En Azından Şimdilik

2 1 0
                                    

2 saat sonra hedefimin evi'nin  önünde ki ağaçlık alanda keskin nişancı tüfeğimin kurulumunu yeni bitirmiş hedefimi bekliyordum. Bunu yapmak istediğimden pek emin değildim umursamadan ülke değiştirip kendime yeni bir iş bulabilirdim. Yazılım okumuştum çok zor olmazdı benim için iş bulmak yada bir örgüte katılıp keskin nişancı olmaya devam edebilirdim. Kafam karışmıştı bir türlü odaklanamıyordum yatak odasındaki haraketlenmeyi fark ettim. İyice izlemeye başladım onu Bartu Karacayı. Bu isim bana tanıdık geliyordu ama bir türlü çıkartamıyordum bir reklamda görmüş olabilirdim çünkü ailesi kendilerini saklamak için ayrı bir şirket yönetiyorlardı ve çok ünlülerdi.

Yatağına doğru ilerledi bir az yatağına uzanıp telefonuyla ilgilendikten sonra içeri bir kız girdi. Arkası bana dönüktü ama bu  uzun düz kızıl saçları nerde görsem tanırdım Çağla burdaydı. Bir az konuştular sonra Çağla odanın içindeki lavaboya gitti o gittikten sonra Bartunun dikkati Çağlanın telefonuna yoğunlaştı tam eline alıp incelemek üzereydi ki Çağla gelmişti. Bortunun bir şeyden şüphelendiği  artık kesinleşmişti  açıkçası ben de Çağladan şüphelenmeye başlamıştım. Arkamda bir çatırtı duyunca hızlıca döndüm  etrafı iyice kontrol ettikten sonra kimsenin olmadığına kanaat getirip tekrar olanları izlemeye başladım.

Bartu, Çağlanın üzerine elinde bir silahla yürüyordu Çağlanın elinde ise derin yara açabilecek bir bıçak vardı. Silahımı Bartu'nun elindeki silaha hedefledim amacım Çağlayı ordan çıkarmaktı her ne kadar onlar beni unnuttiysada ben hiçbirini  unutmamıştım. Tetiği çektim ve tam da planladığım gibi oldu Brtu silahı düşürdü şok olmuştu  Çağla bu fırsatı değerlendirerek odadan çıkmıştı.Evde birileri varmı bilmiyordum ama kapıdaki adamları vurmuştum artık içeride biri varsa o da Çağlaya kalmıştı. Çağlanın çıkıp arabasına bindiğini görünce rahatlamıştım silahımı toplayıp gidicekken tekrar bir ses duydum kapıda nöbet tutan lardan biri olmalıydı. Yavaşça bacağımdaki tabancaya aldım dikkat çekmemek için susturucu taktım ve sesin geldiği tarafa ateş ettim.

Doğru tahmin etmiştim biri ordaydı ve onu kalbinden vurmuştum. Silahı topladım ve siyah sırt çantamdan maskemi taktım birileriyle konuşma vakti gelmişti bu akşam çok dikkat çekmiştim zaten bir de onu öldüremezdim o yüzden onunla önce gece sonrada Ceren olarak konuşacaktım ve onu yavaş yavaş öldürecektim B planı yapmayı sevmezdim ama başka bir çarem yoktu.
Odasının bir balkonu vardı oraya çıkıp kapıyı araladım ve sessizce içeri girdim

Çalışma masasının sandalyesini çekip oturdum ve onu beklemeye başladım. Gelen su seslerine bakılırsa lavabodaydı. Onu beklerken odayı incelemeye başladım yatak başlığının üstünde bir tablo vardı  tam anlayamadığım değişik bir tablo. Ben hayla tabloyu incelerken sol taraftan bir ses duyuldu. Sese doğru döndüm işte tam karşımda duruyordu Bartu Karaca elinde bir silah vardı bana doğrultmuştu gözlerindeki ifade kim olduğumu sorguluyordu yada maskeyi sorguluyordu  gerçi kim gördüyse sorgulamıştı beyaz maskemi. Dikkatle bana bakıyordu hareketlerimi takip ediyordu ben de onu izliyordum ilk kim başlayacaktı ya da ilk kim tetiği çekecekti silah bacağımdaki kılıfındaydı onu alıp tetiği çekmem beş saniyemi almazdı ama bunu yapmayacaktım sadece bir uyarı için gelmiştim.

"Sen kimsin?" Dedi sert ve kalın çıkmasına  özen gösterdiği sesiyle sandalyeden kalktım ve ona doğru ilerledim. Tam karşısında durdum silahı indirmişti gardını düşürmüştü normalde hayatının hatasını yapmış olurdu ama buraya gelme amacım değişmişti. Maskenin ses değiştirme özelliğini kullanarak sorusuna soruyla karşılık verdim.

"Kim olmamı isterdin?"
Şaşırmış gibiydi ama sonra kendini topladı ve alaya alarak cevap verdi.

"Bilmem kim olursan ol ama taş gibisin yani kim olduğun değil burda ne işin olduğu beni ilgilendiriyor."

Sesim buz gibi çıkmasına özen gösteriyordum çünkü öfkeme yenilip yanlış bir hamle yapabilirdim.

"Ben buraya bir uyarı yapmak için gönderildim."

"Öyle mi? Neymiş bu uyarı?"

Sesi hem alay hem de merak doluydu.

"O iki kızında peşini bırakacasın yoksa sonuçlarına karışmayız."
Tehditkar bir ses tonu kullanmam iyi olmuştu yüzündeki alay silinmiş yerini ciddiyet almıştı.

"Sen kimin adına çalışıyorsun?"

"Onuda bir zahmet sen bul."

Silahı tekrar bana doğrulttuğu gibi hızlı bir hareketle kolunu büktüm ve hem silahı düşürdü hem de sırt üstü kendi yere düştü. Siyah asker botumu tam kalbinin üstüne bastırdım.

"Kiminle uğaştığına  dikkat et ben diğerleri gibi yenilmem."

Sandalyenin oraya gidip çantamı ve silah çantamı aldım tam balkon kapısının oradaydım gidiyordum ki acı dolu bir iniltiyle karışık bir ses duyuldu.

"Tamam kabul iyi eğitilmişsin ama en azından bana kimin için çalıştığını söyle."

Bunu söylemesini bekliyordum çünkü planım bu yöndeydi.

"Ben Gece  Bahadır karaya çalışıyorum. En azından şimdilik."

Balkon kapısından geldiğim gibi sessizce gittim.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Dec 07, 2024 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

GECE Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin