3 hafta sonra
Sevgilimm
Benim bir tanem güzelim bebeğim
Ne yapıyormuş
Bebeğimm
Sıkılıyorum aşkım
Sen yoksun yanımda
Sensiz hiç bir şeyin tadı kalmıyor
Sevgilimm
Ben sana kurban olurum ya
O nasıl laflar öyle
Bebeğim benim
Bebeğimm
Çookkkk özlüyorumm seni
Sevgilimm
Bende seni çok ama çok özlüyorum bebeğim
Ama
Artık birbirimizi özlememize gerek kalmayacak aşkım.
Bebeğimm
Nasıl yani?
S
evgilimm
Akşam 8 gibi hazır ol bebeğim
Seni bir yere götüreceğim
Bebeğimm
Tugaaayy
Biliyorsun ben bekleyememm
Çok heycanlanırım
Söylesennnneeeee
Sevgilimm
Olmaz bebeğim
Sürpriz
Bu arada
Yanında lavin'i de getir
Bebeğimm
Lavin mi
Neden
Sevgilimm
🤐
Bebeğimm
Tugay gebercem meraktaann
Sevgilimm
Bekle bebeğim
Bekle
_______________________________________________________
Sokakta Tugay’ı arabasının yanında beklerken buldu. Elleri ceplerinde, hafif bir gülümsemeyle Berk’i izliyordu.
"Ne oluyor Tugay?" diye sordu Berk, şüpheli bir bakışla.
Tugay başıyla arabayı işaret etti. "Bin. Göreceksin."
Berk derin bir nefes aldı ama itiraz etmedi.
Yol boyunca konuşmadılar. Berk, şehrin içinden geçerken nereye gittiklerini merak etmeye başladı. Sonunda, biraz daha sakin bir semtte durduklarında, Berk camdan dışarı baktı
Önlerinde sevimli görünen, büyük camları olan bir apartman dairesi duruyordu. Tugay arabadan indi, Berk’e dönüp elini uzattı.
"Gel."
Berk, Lavin'in çantasını sıkıca tutarak arabadan indi. "Tugay, burası neresi?"
Tugay cevap vermeden binanın kapısını açtı. Asansöre bindiler, üçüncü kata çıktılar. Tugay anahtarını çıkarıp kapıyı açtı ve Berk’i içeriye buyurdu.
Berk içeri adım attığında nefesi kesildi.
Salonun ortasında bir kedi ağacı vardı. Pencerelerin önünde geniş minderler, duvarlarda birkaç çerçeve, ve bir köşede hâlâ kutuların içinde duran eşyalar… Ama en önemlisi, bu ev, Tugay ve Berk’in yıllardır hayalini kurduğu gibiydi.
Berk, gözleri büyümüş bir şekilde Tugay’a döndü. "Bu ne, Tugay?"
Tugay hafifçe gülümsedi, ama içinde bir gerginlik vardı. "Bizim evimiz."
Berk’in kalbi hızlandı. "Ne?"
Tugay derin bir nefes aldı. "Yıllardır bunu konuşmadık mı? Kendi evimiz, kedimiz, huzurlu bir hayat… Hep hayalini kurduğumuz şey buydu, değil mi?"
Berk, donup kalmıştı.
Tugay aniden Berk’in elini tuttu. "Berk," dedi alçak bir sesle. "Ben aptaldım. Ama artık seninleyim ve çok mutluyum sende çok mutlusun biliyorum.
Berk nefesini tuttu. Tugay’ın gözlerinde ilk defa gerçekten bir şeyleri anladığını gördü. Bir an sessizlik oldu, sonra Tugay usulca Berk’in yüzüne dokundu.
Ve sonra, hiç beklenmedik bir anda, Tugay eğilip Berk’i öptü.
Öpücük önce yavaş, sonra giderek daha tutkulu hale geldi. Berk, yıllardır beklediği bu anın gerçek olduğuna inanamayarak gözlerini kapattı ve karşılık verdi. Tugay’ın elleri, sıkıca Berk’in beline sarıldı.
Nefes nefese ayrıldıklarında, Tugay Berk’in alnına yaslandı. "Benimle burada kalır mısın?"
Berk’in gözleri dolmuştu ama bu sefer üzüntüden değil, sonunda gerçekleşen bir hayalin ağırlığındandı.
"Zaten hep seninle kalmak istemiştim."
Ve o gece, hayal ettikleri hayat sonunda başlamış oldu.
....Tugay’ın dudakları berkin dudaklarından ayrıldığında, aralarındaki mesafe neredeyse yok denecek kadar azdı. Berk, gözlerini açtığında Tugay’ın ona nasıl baktığını gördü sanki yıllardır ilk kez gerçekten görüyormuş gibi.
Tugay parmaklarını Berk’in yanağında gezdirdi. "Beni bu kadar beklediğin için üzgünüm," diye fısıldadı.
Berk yutkundu, ama içindeki kırgınlık yerini bambaşka bir duyguya bırakıyordu. Özlem, tutku, yıllardır içinde sakladığı her şey, Tugay’ın dokunuşuyla yüzeye çıkıyordu.
Berk, içindeki korkuyu bir kenara bırakarak ellerini Tugay’ın yüzüne götürdü. "Beni bir daha bekletme," dedi, sesi titrerken.
Tugay, gözlerinde bir alev gibi parlayan bir ifadeyle, Berk’i belinden kavrayıp kendine çekti. Dudakları yeniden buluştu, ama bu sefer öpücük daha açgözlü, daha yoğundu. Tugay, Berk’i duvara yaslarken elleri Berk’in sırtında gezindi, her dokunuşunda onu daha da yaklaştırıyordu.
Berk, Tugay’ın teninin sıcaklığını hissederken başı döner gibi oldu. Yıllardır hayalini kurduğu an sonunda gerçek oluyordu ve bu, hayal ettiğinden bile daha yoğundu. Tugay’ın dudakları boynuna indiğinde, Berk istemsizce nefesini tuttu. Sıcak nefesi tenini titrettiğinde, parmaklarını onun saçlarına daldırarak daha da yakınlaştırdı.
"Tugay…" diye fısıldadı Berk, sesi neredeyse bir inilti gibi çıkmıştı.
Tugay, Berk’in tenini öperek aşağı doğru ilerledi. Ellerinin nerede duracağını bilmiyordu, sanki yıllardır susamış gibi onu hissediyordu. Berk’in tişörtünü yavaşça yukarı sıyırdığında, Berk’in vücudu heyecanla gerildi.
Berk de karşılık vermekte tereddüt etmedi. Ellerini Tugay’ın sırtına gezdirerek tişörtünü çıkarmasına yardım etti. Derileri birbirine değdiğinde, ikisi de o anın gerçekliğini daha derin hissetti.
Berk, yıllarca hissetmek istediği adamın kollarındaydı. Tugay, artık onu sadece bir dostu olarak görmüyordu.
Ve o gece, yılların biriktirdiği tüm arzular, sonunda serbest kaldı.
__________________________________________________
Son
Bebekleriimmm
Yeni kitabım (Yolun Sonu Senmiş) da görüşürüzzz
ŞİMDİ OKUDUĞUN
-Sadece Sen- [BxB] texting
Teen FictionEn yakın arkadaş olan Berk ve Tugay'ın aşk hikayesi. (OKUMAYIN!! PİSMAN OLURSUNUZ!!)
![-Sadece Sen- [BxB] texting](https://img.wattpad.com/cover/374173084-64-k510587.jpg)