İçindeki derin kırgınlık onu yiyip bitiriyordu. Her ne kadar Madam Bo'yu sevse de öğretilerini hiçbir zaman istememişti. Kendine karşı, güçlerine karşı hiç güveni yoktu. Gücünü ilk kullandığı zaman onda öyle bir etki bırakmıştı ki; bebekliğinden beri güçlerini bir daha kullanamadı.Öz ailesi hakkındaki gerçekleri biliyordu, Madam Bo her şeyi ona anlatmıştı. Ailesi tarafından hiç sevilmediğini bilmek onun ruhuna öyle bir hasar vermişti ki, mutlu gözükse de özünde sürekli üzgündü.
Ailesinin bıraktığı o boşluğu Madam Bo doldurmuştu. Wei-Feng onu annesi ve en yakın dostu olarak görüyordu, başka arkadaşı bile yoktu. Sürekli onunla dalga geçen Kung Lao ve her zaman sakin olup güleryüzlü kalan Raiden da onun arkadaşlarıydı ama onları sadece lokantada görüyordu.
Eşyalarını toparlarken öyle derin düşüncelere dalmıştı ki odasına giren Madam Bo'yu fark etmedi bile...
Madam Bo, Wei-Feng'in kolunu cimcikledi. Wei-Feng olduğu yerde sıçradı "Madam Bo! Çok korktum!"
Madam Bo "Bu kadar dalmış ne düşünüyordun?"
Wei-Feng ne düşündüğünü ona söylemek istemiyordu "Lin Kuei'ye alışabilecek miyim? Bilmiyorum..." yalan söylüyordu, ama bu konuda da tereddütleri vardı.
Madam Bo gülümsedi "Zamanla alışırsın."
Wei-Feng kafasını salladı. Madam Bo kapıyı gösterdi "Geldiler." Dedi. Wei-Feng odasından çıkmadan son kez derin bir nefes aldı, kendine güveni yoktu fakat bunu belli etmek istemiyordu.
Madam Bo önden yürürken Wei-Feng onu takip etti. Restoranın dışına çıktıklarında onların gelmesini bekleyen iki tane Wei-Feng'in yaşlarında çocuk vardı. Biri turuncu kıyafetler giyiyordu, diğerinin ise gri tonlarında kıyafetleri vardı.
Madam Bo iki gencin arasına geçip turunculu olanı göstererek "Bu Scorpion..." grili olanı göstererek "...Bu da Smoke." Ardından eliyle Wei-Feng'i göstererek "Bu da Spectra."
Wei-Feng birden bire kendi seçtiği kod adından utandı. İlk defa Madam Bo dışında biri onun kod adını duyuyordu. Wei-Feng hemen başını hafifçe öne eğdi "Beni karşılamaya geldiğiniz için teşekkürler, Scorpion, Smoke."
Scorpion ve Smoke başını öne eğdi.
Scorpion "Çok geç olmadan gitmemiz lazım."
Smoke, Wei-Feng'e baktı "Bize yetişebilir misin?"
Madam Bo, Smoke'un omzuna vurdu "Onu ben eğittim tabii ki yetişecek."
Wei-Feng üzerinde bir ağırlık hissetti. "Hemen arkanızda olacağım."
Madam Bo, Wei-Feng'in sesindeki titremeyi hemen fark etti ama hiçbir şey söylemedi.
Yola çıktılar. Her an biri onlara saldırabilirdi, Lin Kuei'nin çok düşmanı vardı. Wei-Feng onları takip ederken çok fazla zorlanmadı.
Lin Kuei tapınağına vardıklarında ise dışarıda bir saniye durdular, ardından direkt tapınak girişine gittiler. Hem tapınak hemde tapınağın bulunduğu alan o kadar genişti ki Wei-Feng büyülenmişti resmen.
Tapınak kapısından ilk girdiklerinde onları karşılayan kişi Grandmaster ve Sub-Zero oldu. Wei-Feng hemen kafasını eğerek selam verdi.
Grandmaster "Lin Kuei'ye hoş geldin. Eğitimin sen yerleştikten hemen sonra başlayacak."
Wei-Feng "Teşekkür ederim!" Diyerek kafasını eğdi.
Grandmaster kafasını hafifçe eğip oradan ayrıldı. Smoke, Wei-Feng'in yanına yaklaştı "Odanı göstermemi ister misin?" Diye sordu. Wei-Feng, Smoke'a döndü "Olur! Teşekkürler!" Gülümsedi.
Scorpion da gülümsedi "Eğitimde görüşürüz o zaman, iyice dinlen."
Wei-Feng kafasını sallayıp gülümsedi. Smoke ona yolu gösterirken Wei-Feng onu takip etti. Tapınak o kadar büyüktü ki, yürü yürü bitmiyordu.
Smoke "İçine sindi mi?" Diye sordu birden, Wei şaşırdı "Nasıl yani?"
Smoke etrafa baktı "Burada olmaktan bahsediyorum."
Wei hala ne demek istediğini anlamamıştı fakat "Güzel, etrafı çok beğendim" diye cevap verdi.
Smoke gülümsedi "Burada vakit geçirdikçe daha çok seveceğine eminim Spectra!"
Wei birden irkildi, bu isime hiç alışkın değildi "Eğer kod isimle seslenmek bir kural değilse; bana Wei-Feng diye seslenir misin?" Diye sordu nazikçe, kabul edeceğini düşünmüyordu.
Smoke şaşırdı "Ah! Kod adını sevmiyor musun?"
Wei "İsmimi daha çok seviyorum."
Smoke "Pekala o zaman karşılıklı olsun, sen de bana Tomas diye seslenirsen, ben de sana Wei olarak sesleneceğim."
Wei şaşırdı, bu kadar sıcak bir karşılama beklemiyordu "Anlaştık o zaman Tomas!" Kocaman gülümsedi ve elini yumruk yaparak Tomas'a uzattı. "Anlaştık, Wei!" Tomasta kocaman gülümseyip yumruğunu uzattı ve yumruk tokalaşması yaptılar. Hemen sonra ikisi de o kadar fazla gülümsediği için utandı.
Daha yeni Wei'nin odasına gelmişlerdi. "Bundan sonrası sende, eğitimde görüşürüz."
Wei arkasındaki kapıya yaslandı "Görüşürüz!" Dedikten hemen sonra odasına girdi, küçük çantasını bir kenara fırlattı. Kendisini de hemen yatağa atıp yüzüne yastığı koydu. Kendi kendine sessiz bir çığlık attı. "Hiç kimsenin gülümserken bu kadar şirin olabileceğini bilmiyordum..." dedi kendi kendine, sonrasında kendi dediğine şaşırıp kendisini tokatladı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Smoke X Oc
FanfictionMortal Kombat evreninde geçen bir hikaye, Ana karakterimiz Wei-Feng.