İbrahim kimdir?

2 0 0
                                        

3 sene önce...

  Gökberk obası huzur içerisindeydi. Hatunlar kumaş boyar, Alpler ders görür, çpcuklar oyun oynardı. Bunun yanı sıra Ahmed bey de kendi dostlarıyla savaşır ve eğlenirdi.

  Dostları İbrahim ve Hamza onu 10 yaşından beri yanlız bırakmazlardı. Yedikleri, içdikleri ayrı olmazdı. Mükemmel bir bağları vardı.

  İbrahim Ahmed beyi savaşta yenmiş ve gülüyordu:

İ:Bu gün gününüz değil anlaşılan beyim.

A:İşine bak İbrahim.

H:Beyimizi incitme, İbrahim. Daha yenilgiden çıkamamışdır.

  Ahmed bey gülerek Hamzaya baktı:

A:Bari sen konuşmayasın, Hamza. Geçen ikimiz de yenmedik mi seni?

H:Ayıp oluyor ama beyim.

  Gülüşmeler bittikden sonra yine sohbete başladılar:

A:Feride hatunla nasıl gidiyor, İbrahim?

İ:Beyim! İndi duyacak. Daha açılmadım ki.

H:Bak sen şu yiğide hele. Beyimizi yener, ama kadına açılmaya cesaret edemez.

  Tekrar gülüşmeler:

A:Ama böyle olmaz, tez bir vakit diyesin bence.

İ:Aman beyim, acelesi nedir?

H:Acelesi yoktur elbet. Ama senden evvel biri davranırsa o zaman düşünürsün.

İ:Davranır mı?

A:Allah bilir.

İ:Ama beyim...

  Bu sırada Feride hatun gelir:

F:Merhaba beyim, Leyla hatun gönderdi. Sanırım yine bir kısmet bulmuş...

A:Merhaba Feride hatun... Ben yokum de.

F:Anlamadım beyim?

A:Yokum ben. Hayde görüşürüz.

H:E ben de gideyim bari.

İ:Hay...

F:Ne oldu ki şimdi?

İ:Hiç. Nasılsın Feride hatun görüşmeyeli?

F:İyidir İbrahim bey, siz?

İ:İyi diyek iyi olak.

F:Çok güzel. Ben gideyim. İyi günler.

İ:A-İyi günler...

  Feride hatun gider. İbrahim bey de arkasından baka kalır. Bunu gören Hamza ve Ahmed yanına gelir:

A:Gene olmadı değil mi?

İ:Olmadı, beyim.

H:Sen bu gidişle daha çok şans kaçırırsın.

İ:Unutun gitsin. Ava gidelim mi?

A:Olur. Hem sen de bir az cesaret kazanırsın.

İ:Aşk olsun, beyim.

H:Ne bakarsın sen beyime, İbrahim? Daha kendisi gönül kaptırmaya korkar. Bir de senle dalga geçiyordur.

  İbrahim ve Hamza gülerek Ahmede bakar. Ahmed dd güler:

A:Ben daha biri bulamamışsam, bu benim hatam mıdır?

İ:Aramazsın ki, beyim.

A:Bırakın çene çalmayı. Hayde atlara!

İ-H:Emrin olur beyim.

  Alpler hızla atlara davrandı. Bir kaç saat içerisinde her şey hazırdı. Ve av için yola çıktılar.

  Ormanın derinliklerinde sessizlik hakimdi. Bu ormanda genelde moğollar olurdu. Ama bu saatlerde ortaya çıkmazlardı. Bu sebepten rahatca avlana bilirlerdi:

A:Göl kenarına inelim. Ceylanlar genelde orada olur.

İ:Beyim, burası moğol kaynar. Pek uzağa gitmesek mi?

H:Ne o? Korktun mu?

İ:Ne korkması...

A:Saçmalayın da gelin hayde.

Yolda giderken yollarının saptığını fark etmemişlerdi:

İ:Beyim burası göl kenarına epey uzaktır.

A:Doğru yol olduğuna emindim.

H:Beyim, dikkat!

  Yukarıdan gelen ok Ahmed eyilmeseydi, yüreğine saplana bilirdi:

İ:Allah kahr etsin! Pusu! Ben demiştim!

A:Hayde tez davranın! Çıkalım buradan!

Atları dördnala sürerek uzaklaşmaya başladılar. Ama moğolların iyi dövüşçü olduklarını biliyorlardı. Moğolların atdığı oklardan biri Hamzanın koluna isabet etdi. Ve o atdan düştü:

A:Hamza!

H:Gidin, beyim! Bu ok bana bir şey etmez. Ben oyalarım onları.

İ:Seni burada bırakcak değiliz, gardaşım.

  Ahmed ve İbrahim atdan düşerek Hamzanın yanına geldiler. Moğolların üstlerine atlamasıyla savaşmaya başladılar. Hamza da elinden geleni ediyordu. Asker sayı çoktu. Ama bizim oğlanlar çok iyi dövüşüyordu.

  Derken bir kılıç darbesi İbrahimin kalbine denk geldi. Ahmed bunu fark edip son kalan düşmanı da arkadan öldürdü. Hamza ve Ahmed İbrahimin yanına geldi:

A:İbrahim, gardaşım iyiyim de.

  İbrahim can çekişerek gardaşlarına bakıyordu. Kılıç kötü yere saplanmıştı. Bu sebepten öleceyini anlamıştı:

İ:Feride... hatuna... onu sevdiyimi... söyleyin.

H:İbrahim, hayır! Dellenme gardaşım. Onu sen söyleyeceksin.

A:İbrahim, olmaz! Hayır, olmaz!

  İbrahim gülümseyerek kelmeyi-şehadet getirdi. Ve gözlerini yumdu.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Dec 30, 2024 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Derya ve AhmedBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin