitkilere bayılmışdı. Kısaca mükemmel bi saraydı.
Sultan Kılıçarslan ve Dündar bey kendi oğulları ile sarayın içini geziyordular. O sırada hanımlarla karşılaştılar:
-Emrinizle bütün sarayı gösterdim sultanım.
-Sizi akşam yemeyine davet etmek isterim. Bizimle yeyin.
-Nasıl buyurursanız sultanım.
Artık akşam saatleriydi diye direk yemek odasına geçtiler. Yemekleri beklerken baya eğlenceli sohbetler gidiyordu:
-Evet bu ülkeyi bir hale getirmek epey bi zor oldu. Tarihi çok kadimdir. Ama her daim seçilen sultanlar ülkeyi doğru yönetdiler. Muratımın da bunu yapacağına şüphem yoktur.
-Teşekkürler sultanım.
Ahmed Deryaya çok dikkat ediyordu. Ne zaman babası Muratı övse hemen garipleşiyordu Derya. Sanki Muratın sultan olmasını istemiyordu.
Murat ve Derya arasında 8 yaş vardı. Anlaşılan Derya doğduğunda Murat çoktan sarayla ilgili eğitilmişti. Muratın ona tam bi abilik yapamadığı aşikardı. Derya abisinden hiç haz etmiyordu. Her ne olduysa Ahmed bunu öyrenmeye kararlıydı.
Sultan ve Dündar bey konuşurken yemekler geldi. Yemekler dağıtıldı her şey hazırdı. Sultan Kılıçarslan yemekden yiyecekti ki Derya elini masaya vurup kalktı:
-Kimse yemesin!
Sultan ne olduğunu anlamamış gibi Deryaya baktı:
-Derya, kızım noldu?
-Yemekte zehir var sultanım.
Bütün masa aniden şaşkına döndü:
-Sen ne dersin kızım?
Derya ayağa kalktığı gibi yemekleri dağıtan kadının boğazına hançer dayadı:
-Sen ye.
-S-sultanım-
-YE DEDİM!
Deryanın bu sözüne kadın korkuyla sultana baktı:
-Derya yeter.
Murat abisi Deryayı uyardı:
-Öyleyse sen ye ağabey?
Murat bir şey demedi. Derya hançeri kadının daha da boynuna götürdü:
-Zehir katdın değil mi!?
-Sultanım...
-Kızımın dediğini yap hemen!
Kadın korkuyla yemeğe yakınlaştı. Yemek istedi ama yapamadı. Yiyemeden sultanın ayaklarına kapandı:
-Affedin sultanım!Affedin beni!
Derya bunu görür görmez emir verdi:
-Askerler!Zindana götürün!
Askerler gelip kadını zorla götürdüler. Derya önce abisine sonra babasına baktı:
-Verdiğim rahatsızlıkdan ötrü özür dilerim, Dümdar bey. Sizi böyle bi durumla karşılamak istemezdik. Aff buyurun. İzninizle...
Derya bunları deyip odadan çıktı. Bütün masa halkı neye uğradığını şaşırmıştı. Derya yemekte zehir olduğunu nasıl anlamıştı? Ve bu zehri kim koydurmuştu?
Sultan özür dileyip yerine oturdu. Dündar bey kısa sessizliyi bozarak konuştu:
-Kızınız pek zekiymiş, sultanım. Nasıl anladı zehir olduğunu MaşAllah.
-Öyledir benim kızım. Çocukluğundan beri bana pek düşkündür. Hep korur beni. Bu ilki değildi.
Ahmedin Deryaya olan hayranlığı her daim daha da artıyordu.
Yemekten sonra her kes odasına çekildi. Ahmed de odasına gidecekken bir manzarayla karşılaştı:
-İnşAllah bu işte bir parmağın yoktur ağabey!
-Sen aklını mı kaçırdın Derya?!
-Aklından neler geçtiğini bilmediğimi mi sanarsın!?
-Derya!Yetti gayrı!Ben senin ağabeyninim!
-Nedense bunun farkında olmayan tek sensin!
-Derya!Bir daha böyle konularda üsyüme gelecek olursan, babam duyacak bilesin!
-Beni tehdit mi edersin!?
-Derya!Aklınl başına devşir!Ben yatmaya gidiyorum.
Bunu deyip uzaklaştı Murat. Ahmed Derya ve Murat arasındaki ilişkinin berbat olduğunu anlamıştı. Ama ne de olsa babasını zehirleyemezdi bir evlat. Bu kadarını abartmış olurdu. Ama yine de onunla konuşmak istiyordu:
-Aff buyurun sultanım... bir mesele mi vardır?
-Sen de kimsin?
-Dündar beyin oğlu Ahmed bey.
-Ne istersin?
-Az evvel olanları duydum. Yardım ede bileceğim bir mesele var mıdır?
Derya cebinden hançeri çıkarıp Ahmedin boynuna tuttu:
-Sakın bana bulaşma!
Deyip gitti.
Ahmedin aklında olan tek bir soru vardı:
"Bu nasıl hatun?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Derya ve Ahmed
Historical FictionHikaye İldenizler ve Selçuklu devletlerinde yaşayan iki kişinin aşkını anlatır. Kitapdaki hiçbir şey gerçek değildir hepsi tamamen kurgudur. Ahmed:Eğer bir gün başka bi kadınla daha evlenirsem naparsın? Derya:İşte o zaman bana sultan dersin Ahmed...
