37

8.2K 900 432
                                        

y/n: kitap birkaç bölüme bitiyor. yorum ve beğeni yaparsanız sevinirim

Balamir elindeki Sleepy yüzey temizleyici bez ile yıllardır görev aldığı odanın raflarını son kez silerken içinde buraları geride bırakacağı üzerine ufacık bir burukluk veya şüphe barındırmıyordu.

Ne hissediyordu bilmiyordu. Belki heyecanlanmalı, hatta korkmalıydı. Belki bu konu hakkında uzun uzadıya düşünmeli ve birkaç aydır tanıdığı kişinin, askerinin peşinden böylesine gözü kapalı gitmemeliydi.

Gerçekten seviyor muydu ki Miraç'ı? Miraç onun için ne ifade ediyordu? Hissetmeye aç kalbi, içinde uyanan ufacık bir duyguya dahi bu kadar çaresizce muhtaç olduğu için mi şu an bambaşka bir yola sokuyordu kendisini?

Bu kötü düşünceler, bu karanlık sorular, ikilem dolu, altı kazınırsa oldukça can yakabilecek satırlar ayakta harıl harıl işini gören komutanın değil de sarışın askerinin zihninden geçiyordu aslında. Hâlâ adamın onu sevdiğine inanamadığı anlar oluyordu. Hâlâ Balamir'in onun için şehir değiştirmesine, ağzından çıkan her kelimeye baktığı şu hâle gelmesine akıl sır erdiremiyordu. Muhtemelen sevgilisinin duysa çok üzüleceği bu kuşkuları ve kuruntuları en ince detayına kadar evirerek çevirerek binbir hâle getirerek düşünüyor, canını öylesine çok sıkıyordu ki kendisinden nefret ediyordu.

Balamir onu seviyor muydu? Yoksa ilk defa bir şeyler hissedebildiği için ufak duyguları aşkla mı karıştırıyordu? İleride daha güçlü duygular hissettiğinde ya da bu hislerin aşk olmadığının farkına vardığında Miraç'ı bırakacak mıydı?

"Oğlum değiştirsene şu TikTok'unu. Şarkıyı ezberledim ulan, yorum falan mı okuyorsun?"

"Karı kız kesiyorum."

Düşüncelerinde o kadar boğulmuştu ki, daha deminden beri adamın telefonundan TikTok seyrettiğini bile unutmuştu. Saçma salak videoyu kaydırarak geçti ve sonra ekranı kilitleyerek geriye yaslandı. Dudaklarından dökülen içli bir oflams yüzünden Balamir son söylediğine çemkiremeden çocuk için istemsizce endişelenmişti.

"Hayırdır? Videodaki kız gibi kalçalarım yok diye mi dertlendin yoksa?

Kinayeli ses korkunç bir ruh halinde olmasına rağmen sarışını kıkır kıkır güldürürken eski koltukta bi sağa bi sola döndü ve bu koltuğun iğrenç gıcırtısını bile özleyeceğini düşündü. Mesela Balamir özlemeyecek miydi? Miraç'ın Tekirdağ'da bir hayatı vardı ancak Balamir'in yoktu. Nasıl bu kadar rahat ve kayıtsız bir şekilde her şeyi geride bırakarak gidebiliyordu, bir türlü anlayamıyordu.

"Harbiden artık ne olduğunu söyleyecek misin? Birkaç gündür inanılmaz dalgın ve sessizsin."

"Bir şey sorabilir miyim? Ama tamamiyle dürüst olacaksınız." Balamir çocuğun nihayet ağzındaki baklayı çıkaracağını anlayınca anlayışla başını salladı ve masaya, tam çocuğun önüne oturdu. Miraç da bu hareketi bekliyormuş gibi hızlıca sandalyeyle kendisini masaya yaklaştırıp başını adamın dizlerine bıraktı.

"Sana her zaman dürüstüm zaten."

"Bence her zaman değilsiniz."

Azıcık uzamasına rağmen hâlâ dikikliğini kaybetmeyen yumuşak saçlarının arasında büyük el sevgiyle gezmeye başlayınca Miraç ağlayacak gibi hissetti. Sertçe yutkunarak boğazındaki yumruyu midesine yollamaya çalıştı. Belki böylece tüm kötü hisleri sindirilirdi ve normalde olması gerektiği gibi mutlu hissedebilirdi.

"Olacağım söz. Sen de dürüstçe sor ama. Belli ki içini yiyip duruyor."

"Siz beni gerçekten seviyor musunuz?"

KOMTANIM Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin