ACI GERİ DÖNÜŞ

9 1 21
                                    


Bir gece daha orada kalmak zorundaydılar. Etrafta onları arayan Black Dragon adamları varken, Wei zayıf düşmüştü kendini toparlamak için zamana ihtiyacı vardı. Takeda ise onunla beraber kaldı, birbirlerine arkadaş olmuşlardı. İkisininde ihtiyaç duyduğu şey, onları anlayacak birileriydi.

Takeda odaklanmış bir şekilde konuştu "Kendilerine The Arcane Spirit Keepers diyorlar, onlara da silah ticareti yapıyor olabilirler."

Wei derin derin düşünmeye başladı "İsminden bile ne kadar ürkütücü bir topluluk olduğu anlaşılıyor, tüylerim ürperdi." kız elini alnına koydu "Az da olsa bir şeyler öğrenebildim en azından..."

Takeda kızın kafasına hafifçe vurdu "Benimle tartışmaya bu kadar vakit harcamasaydın daha fazlasını anlatabilirdim." Kıza doğru baktı "TASK hakkında Yakuza'nın bile çok bir bilgisi yok, tek bildiğimiz her yerde oldukları ve büyücülerden oluşan bir kült olduğu."

Wei, Takeda'ya baktı "Kült mü? Neye tapıyorlar da kendilerine Kült diyorlar?" Takeda dışarı doğru baktı "Bilmiyorum, yakın zamanda öğreniriz gibi geliyor." Ayağı kalkıp kıza baktı "Gitme vakti." elini uzattı, Wei çocuğun elini tutup ayağı kalktı. Kapıya doğru ilerlediler.

Takeda bir adım geri çıktı "İlk sen çık, senden 10 dakika sonra ben çıkacağım."

Wei kafasını salladı "Yardımın için teşekkür ederim, Takeda çocuk."

Takeda, Wei'nin omzundan tutup onu kapıya doğru itti "Rica ederim, Wei-Feng ama bana bir daha Takeda çocuk deme."

Wei birden dönüp çocuğun alnına vurdu "Heh!" Kapı kolunu tuttu "Benim için Takeda çocuk olarak kalacaksın! Hem Bir daha karşılaşacağımızı sanmıyorum!" diyip kapıyı açtı ve arkasına bile bakmadan çıktı.

Eşyalarını kaybetmişti, sadece kolunda ki iletişim cihazı ve cebinde ki para kalmıştı. Hotelden çıkınca yavaşça etrafını gözledi, ardından ara sokaklara doğru ilerledi. Kolunda ki iletişim cihazını açtı, bir süre bekledikten sonra Bo' Rai Cho'nun sesi duyuldu "Wei-Feng! İndikten sonra neden haber vermedin?!" adam endişeli gibiydi. Wei gülümsedi "Merak etme! İyiyim, kısmen. Öğrenebileceğim kadar bir şeyler öğrendim ama oraya gelmeden anlatamam." Bir yandan etrafına bakıyordu.

Yaşlı adam hemen durumu anladı "Peşindeler mi?!"

Etraftan grup halinde gezen ayak sesleri geliyordu. Wei sessizce "Evet! Nasıl geri döneceğim bilmiyorum!"

"Hmm, olduğun yerde bekle!" dedi ve sesi kesildi. Wei şaşırdı "Bo' Rai Cho?!" Etrafı kontrol ediyordu ki hemen yanında bir kıvılcım belirdi, büyüyüp portala dönüştü. İçinden Liu Kang çıktı "Wei-Feng!" kız bir an durdu kaldı. Liu Kang kıza tekrar seslendi "Wei-Feng?! Gel hadi!"

Wei kendine gelip portala doğru koştu, Liu Kang'in arkasınan portaldan geçti. Kendisini Gökyüzü tapınağında buldu, etrafına iyice baktı, Bo' Rai Cho onları bekliyordu "Giderkende böyle neden göndermediniz?"

Liu Kang kıza doğru döndü "Bo' Rai Cho, sana macera olsun istedi." diyip yaşlı adama baktı ve gülümsedi. Kız iç çekip "Size anlatmam gereken şeyler var." diyip dışarıyı gösterdi "Oturalım, olur mu?"

Liu Kang eli ile kıza öncelik verdi, Bo' Rai Cho ile kızı arkasından takip ettiler.

Bahçeye çıkınca kız çimenlere oturdu. Adamlar da tabureye oturdu.

Kız derin bir nefes aldı "Şanslıydım ki; uçaktan inip taksiye bindiğim sırada şüpheli bir şahıs gördüm. Onu takibe aldım fakat onu takip ettiğimi fark etti ki, ara sokaklara girip beni pusuya düşürmek istedi." bir süre durkasadı. "Dövüştük. Adamın adını öğrendim, Black Dragon'un adamlarından, Tremor. Onu yendiğim sırada bir çocuk çıka geldi. İlk başta düşmanım sanmıştım ama Yakuza'nın adamı, Takeda isminde bir çocukmuş."

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Sep 20, 2024 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Smoke X OcHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin