Okula gitmek için sabirsizlaniyordum. Berk le günlerim çok güzel geçiyordu. Giyindim ve çıktım. Yolda kahvaltı yaptim ve okula geçtim. Berk le kapıda karşılaştık. Beni görünce "ne uyuşuk uyuşuk yuruyorsun geç kaldık"dedi. Sınıfa doğru kosturduk. Ilk ders edebiyatti keşke girmeseydim. Hoca eline sopasini aldı ve neden geç kaldıgimizi sordu. Ne yani vuracak miydi? Hadi ama hangi devirdeyiz sacmalik. Berk hemen atıldı ve kendini suçladı "Hocam Alina nın bir suçu yok beni beklediği için geç kaldı" diyerek. Hoca yinede bana azar çekmişti fakat vurmamisti. Berk in böyle bir şey yapmasına sasirmistim ve uzulmustumde. Benim yiyeceğim dayağı o da yemisti. Hocanın vurması bitince oturdu yanima. Özür dilemistim ve daha fazla azar isitip dayak yememek için ikimizde sustuk. Ah kahretsin matematik dersi. Üçüncü derse girmistik ki Rana yeni geldi. Gözleri aglamaktan şişmiş ve kizarmisti. Acimistim ona ama umrumda değil gibi davranmaya çalıştım. Ders bitmişti Rana yanıma geldi ve ozür diledi. Bi önemi yok dedim ve kalktım gittim. Rana ya önem vermemistim. Hak ediyordu. Daha sonra Berk le kantine gittik. Biraz bişeyler yiyip sınıfa döndüm. Berk biraz arkadaşlarıyla takilacagini söyleyerek bahçeye çıktı. "Çabuk gel ozlerim lan" dedim ve o da "Tamam sevgilim"dedi şakasina. Tam o sırada Rana bizi duydu ve yanıma geldi. Sevgilin iyimiş dedi gözleri dolu bi şekilde. "Yeter" dedim ve kolundan tutarak bodruma götürdüm. Konuşmasına fırsat vermeden dudaklarına yapmıştım ve dilini emmeye başladım ve beni durdurdu. Barışın barismadigimizi sordu. Baristigimizi söyleyip dudaklarını emmeye devam ettim. Teninin kokusu... Teninin kokusu beni delirtiyordu amini parmaklamaya başladım hafiften inliyordu duymasinlar die parmaklamayi bıraktım ve sınıfa geçtik. Zor olsada baristigimiza sevindim onu seviyorum ona aşığım. Peki ya o kız?
