Bugün okula gitmeyecektim. Canım çok sıkılmışti bu "özel numara " olayına. İyice can sikmaya başlamıştı. Normal mesajlar olsa hiç takmayacaktim fakat her yaptığımı adım adım biliyordu. Gerçekten yorulmustum. Yeni okul, yeni arkadaşlar beni bunaltti artık. Annem girdi odaya
"Ne işin var evde? Arkadaşlarım gelecek hemen git." Ağlamamak için zor tutuyordum kendimi. Dışarı çıkıp pekte tekin olmayan bir sahil kıyısına gitmiştim. Bi kayaya oturdum. Gözyaşlarim yavaş yavaş akiyordu. Kendimi çok değersiz hissediyordum. Gözyaşlarımı elimin tersi ile silip boş yollarda gezmeye başlamıştım. Her yerde mutlu insanlar, sahneden gülücük saçan ahmaklar vardı. Hepsi çok tiksinçti. Hava çoktan kararmıştı. Yine o sahil kenarında ki kayaya gidip oturmuştum. Saat geç olmuştu ama bu seferde eve ben dönmek istemiyordum. Biraz müzik dinlemek için telefonumu cikardigimda Berk in ve Rana nın aradığını görmüştüm ama kafa dinlemek istiyordum bu yüzden geri aramayacaktim. Müzik dinledikce ağlıyordum. Kendime engel olamıyor agladikca ağlıyordum. Ölmeyi değil yok olmayı istiyordum resmen. Kafamı kaldırıp yaşlı gözümle etrafa bakarken basimda Cenk i görmüştüm. Yine suratı çok hissizdi. Yanıma oturdu. Kafamı başka bir yöne cevirmistim ki eliyle kafamı tutup kendine çevirdi ve konuşmaya başlamıştı
"Senin gibi dik başlı, cesaretli ve güçlü bir kız aglamamali." diyerek gozyaslarimi silmisti. Ondan hiç beklemeyecegim hareketlerdi. Haklıydı. Ben bugüne kadar çok şey yaşadım ama asla aglamadim. Babam öldüğünde bile aglamamistim şimdi niye agliyayim ki? Kafamı sallamakla yetinmistim.
"Benimle gel biraz kafa dagitirtiz. Söz veriyorum sana zarar vermeyeceğim." dedi ve kolumdan tutup kaldırdı beni. Gerçekten buna ihtiyacım vardı ve sözünü tutmasada olurdu çünkü yiyeceğim tek kazık bu olmazdı bana koymazdi bu. Arabasına doğru yürümeye başladık. Dertlesmek istersem dinleyecegini söylemişti fakat ona hiçbir şey anlamadım. Eski bir kulübe gibi bir yere gelmiştik. Bodruma indik ve 2 şişe bira getirdi. Icmeye başlamıştık. Ben sadece bir şişe icmiştim ama o hızlı bir şekilde kolideki şişeleri dikiyordu. Onunda mi bir derdi vardı yoksa içmeyi mi seviyordu? Herneyse beni ilgilendirmiyordu. Tuvaletimi yapmak için üst kata gitmiştim ve döndüğümde olduğu yerde sizmisti ve tek battaniyeyi üstüne almıştı. Üşümeye başladığım için mecburen yanına yattım ve battaniyenin altına girip uyumaya çalışıyordum.
