Selam, bu kadar geciktiği için üzgünüm. Finallerim vardı ve okulumun son haftasıydı biraz duygusallık falan :( Üni çok güzel bir yer. Tadını çıkarın yeni başlayan ballar. İleride çok özlüyorsunuz. 🥹
Derinden derinden, ve Duman - Kolay değildir ile okumanızı tavsiye ederim. ❤️🩹
Keyifli okumalar. 🤍
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"The wound is the place where the light enters you."
V
"Hey," dedi Jimin, yanıma yaklaşırken. Hastanenin sessizliğe gömülmüş koridorunda oturuyordum. Eşimi bekliyordum. Uyanmasını, bize geri dönmesini.
En son evimizin girişinde dizlerime kapanmış, gözyaşlarıma hâkim olamıyordum. O geceden bu yana bir hafta geçmişti. Yoongi beni o gün bolca azarlamış, ama ardından gözlerimin içine bakarak söz vermişti: "Kızını bulacağım." Benden tek istediği şey Taehyung’un yanında kalmam ve güçlü olmamdı.
Ama dürüst olayım, içimde kopan fırtınaları tarif etmem mümkün değildi. Hayatım boyunca hiç bu kadar eksik, bu kadar savunmasız hissetmemiştim.
Taehyung yoktu. Kızım yoktu.
Yine de Yoongi’ye güveniyordum. Elimden başka hiçbir şey gelmiyordu. Sadece beklemek… Ve bu, hayatta en çok nefret ettiğim şeydi.
Yine de bir şeye inanmak istiyordum. Bir gün, işin sonunda hep birlikte evimize döneceğimize.
Gerçeğe dönersek, Taehyung bir haftadır yoğun bakımdaydı. Doktorlar, tehlikeyi atlattığını ve çok yakında uyanacağını söylüyorlardı.
Uyanması gerekiyordu. Bize geri dönmesi gerekiyordu.
"Hey," dedim ben de, dudaklarıma zorlama bir tebessüm yerleştirerek. Elinde tuttuğu karton kahve bardağını bana uzattı. Sessizce teşekkür ettim ve aldım.
Sıcaklık parmak uçlarımdan içime yürüdü. Bir şeye tutunmak ister gibi.
"Yoongi bulacak yeğenini," dedi Jimin, bir elini omzuma koyup nazikçe okşarken. "Sabah akşam demeden çalışıyor, durmadan… Onu bulmak için elinden geleni yapıyor. Ne kadar merak etme desem de, boş. Sen babasın… İçinde nasıl fırtınalar koptuğunu düşünmek bile yüreğimi sıkıştırıyor. Bizim içimiz böyle yanarken, seninkini kim bilir ne sarıyor…"
Sözleri içimdeki ağlama isteğini su yüzüne çıkarıyordu. Gözlerimde biriken yaşları geri itmek için sertçe yutkundum. Direnmeye çalıştım. Yüzümü ona çevirip hafifçe gülümsedim. "Sadece… teşekkür ederim," dedim. Dudaklarımdan çıkan tek şey bu oldu. Bir kelime daha etsem, ağlayacaktım.