-Seungcheol-shi, beni cehennemden kurtardığın için teşekkür ederim.
bu cümle Jeonghan’ın belki de en az bir yıldır kekelemeden, herhangi bir baskı unsuru olmadan,korkmadan kurduğu ilk rahat cümleydi. Seungcheol duyduğu cümleye sadece gülümsemekle
yetinirken o evden bu çocuğu çıkardığı için kendisiyle ölene kadar gurur duyacağını düşündü.
Seungcheol odayı terk ettikten 5 saat sonra Jeonghan aniden açılan kapı ile yerinden sıçrarken gördüğü surat ile istemsizce ürktü. Yavaşça uyuyamadığı yataktan doğrulup gelene baktığında istemsizce yerinde toparlandı. Bu gözler ona bir yerden hep tanıdık gelmişti ama şimdi bu görünüşü ile kim olduğunu ancak algılayabilmişti.
…………
-Lütfen efendim bağışlayın bizi, bir daha asla hata yapmayacağız.
-Ben bu hayatta hiç kimseye hatasını tekrarlama şansı vermedim çocuklar, tek şans verdiğim kişi birazdan sertçe si*eceğim kaltak ki biliyorsunuz ona karşı ayrı bir zaafım var.
Jeonghan banyo kapısına kulağını dayamış duyduğu sesleri anlamaya çalışırken aniden kapıya doğru gelen ayak seslerini duyduğunda hızlıca sürünerek kapıdan uzaklaşarak sırtını duvara vererek kilitli kapının Haekyeon tarafından açılmasını izledi. Jeonghan ağlamaktan şişmiş yüzü patlak dudağından sızan kanla her zamanki gibi görünüyordu. Evde çalışan
korumalardan biri onun kaçmasına yardım etmişti, daha doğrusu kaçış yolunu gösterip evden sadece on dakika uzaklığa ulaşabilmiş çocuğu özgürlüğe kavuşturmak istemişti ama şansına sadece beş dakika sonra Haekyeon sarışın çocuğun kaçtığını fark etmiş ve hemen bütün adamları harekete geçirerek ayağında ayakkabı bile olmayan oğlanı ormanda aramaya başlamışlardı ve sarışın oğlanı Haekyeon bizzat kendisi yakalamıştı. Sarı saçlarından sürükleyerek tekme ve tokatlarla onu eve geri getirmiş ve patronu gelene kadar onu banyoya kapatmıştı. Şimdi ise Sangwoo tek başına kaçmayı başaramayacağını bildiği çocuğa kimin yardım ettiğini bulmak için evindeki adamları toplamıştı. Sangwoo’nun işaretiyle kilitli olan oğlanı getirmek için banyoya yönelen Haekyeon kapıyı açtığında sarışının korku dolu surat ifadesi ile karşılaşmıştı fakat çocuğun bu yüz ifadesi elbette ki ona zevk veriyordu. Jeonghan gürültü ile açılan kapıya korku ile bakarken üzerine adımlayan cüsseli adamla tükürüğünü yuttu. Sangwoo onu cezalandıracaktı ama ondan o kadar çok korkuyordu ki elini kaldırsa bile acıdan mahvolan vücudu daha darbe yemeden acıyı hissediyordu.
Haekyeon duvara sığınan sarışının kolundan tuttuğu gibi banyodan çıkartıp odanın içindekigeniş koltuğa yayılmış olan Sangwoo’nun önüne fırlattı. Jeonghan kaçarken dizlerinin üzerine düştüğü için dizleri çizilmiş hem de küçük küçük kesikler oluşmuştu. Jeonghan yere
atıldığı gibi kafasını kaldırıp sözde sahibi ile göz göze gelirken Sangwoo sarışın oğlana kucağını gösterdi, oraya oturmasını istiyordu. Jeonghan kuruyan boğazındaki yumruyu yutmayı başaramazken titreyen ellerinden destek alıp doğruldu ve Sangwoo’nun kucağına yan bir şekilde oturdu. Sangwoo itaat eden sarışın oğlana zevkle bakarken çocuğun çıplak bacaklarından kavrayıp onu iyice kucağına yerleştirip ayaklarını yerden kesti. Jeonghan sırtının koltuğun kenarına değdiğini hissedince iyice kapana kısılmış hissetti kendini.
Sangwoo gözlerini çıplak bacaklarına dikmiş ara sıra ağladığı için derin iç çeken oğlanın yüzüne çevirirken bir elini çocuğun omzuna atıp diğer eliyle sigarasını tüttürdü. İçine çektiği dumanı onunla göz teması kurmayan sarışının yüzüne üflerken Jeonghan aşina olduğu sigaradumanıyla öksürmemek için kendini zor tuttu. Sangwoo’nun yanağını okşayan parmağıyla mesajı anladı ve kafasını kaldırıp yaşlı avukatla göz göze geldi. Sangwoo sarışından gözlerini ayırmadan sigarayı tuttuğu eliyle baldırlarına gelen bir gömlek giymiş oğlanın bacaklarında ellerini gezdirdi. Jeonghan ona sadece dokunarak zevk alan adama korkuyla bakarken bacağının üzerine düşen sigara külü Sangwoo tarafından yere itildi. Onu yakmaktan vazgeçmişti. Sangwoo sigarayı ayakta duran Haekyeon’a uzatıp sigaradan kurtulduktan sonra elleri okşadığı bacağa geri döndü. Jeonghan kasıklarında dolanan ellerle titremeye başlarken Sangwoo çocuğun bacak arasında ıslanan ipek kilotu çektiği gibi Jeonghan’ın dizlerine kadar indirdi. Jeonghan utanç içinde gözünden süzülen yaşla yaşlı avukata bakarken odada onlar dışında Sangwoo’nun sarışın oğlanın kaçmasına yardımcı olduğunu düşündüğü beş kişi daha vardı.
