İÇKİCİ BİR ADAM

8 3 12
                                    

Nereye gittiğini, yol onu nereye götürüyor bilmiyordu fakat takip ediyordu. Hislerinin onu yönlendirmesine izin vermişti. Doğru veya yanlış bir yola girmişti, arkasında bıraktığı bir sürü şey varken yola odaklanamıyordu bile...

Madam Bo ve Tomas onunla en çok ilgilenen insanlardı.

Madam Bo yıllarını Wei-Feng'i büyütmeye ve eğitmeye vermişti, onu bir evladı olarak görse de her zaman onu kendi halinin en iyisi olması için çok fazla çaba gösterdi, öğretebileceği her şeyi öğretti.

Tomas ise iki yıl içinde Wei-Feng'in hayatındaki en önemli insanlardan biri olmuştu. Hem yüzü güldüğünde onunla beraber güldü, hem üzüldüğünde onunla beraber üzüldü. Onun için çok kıymetliydi.

Son yaşadıkları güzel andan sonra böyle bırakıp gitmek hiç içine sinmiyordu, öyle ki kalbine ağırlık yapıyor, yola odaklanmasını engelliyordu.

Gittikçe yavaşladığını fark etti, motor biraz daha ilerledikten sonra durdu. Wei-Feng şaşkın şaşkın kaldı, nerede olduğunu da bilmiyordu.

Motordan inip etrafını iyice kontrol etti, ardından motora doğru baktı "Yakıtı hesaba katmamıştım..." diyerek eliyle kendi alnına vurdu. Birden kendini kaybedip yerdeki asfalta tepindi "Aptal! Tam bir aptalım!" İçindeki öfke ve kalbindeki ağırlık yavaş yavaş açığa çıkıyordu.

"Neden öylece onun emrine uydum!?! Gidip Madam Bo'ya danışsaydım!" Yere oturmuş, motoruna yaslanıyordu. Bacaklarını kendine çekip, kafasını kendi dizlerine yasladı "Ben tam bir başarısızlığım.."

Kendi kendine söyleniyorken, hava iyice kararmıştı. O kadar yorgundu ki orada kendi kendine söylenirken uyuya kaldı.

Kısa sürelik uykusundan onu uyandıran yüzüne dik dik bakan adam oldu. Wei gözlerini açar açmaz, tombik suratlı sakallı ona doğru bakan adamla göz göze geldi. Geri sıçradı, hemen ayağa kalkıp dövüş pozisyonu aldı "Kimsin sen?!"

Tombik adam gülümseyerek elindeki bira şişesinden bir yudum aldı "Hey hey! Sakin ol genç hanım. Amacım dövüşmek değil." dedi adam sakince, Wei-Feng adamı tanımadığı için ona inanmadı. Pek kötü niyetli birine benzemiyordu ama tedbirli olmak zorundaydı "Neden ben uyurken dik dik bakıyordun?!"

Adam "Yaşıyor musun diye kontrol edeyim dedim"

Wei-Feng şüphelendiğini gizlemeden adama doğru baktı "İnanmıyorum."

Adam arkasını döndü "Buraya en yakın köy 15 kilometre uzaklıkta, Fengijan ise 45 kilometre geride. Yürüyerek gideceksen diye söyleyeyim dedim."

Wei-Feng şaşkınlıkla geldiği yola doğru baktı "45 kilometre mi?! O kadar geldim mi?!" kız şaşırmıştı, dalgınlığından ne kadar yol ilerlediğinin farkında bile değildi. Fengijandan tam uzaklaşmamıştı bile ama adamın dediğine inanıvermişti.

Adam birden Wei-Feng 'e döndü "Ama Madam Bo'dan gelen bir misafiri öylece yollayamam."

Wei-Feng tekrar şaşırdı "Madam Bo mu?! Sen kimsin?!"

Bo'Rai Cho kocaman gülümsedi "Madam Bo'nun eski bir arkadaşı..."

Wei-Feng dikkatle adama baktı, ardından Madam Bo'nun anlattığı eski savaş anılarını hatırlardı "Bo'Rai Cho?"

Adam arkasını döndü "Tapınağım şuradaki ağaçlıkların arkasında, takip et. Motorun ile beraber."

Wei-Feng motorunu tutup, adamın peşinden yürüyerek ilerlemeye başladı. Adama dikkatle bakıyor, Madam Bo'nun onunla ilgili anlattığı şeyler anımsıyordu. İçkiye bağımlı ama onurlu bir savaşçı, ayrıca çok iyi bir dost.

Smoke X OcHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin